Connect with us

SU VE ATIKSU YÖNETİMİ

Su yönetimi ve altyapıda sürdürülebilir çözümler için Standart Pompa

Yayın Tarihi:

on

1957’den bugüne, Türkiye’nin ilk %100 yerli pompa üreticisi olarak hizmet veren Standart Pompa verimlilik, güvenilirlik ve kalite ilkesiyle çalışıyor. Ham su tedarikinden arıtma ve terfi istasyonlarına; atık su arıtma tesislerinden basınç kırıcı – enerji dönüşümü sağlayan sistemlere kadar geniş bir alanda ürünleriyle genel idare ve kamu kurumlarına özel çözümler üretiyor.

Modern şehirciliğin uzmanlık alanlarından biri olan “su yönetimi ve altyapı”, şehirlerimizdeki hızlı büyüme ve değişen ihtiyaçlar göz önüne alındığında, bugün çok daha büyük önem taşıyor.  

Su şebekelerinin dağıtım hacmi farklılık gösterse de, değişmeyen ana amaç; istenilen miktarda suyu, global kalite standartlarında ve uygun basınçla tüketicilere ulaştırmaktır. Bu aşamada, şehrin gelişimine göre şekillenen şebeke ve teknoloji tasarımları, suyun doğru ve izlenebilir şekilde denetimi ve yönetimi, enerjinin daha verimli kullanımı ve sürdürülebilirlik gibi kavramlar öne çıkıyor. Genel idare ve kamu kurumlarımızın ihtiyaçları da kavramlar doğrultusunda farklılaşıyor.

32 ülkede güvenle kullanılan kalite

Standart Pompa’nın tüm ürünleri uluslararası kalite standartlarında üretiliyor, Avrupa’dan Uzakdoğu’ya onlarca ülkede, binlerce projede tercih ediliyor. Standart Pompa, daima teknolojiyi yakından takip ederek hem sektöre öncülük yapıyor hem de Ar-Ge merkezi ile yeni teknolojiler geliştiriyor. Ücretsiz proje danışmanlığı, proje bazlı montaj desteği, enerji etüdü hizmetlerinin yanı sıra, hızlı yedek parça temini ve hızlı servisiyle de kurduğu sistemlerin devamlılığını sağlıyor.

Standart Pompa suya yön veren güvenli teknolojiler geliştiriyor

İSKİ Bulgurlu tesislerinde Standart Pompa çözümleri tercih ediliyor

Standart Pompa, ham su tedariki ve arıtılmış suyun transferinde SDS Çift Emişli Ayrılabilir Gövdeli Pompaları ile yüksek debili sistemlerde güçlü performans gösteriyor.

SKM Çok Kademeli Yatay Pompaları ile özellikle yüksek basınç gerektiren terfi istasyonlarında, 550 m’ye kadar basınç yüksekliğine ulaşabiliyor.

Çoğunlukla arıtma tesislerinde tercih edilen C Atık Su Dalgıç Pompaları ve PC Atık Su Proses Pompaları ile güvenilir çözümler sunuyor.

Ekotasarım Direktifleri’ne uygun tasarlanmış ECO-SNT Tek Kademeli Santrifüj Pompaları ise az enerji ile yüksek verim gerektiren noktalarda farkını gösteriyor.

Standart Pompa’nın yenilikçi ürünlerinden Hydropower ise, terfi merkezlerinden tüketicilere yol alan şebeke üzerindeki basınç kırıcıların yerine kullanılıyor. Şehir şebekesinin su basıncını ideal ölçüde kırarak ortaya çıkan enerjiyi elektrik enerjisine çevirirken; hem dengeli bir su basıncı sağlayarak şebekenin ömrünü uzatıyor hem de elektrik üreterek ülke ekonomisine ve doğanın korunmasına katkıda bulunuyor.

Türkiye’nin dört bir yanında durmaksızın çalışıyor

Standart Pompa ürünleri, Türkiye’deki şehirlerin ve şebekelerin beklentilerine göre tasarlanıyor ve üretiliyor. Bu sayede, genel idare ve kamu kurumlarına yıllardır başarıyla uzman çözümler, hızlı ve güvenilir hizmetler sunuyor. Kahramanmaraş, Tekirdağ, Samsun, Adana, İstanbul, Konya, İzmir, Kocaeli, Antalya, Eskişehir, Balıkesir, Hatay gibi birçok büyükşehir belediyesi; şebekelerinde Standart Pompa’yı tercih ediyor.

60 yılı aşkın deneyimi, doğaya ve insana saygılı iş anlayışı, hızlı ve güvenilir servisiyle Standart Pompa, genel idare ve kamu kurumlarımızın yanında.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin ve web portallarının editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

SU VE ATIKSU YÖNETİMİ

Şiddetli yağışların erken tespitini kolaylaştıracak teknoloji

Yayın Tarihi:

on

Mitsubishi Electric; şiddetli yağmurları erken tespit etmek amacıyla, ışık tespiti ve mesafe ölçümü anlamına gelen rüzgâr LIDAR (light detection and ranging) ve diferansiyel emilimli LIDAR anlamına gelen su buharı DIAL (differential absorption LIDAR) ölçme yöntemlerinin kullanıldığı yeni bir sistemin demo testlerine başladı. Yapılan testlerle bu yeni sistemin, havadaki su buharını ve kümülonimbus bulutlara yol açan yukarı yönlü hava akımlarını geleneksel sistemlere göre çok daha hızlı, kesin ve kapsamlı bir biçimde eşzamanlı olarak ölçtüğünün kanıtlanması hedefleniyor.

Dünya genelinde ekstrem hava koşullarına bağlı afetlerde artış gözlemleniyor. Bu noktada;, özellikle şiddetli yağmurlarda insanların güvenli alanlara tahliye edilmesini sağlamak için erken uyarı sistemlerinin mümkün olan en kısa sürede devreye girmesi daha da önemli hale geliyor. Geleneksel hava radarları; kümülonimbus bulutların ancak oluştuktan sonra gözlemlenmesini sağladığı için şiddetli yağmurların zamanında tahmin edilmesi ve tahliyelerin önceden yapılması zorlaşıyor. Hava tahmininin daha etkin bir şekilde yapılmasını sağlamayı hedefleyen Mitsubishi Electric; bu amaçla tasarladığı yeni su buharı DIAL ve rüzgâr LIDAR teknolojilerinin ölçüm kesinliği konusunda yoğun test ve geliştirme çalışmaları yapıyor. Mitsubishi Electric’in 28 Mayıs 2014’te satışa sunduğu konvansiyonel rüzgâr LIDAR sistemine dayalı olarak geliştirilen yeni sistem; atmosferik su buharının ölçülmesini sağlıyor. Yerden alınan lazer ışınlarını aktararak rüzgârın hızı ve yönünün yanı sıra su buharının miktarını ve mesafesini eşzamanlı olarak ölçüyor.

Dünyanın en yüksek çıkış gücüne sahip lazer amplifikatör

Yeni teknoloji; insan gözüne zarar vermeyen 1.5 mikrometre (μm) dalga boyunda tek frekans atımlı lazer kullanımı ile güvenli ölçümler yapılmasına ve yüksek hassasiyetli tespite imkân tanıyor. Mitsubishi Electric’in orijinal tasarımı; tek dalga boyunun yüksek çıkış gücü sayesinde saçılım kayıplarını ve yüksek amplifikasyondan kaynaklanan enerji kaybını engelliyor. Sistem; 15.8 milijul (mJ) değerindeki dünyanın en yüksek çıkış gücüne sahip lazer amplifikatör ile dikkat çekiyor. Yapılan testlerle bu yeni sistemin; havadaki su buharını ve kümülonimbus bulutlara yol açan yukarı yönlü hava akımlarını geleneksel sistemlere göre çok daha hızlı; kesin ve kapsamlı bir biçimde eşzamanlı olarak ölçtüğünün kanıtlanması öngörülüyor.

Devamını Oku

SU VE ATIKSU YÖNETİMİ

Yaşamın kaynağı: Su

Yayın Tarihi:

on

Yeryüzünün yüzde 70’i su ile kaplı. Bunun yüzde 97,5’i tuzlu ; sadece yüzde 2,5’lik bir oran tatlı su olarak kabul ediliyorSu; yaşam için en temel kaynak. Dünyadaki su kaynakları insanlık için kritik öneme sahip. Küresel olarak yeryüzündeki tatlı suyun %70’i tarımsal sulama, %22’si üretim ve enerji, %8’i ise günlük kullanımda harcanıyor.

Kirli suların yol açtığı hastalıklardan kaynaklı olarak her yıl 2,2 milyon insanın öldüğü, 8 saniyede bir bebeğin can verdiği belirtiliyor. Bu kurbanların çoğunluğu gelişmekte olan ülkelerde yalıyor. Halen 1,2 milyar insanın içme suyundan mahrum yaşadığı ifade ediliyor. Dünya nüfusunun üçte birinin yani 2,4 milyar insanın su arıtma tesisi yok. Son yüzyılda dünya nüfusu 2 kat artarken, su tüketimi ise 6 kat arttı.  Kalkınmakta olan ülkelerde sanayi atıklarının yüzde 70’i, kanalizasyonun yüzde 90’ı doğrudan su kaynaklarına karışıyor.

Birleşmiş Milletlerin “Dünya Su Gelişim Raporu” ile çeşitli kaynaklardan derlenen bilgilere göre, dünyanın atmosfere yakın yüzeyinin ortalama sıcaklığı son yüzyılda 0,6 derece arttı. Karbondioksit, su buharı, metan gibi bazı gazların, güneşten gelen radyasyonun bir yandan dış uzaya yansımasını önleyerek ve diğer yandan da bu radyasyondaki ısıyı soğurarak yerkürenin fazlaca ısınmasına yol açtığı ileri sürülüyor. Tahminlere göre, yüzyılın sonuna kadar dünyamız 1,8 ila 4 derece arasında ısınacak, deniz seviyeleri 28 ila 43 santimetre yükselecek, buzulların tamamı yüzyılın ikinci yarısında eriyecek. Bu durum, iklim değişiklikleri ve tropikal fırtınaların yoğunluğunda artışa neden olacak.

Aslında endüstrileşme olmadan önce su kaynakları yeryüzündeki doğal su çevrimi sayesinde tekrar tekrar kullanılabilir hale gelebiliyordu. Yani kirlense dahi doğa onu temizleyerek tekrar kullanımımıza hazır hale getirebiliyordu. Ama artık özellikle sanayi tesislerinin kullandığı suların doğal çevrim ile tekrar kullanılabilir hale gelmesi çok uzun sürmekte, bazen neredeyse imkânsızlaşmakta. Yani artık “Atık Su” adından anlaşılacağı gibi atılan bir su kaynağı olmaktan çıkmalı ve tekrar kullanılabilirliğinin alternatif çözümleri aranmalıdır. Bunun için de küresel bir su yönetimi ve politikası şart.

Aşırı su tüketimi

Yukarıda anıldığı gibi hem aşırı su tüketimi hem de sanayileşmenin getirdiği etkiler dünyamızı gün geçtikçe daha fazla zorluyor. Sadece içme suyu olarak değil, sanayide kullanılan suyun da belirli karakteristik özelliklere sahip olması gerekir. Gerek yardımcı işletmelerde kullanılan suyun kalitesi, gerekse bizzat ürüne dönüşen proses suyunun kalitesi endüstriler için sürekli takip edilmesi gereken bir parametredir. Aksi taktirde su sistemlerinde yüksek ısı transferi olan proseslerde, borulama ve ekipmanlarda depozitlenme, birikinti ve suyun aşındırıcı, çözücü özelliklerden dolayı korozyon sorunları yaşanıyor.

Aslında doğal prosesleri desteklememiz doğamızın birçok şeyi kendi başına onarmasına da imkân verebiliyor. Buna en iyi örnek, atık su arıtma tesisleridir. Örneğin, bir evsel atık su tesisinde doğadaki bazı bakterilerin havalandırma havuzlarında adeta birer işçi gibi kullanıldığı prosesler bulunuyor. Bu bakterilerin kirlilik yaratan öğeleri parçalamaları ve bir son ürüne çevirmeleri sağlanıyor. Oluşan son ürün yani çamur, susulaştırılarak oluşturulan kirlilik minimize edilebiliyor. Yani atık su; kullanılabilir arıtılmış su ve çamur bileşenlerine ayrılabiliyor. Arıtılmış su ileri arıtma teknolojileri vasıtasıyla tekrar kullanıma yönlendirilebiliyor. Firmalar günümüzde artık “Zero Liquid Discharge” yani suda sıfır atık hedefleri üzerine projeler geliştiriyor.

Atıkların doğru bir şekilde arıtılması ne kadar önemliyse az atıklı üretim teknolojilerinin tercih edilmesi de o derece önemlidir. Bu, global bir yaklaşımı gerektiriyor. Yani sadece birkaç ülkede tercih edilmesi global olarak bir fayda sağlamaz. 2030’lu yıllarda dünya nüfusunun yarısının susuzluk çekeceği öngörülüyor. Ülkelerin bu sarmaldan çıkışının tek yolu eldeki kaynakları akılcı kullanması. Yani kirliliği kaynağında minimize edecek çözümler, doğru su kullanımı ve oluşan atık suyun en mükemmel şekilde tekrar kullanılacak hale getirilebilmesi önceliklerimiz olmalı. Artık eski teknolojiler terk edilerek daha az atıklı ve daha kolay arıtılabilen teknolojilere yönelmek gerekiyor.

Su kaynaklarının korunması ve doğru kullanılması konularında, dünya üzerinde yaşayan her bireye sorumluluklar düşüyor. Yani dişini fırçalayan bir çocuktan çamaşır yıkayan ev hanımlarına veya daha büyük ölçekte düşünürsek; kâğıt fabrikalarında su şartlandırmadan sorumlu departmandan rafinerilerdeki su tesisleri mühendislerine kadar bu anlayışı kalıcı bir şekilde yerleştirmemiz gerekli. Su ve çevre konusunun ilköğretimde ayrı bir ders olarak müfredata konması, her yaşta doğru su kullanımını özendirici politikalar ve iş yerlerinde konuya özel günlerin amacına uygun değerlendirilmesi çözümün başlangıcı olabilir. (Kaynak: geturkiyeblog.com)

Devamını Oku

SU VE ATIKSU YÖNETİMİ

Endüstride online klor ölçümü

Yayın Tarihi:

on

Erhan Doruk, Hach Türkiye Su Çözümleri Uzmanı

1965’te üretime başlayan bir çelik üretim tesisi, bugün Türkiye’nin en büyük yassı çelik üreticisidir. Tesiste klor takibi yapmak için, her gün sahadan numune alarak laboratuvarda analiz yapılıyor ve elde edilen değerlere göre fabrikanın klor dozajı yapılıyordu. Ancak değişen şartlar nedeniyle dozajda oluşabilecek sıkıntılarda aksiyon alma süresi uzadığından anlık izleme bir zorunluluk olmuştu.

Klor ölçümünün önemi

Toplulukları etkileyen hastalıkların birçoğuna içme suyunda taşınan mikroorganizmalar neden olur.

Bu mikroorganizmaları tahrip etmek ve dezenfeksiyonu sağlamak için bir dizi yöntem vardır. Klorlama bu yöntemlerin içinde en yaygın olanıdır. Klorun gerektiğinden az dozlanması yeterli dezenfeksiyonu sağlamazken; fazla dozlanması ise suya hoş olmayan bir tat verir. Bu nedenle dezenfeksiyonun etkin sağlanması için doğru oranda dozlamak çok önemlidir.

Hach CL17 klor analizörü hakkında

DPD kolorimetrik ölçümüne dayanan bir online klor analiz cihazı çok pratiktir çünkü su ve atık su tesislerinin çoğu ve birçok endüstriyel tesis laboratuvarı, DPD kolorimetrik yöntemi kullanmaktadır. Laboratuvarla aynı temel ölçüm teknolojisine sahip, portatif ve on-line cihazlar, laboratuvar ve proses ölçümleri arasında çok iyi bir karşılaştırma yapılabilmesini sağlar.

CL17, serbest ve toplam ölçüm için N,N-dietil-p-fenilendiyamin (DPD) metodunu kullanır. CL17 reaktifleriyle tamponlanan pH değerinde klor, DPD’yi oksitleyerek kızılımsı bir renk oluşturur. Kızılımsı rengin yoğunluğu, numunedeki konsantrasyonla doğru orantılıdır. Renk, 520 nm’de fotometrik olarak ölçülür.

Hach CL17, her 2,5 dakikada bir ölçüm gerçekleştirir. 30 günlük bir süre boyunca 475 mL’den daha az indikator ve tampon solüsyonu kullanır. Analizördeki doğrusal peristaltik pompa, contasız karıştırıcı, kolay temizlenen hücre ve kompakt kolorimetre sayesinde güvenilir ve düşük bakım gerektiren bir çalışma garanti edilir.

Çalışma prensibi

Doğrusal peristaltik pompa, gelen numunelerin ve reaktiflerin hacmini hassas bir şekilde kontrol eder. İlk numune, klor ölçümü yapılmadan önce numunenin renk yoğunluğunu ve bulanıklığını telafi eden boş absorbansı ölçerek sıfır referans noktası oluşturmak için kullanılır. İndikatör ve tampon reaktifler eklenir, manyetik bir karıştırıcı çözeltiyi karıştırır ve renk gelişimi gerçekleşir.

Kompakt bir kolorimetre, numune boyunca iletilen ışığı ölçer ve elde edilen sonucu, referans standardının renk yoğunluğu ile karşılaştırır. Numune hücresi daha sonra yeni numune ile yıkanır ve bu sayede kendini 2,5 dakikada yeni bir ölçüm için hazırlaması sağlanır. Bir LED limit dışı örnek konsantrasyonunu bildirebilir. CL17’nin çıkışı, sisteme enjekte edilen kloru otomatik olarak ayarlayan harici klor besleme pompalarını tetiklemek için de kullanılabilir.

Ayrıca yapılan testler sonucunda Hach CL17 Analizörünün drenajından alınan örnekler üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda, kullandığı reaktiflerle birlikte atığın, federal içme suyu yönetmeliklerini aşan konsantrasyonlarda bir bileşik içermediği görülmüştür.

Analizör ölçüm şeması

Çözüm ve iyileştirmeler

Klorun anlık izlenmesi için en avantajlı yöntem kolorimetrik ölçüm yapan cihazlardır. Bu cihazlar az bakım gerektirmesi ve ölçüm sonuçlarının doğruluğu sebebi ile tercih edilirler. Kolorimetrik ölçümde, sonuçlar pH dalgalanmalarından etkilenmez.

Cihazlar, dış ortam şartlarından korunması için cam elyaf takviyeli fiber kabinler içerisine konmuşlardır. Kabinin dışı UV korumalı boya ile boyanmıştır. Kabin içinde gece çalışılmasına olanak sağlayacak şekilde led lamba konulmuş ve içerideki fazla sıcaklığı tahliye edecek bir termostatlı havalandırma fanı eklenmiştir.

Tesise, içme sularının depolandığı ve iletildiği uzak 8 noktada sürekli klor ölçümü yapmak için kabinler kuruldu. Bu kabinlerin her noktada ölçülen klor değerleri, veri işleme merkezine aktarılarak sürekli izlenmesi sağlandı. Sahadan elde edilen değerlere göre klor dozaj pompalarına verilen emirlerle her zaman doğru oranda klor dozlanması sağlandı. Bu sayede, hatlarda sürekli ve sabit oranda klor dozu sağlanarak, gereksiz klor dozlanmasının önüne geçildi.

Ölçüm sonuçlarıyla ilgili kazanımlar

Cihazlar kurulduktan sonra cihazın sunduğu avantajları tespit ettiler. Klor uçucu bir bileşik olduğundan, sahadan alınan numunelerin laboratuvara gelene kadar klor miktarında değişme olması muhtemeldir. Bu online cihaz ölçüm sonuçları ile laboratuvar ölçüm sonuçlarının arasındaki çıkabilecek farkın temel nedenidir. Online cihazlarla ölçümler ile tesiste numune alma sırasında yaşanabilecek sıkıntıların önüne geçildi. Ayrıca klorun sudaki çözünürlüğünün sıcaklık ile değişmesi nedeniyle, anlık ölçümler ile çok daha hassas sonuçlara ulaşıldı.

Kullanıcı dostu analizör

Kullanıcıların Hach CL17 analizörlerine aşina olması sayesinde cihazları kullanmaya hızlıca ve kolayca alışmışlardır. Cihazlar kabin içine montajlı olarak teslim edildiğinden, sahaya kurulumları da oldukça hızlı gerçekleşmiş, sadece su ve enerji bağlantıları yapılarak çalışır hale gelmişlerdir.

Maliyetle ilgili kazanımlar

Reaktif değişimleri ve bakımlarının kısa sürede yapılabilmesi, analizöre ayrılan süreyi kısalttı. Sahadaki cihazlar dozaj sistemine entegre edildi ve yüksek oranda klor tasarrufu sağlayacağı düşünülüyor. Laboratuvarın günlük olarak analiz edeceği numune sayısındaki azalış ile laboratuvarın iş yükü azalmış oldu. Laboratuvarda artık sadece belirli periyodlarda paralel kontrol için analiz yapılıyor.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler