Connect with us

Hidrolik - Pnömatik

SMC’nin 2/3 Yollu İzolasyon Valfi

Yayın Tarihi:

on

SMC’nin yeni 2/3 yollu izolasyon LVMK20/200 valf serisi, geçmişte ekipman veya valf arızasına yol açan armatür yapışmasını ve korozyonunu önlemek amacıyla tasarlanmıştır. Bobin tarafına akışkan girmesini önleyerek yağ, metal ve toz parçacıklarına maruz kalmaz, bu sayede genel performans ve güvenilirliği artırılmıştır.

Pnömatik alanında dünya lideri olan SMC, üreticilerin performanslarını iyileştirmesine yardımcı oluyor. Yeni izolasyon valfiyle birlikte müşterilerinin bileşen maliyetlerini düşürüyor.

LVMK20/200 serisi, bobin tarafına akışkan girmesini önleyerek ekipmanın bozulmasını ve muhtemel arızayı en aza indirmeye yardımcı olan ortam ayırma yapısı ile tasarlanmıştır. Bu yapı, akışkanın kir, petrol, metal ve tozdan arındırılmış olmasını sağlar. Bu sayede su arıtma, kan ve atmosferik kirlilik analizörleri gibi hassas uygulamalar için idealdir.

LVMK20/200, geniş proses valfi yelpazesinin en yeni üyesidir. Kullanıcıların verimli ve etkili bir şekilde çalışmasına yardımcı olmak ve ekipman değiştirme maliyetlerini azaltmak için tasarlanmıştır.

Aralarından seçim yapabileceğiniz iki model bulunmaktadır. Bunlar, müşterilere kullanım açısından esneklik sunan, gövdeden bağlantılı ya da manifold tipi modellerdir. Gövdeden bağlantılı tip, tırtıklı hortum geçmeli olduğu için size zamandan tasarruf sağlayacaktır.

Ölü alanın çok az olması nedeniyle, her iki tasarımın temizlenmesi kolaydır ve temizleme maliyetlerini düşürür. Sızıntı oranlarını minimum seviyede tutarak 3 port valf ile debi ayarlamasına gerek yoktur.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Hidrolik - Pnömatik

Yan kanallı santrifüj blower

Yayın Tarihi:

on

Ömer Yetkiner, Proses Pompaları Satış Uzmanı, Çevre Mühendisi

Yan kanallı santrifüj blower, düşük basınçlı hava sağlayıcılar arasında en yaygın kullanım alanına sahip endüstriyel ekipmanlardır.

Santrifüj blower’ın çalışma prensibi, gövde içerisinde mil ile sabitlenmiş pervanenin, elektrik motoru ile tahrik edilerek yüksek devirlerde dönüşüne dayanır. Gövde ile pervane arasında temas olmaksızın meydana gelen dönüş esnasında, pervane kanatçıkları arasında kalan havanın sıkıştırılması ile prosesin ihtiyacı olan basınçlı hava veya vakum değerine ulaşılır.

Santrifüj blowerler; yağlama gerektirmeyen yapısı, düşük sesli çalışmaları, titreşimsiz çalışma özelliği, doğrusal hava üretimi ve düşük bakım maliyetleri gibi özellikleri, prosesler için tercih sebebi olmaktadır. 

Blowerlar ortamdaki havayı alarak istenilen sisteme hava kazandırmak amacıyla kullanıldığı gibi sistemden havanın vakumlanması yoluyla sistemdeki havayı çekmek için de kullanılabilir. Bu yönü ile blowerlar, vakum pompası olarak adlandırılabilir.

Santrifüj blower dizayn olarak motor, motora bağlı fan ve giriş-çıkış hatlarından oluşmaktadır.

Emiş takımının yanı sıra basma takımı ve emniyet ventili gibi yardımcı ekipmanlar blowerı koruyarak daha uzun ömürlü kullanım sağlar.

Santrifüj blowerlar jakuzilerden konfeksiyon makinelerine, pnömatik taşıma sistemlerinden kurutma makinelerine kadar birçok alanda kullanılmaktadır.

Motor gücü olarak 0.25 kw ile 25 kw arasındaki motorlar ile farklı kapasiteler sağlanmaktadır. Santrifüj blowerlar standart olarak trifaze olarak üretilmektedir. Bazı küçük modellerde alternatif olarak monofaze olarak da üretilmektedir. Montaj aşamasında opsiyonel olarak dikey veya yatay bir şekilde sabitlenebilir. Sisteme kolayca montajı yapılabildiği için yer konusunda ve sistem bağlantıları konusunda kullanıcı için alternatif sağlamaktadır.

Santrifüj blowerler kapasite-basınç değerlerine göre tek kademeli ve çift kademeli olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Aynı gövdedeki tek kademe blowerın debisi yüksek, basıncı düşük iken çift kademeli blowerın basıncı yüksek, debisi düşüktür. Bu da ihtiyaç duyulan kapasitelere göre kullanıcıya alternatif seçenekler sunmaktadır.

Santrifüj blowerlar kuru hava transferinde kullanıldığı bilinmektedir. Yapılan Ar-Ge çalışmaları ile nemli hava veya su buharı transferinde verimli çalışmasıyla ilgili bazı veriler olsa da bu tip blowerların yalnızca kuru hava transferinde kullanıldığı bilgisi halen geçerliliğini korumaktadır.

Devamını Oku

Hidrolik - Pnömatik

Pnömatik sistemler neden optimize edilmelidir?

Yayın Tarihi:

on

21. yüzyılda, pnömatik sistemler dünyaca kabul gören bir teknoloji olarak üretimin her alanında kullanılmaktadır. Basınçlı hava, soğutmadan montaj ve ambalajlama hattı üzerindeki otomatik makineleri kontrol etmeye kadar her yerde kullanılır.

Pnömatik sistemler son derece etkili olmasına rağmen hava sıkıştırma içeren uygulamalarda sıkıştırma maliyeti genel elektrik maliyetinin içine gizlenebilir. Çünkü birçok üretici pnömatik sistemlerinin tam çalıştırma maliyetini belirleyemez. Avrupa’da ortalama basınçlı hava maliyeti, her kWh için yerel elektrik maliyeti, kullanılan kompresörlerin çıkış gücü, sistemin büyüklüğü ve kompresöre çekilen havanın yoğunluğuna bağlı olarak her metreküp için 1,5 ila 2,7 cent arasında değişir.

Yasal talepler ve artan elektrik maliyetinin üreticileri mümkün olduğunca enerji tasarrufu yapmaya itmesi gibi nedenlerle enerji tüketimini azaltmak günümüz OEM’leri için önemli bir gündem maddesi haline gelmiştir. Örneğin, Birleşik Krallık endüstri sektörü hava sıkıştırmak için her yıl 10 TWh’nin üzerinde elektrik kullanır. Bu da atmosfere beş milyon tondan daha fazla CO2 salındığı anlamına gelir. Pnömatik sistemlerin, fabrikalardaki enerji tüketiminin oldukça büyük bir kısmını oluşturması nedeniyle israfın ve sızıntıların en aza indirilmesi için önlemler alırken sistemdeki hava akışını en yükseğe çıkarmak çift taraflı kazanç sağlar.

Boyutlandırmanın önemi

Artık kırk yıl öncesine kıyasla doğru boyuttaki parçaları kullanmak konusunda akıllandık. “Eski günlerde”, “borunuzun boyutu ne ise doğru boyut odur” denilirdi. Mühendislerin büyük, boru çapına uygun parçaların fabrikalar için pnömatik sistemleri tasarlarken tek seçenek olmadığını fark etmesi çok uzun sürdü.

Örneğin, standart bir hava hattı filtresi, su ve diğer parçacıkların hattı kirletmesini önlemek için uç kısımda santrifüj hareketi kullanır. Filtre boyutu çok büyükse (genelde olduğu gibi boruya göre boyutlandırılmışsa) santrifüj hareketi suyu gidermek için yeterince sert olamaz. Diğer taraftan ise çok küçük boyutlandırılırsa basınçta gözle görülür bir düşüş yaşanır. Dolayısıyla, sistemin genel verimliliğini sağlamak ve basınç düşüşlerini engellemek için doğru boyutu bulmak çok önemlidir. Ayrıca boruların doğru şekilde boyutlandırıldığından emin olmak da hesaba katılması gereken başka bir etkendir.

Boru tesisatını yeniden değerlendirme

Birçok pnömatik sistemde, borular ana hat borusundan uygulamaya bağlanır. Bu işlem, genellikle erkek ve dişi parçaları kullanarak kolayca takılan ve çabuk bağlantı elemanı adı verilen bir konnektör tarafından bağlanır. Cihazların çok fazla bağlanması ve ayrılması gereken yerlerde çabuk bağlantı elemanları oldukça kullanışlıdır. Ancak yüksek miktarlarda basınç düşüşlerine neden olarak zaten en yüksek düzeyde çalışan sistemi basınçtan mahrum bırakabilirler.

Bazen su kirliliğinden dolayı çelik boruların içinde pas ve tortu birikir. Bu pas ve tortu tabakası zaman zaman çabuk bağlantı elemanlarını tıkayabilir. Buna çözüm olarak çelik boru tesisatları plastiğe çevrilebilir veya çelik yerine alüminyum kullanılarak üretilmiş standart bağlantı elemanları ve parçaları kullanılabilir.

Çift basınç yaklaşımı

Hâlâ birçok uygulama tek basınç kaynağı ve çift egzoz yaklaşımıyla tek basınç dolaşımında kurulur. Bu kurulum optimum egzoz koşulları sağlasa da birçok endüstriyel uygulama için en iyi kurulum seçeneği olmayabilir. Buna alternatif olarak çift basınç yaklaşımı adıyla bilinen yöntem kullanılabilir. Bu yöntem, ileri ve geri hareket koşullarında aynı gücün kullanılmasını gerektirmeyen uygulamalar için uygundur.

Örneğin bir silindirin, yük taşımak için 80 PSI’de ilerletilmesi gerekirken silindiri eski haline getirmek için aynı güç gerekmeyebilir. Çift basınç modelinde iki regülatörün kullanılmasıyla silindir dışarıya ilerlerken 80 geri çekilirken 30 PSI’de çalıştırılabilir.

Bu iki basınca ulaşmanın birçok yolu vardır ve bazıları diğerlerinden daha etkilidir. Ancak yüksek basınç çıkışı ve düşük geri çekiş basıncı ilkesi tüm seçeneklerde aynıdır.

Filtreleri değiştirme

Verimliliği optimize etmenin başka bir yolu kirli parçaları değiştirmek veya temizlemektir. Pnömatik dolaşımdaki tipik, ticari primer filtreler, havadaki beş mikron büyüklüğündeki parçacıkları bile filtrelemek için tasarlanmıştır. Bu filtrelerin birçoğu, tüm su damlacıklarını filtrelemek için döndürme hareketi kullanır.

İlk olarak, parçacık filtresi 1 veya 1,5 bar basınç farkına göre boyutlandırılabilir. Bu boyutlandırma, içeriye giren hava akışı ve dışarıya çıkan suyun doğru miktarda olması için yeterli karşı basınç sağlar. Ancak, kirlenme başladığında parçanın yalnızca dışı değil aynı zamanda iç yüzeyleri de tabakayla örtülür. Ölçme deliğinin bir kısmı mutlaka tıkanır ve 1,5 bar’lık fark yavaş yavaş azalır. Sonuç olarak, yalnızca parça kirlendiği için 2 ila 4 bar arasında kayıp yaşanabilir.

Birçok kullanıcı parçayı dışarı çıkarıp temizledikten sonra tekrar sisteme yerleştirerek çalıştırmaya devam eder. Birçok kirletici madde parçanın içinde olduğu ve kolayca ulaşılamayacağı için bu çok iyi bir fikir değildir. Nispeten daha ucuz olan parçayı değiştirmek yerine sistemi tıkalı filtreyle çalıştırdığınızda kompresör ek basınç düşüşünü telafi etmek için daha çok iş yapar ve bu nedenle sistemi çalıştırmak her ay daha maliyetli hale gelir.

Parker’ın sinter bronz veya lifli kâğıt tipi filtrelerden beyaz sinter plastik parçaya geçmesinin sebebi kirlendiğinde kolay anlaşılmasını ve değiştirilmesini sağlamaktır.

Temiz, kuru hava

Havayı sıkıştırmanın temel ilkelerinden biri çevredeki havayı almak ve küçük bir hazneye sıkıştırmaktır. Ancak kompresörün etrafındaki ortamda bulunan hava su ve kir gibi birçok şeyi taşır. Havayı sıkıştırdığınızda aynı zamanda ısıtırsınız ve sıkıştırma işleminin kendisi gaz kaybına neden olur. Bu da havanın tekrar soğuyana kadar suya tutunma isteğini artırır.

Hava soğudukça su, sistem borularının içinde yoğunlaşır. İşte sistemin içindeki su bu borulardan gelir. Pnömatik sisteme akan su miktarını azaltan birçok farklı mekanizma vardır. Ancak temel başlangıç noktalarından biri kurutuculardır. Kurutucular, havayı soğutur ve suyun yoğunlaşarak havadan çıkmasını sağlar. Sisteme kurutucu eklemek içindeki tüm suyu olmasa da suyun büyük bir miktarının giderilmesini sağlar. Bu noktada, paraçacık filtreleri devreye girer ve suyun geri kalanı ile tozu sistemden temizler.

Sistemde su kalması doğal olarak ekipmanın paslanması ve diğer çevre sorunlarının yanı sıra birçok sorun oluşturur.

Basınç kaybını en aza indirme

Birçok üretici, hava kaçaklarının hiç hissettirmeden zarara neden olduğunu bilir. Fabrikanın her yerinde kaçak olabilir, bulunması zordur ve normal işlemlerin sesi nedeniyle de genellikle duyulamaz. Kaçaklar, yeterince sıkıştırılmamış bir bağlantı parçasından, sızdırmazlık keçesi olan bir silindire kadar pek çok farklı nedenle gerçekleşebilir. Genellikle, boru bağlantısı veya çabuk bağlantı elemanındaki bir çatlak hava kaçırır. Yalnızca tek bir kaçak bile basınç ve kaçak oranına bağlı olarak yılda binlerce euro zarara sebep olabilir. Örneğin, 12 bar çalışma basıncına sahip bir sistemdeki 1 mm çaplı delik yıllık 500 euro civarında enerji maliyetine neden olabilir. Sistemde birden çok kaçak olduğunda maliyetlerin ne kadar hızlı artabileceğini kestirmek güç değildir. İdeal bir senaryoda, fabrikalar sistemin verimliliğini en iyi duruma getirmek için çalışmama süresinde kaçakları tespit etmek ve onarmak için çok sıkı bir sistem uygulayabilir. Kaçak tespiti ve onarımı, basınçlı hava maliyetlerini önemli oranda düşürmek için en uygun maliyetli yöntemdir.

Bu noktaların hepsi, enerji tasarrufunun optimize edilmesi ve hava akışını güçlendirmek için göz önünde bulundurulmalıdır. Fabrikalar büyüdükçe pnömatik sistemdeki her parçanın da talebin üstesinden gelebilmek için büyütülmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Devamını Oku

Hidrolik - Pnömatik

HPKON, hidrolik pnömatik sektörünü İzmir’de buluşturdu

Yayın Tarihi:

on

Ulusal Hidrolik Pnömatik Kongresi ve Fuarı (HPKON) 22-25 Kasım tarihleri arasında İzmir’de gerçekleştirildi. TMOBB Makina Mühendisleri Odası, Hannover Fairs Turkey Fuarcılık ve AKDER iş birliğiyle gerçekleşen kongre, akışkan gücü sektörü adına yılın en verimli etkinliği olarak değerlendirildi.

Bu yıl Hannover Fairs Turkey tarafından organize edilen fuarda sektörün önde gelen 45 firması, ürün ve çözümlerini sergiledi. Bu firmalardan Dalgakıran, Hydac ve Lupamat fuarı sponsorluklarıyla da destekledi. Fuarın yanı sıra, HPKON Kongresi kapsamında çeşitli paneller, atölyeler, kurslar, yuvarlak masa toplantıları ve bildiri sunumları gerçekleşti. Kongre katılımcıları, üretimin geleceğine ilişkin konuları yakından takip etme, bu konuda görüş alışverişinde bulunma fırsatı yakaladı.

 

HPKON, endüstrinin geleceğine odaklandı

Hidrolik pnömatik, tüm diğer ana endüstri alanlarını destekleyen önemli bir sektör. Bugün ise ajandasında önemli bir gündem var: Endüstri 4.0. Kongre boyunca, önemli konuşmacılar Endüstri 4.0 olarak adlandırılan bu yeni dönemin dinamiklerine odaklandı. Ayrıca, bu gelişmelerin akışkan gücü sektöründeki etkileri ve bu sektördeki endüstri 4.0 uygulamaları akademi ve endüstri dünyasının önemli temsilcileri tarafından ele alındı. Diğer yandan sektör profesyonelleri fuarda katılımcıların sunduğu Endüstri 4.0’a uyumlu ürün ve çözümleri yakından inceleme ve kendileri için doğru çözümlere doğrudan ulaşma şansı elde ettiler.

HPKON Yürütme Kurulu Başkanı Semih Kumbasar, HPKON 2017’ye ilişkin şunları ifade etti: “Önümüzde yeni bir dünya var. Hem kongre hem de fuar, sektörümüzün geleceğin dinamiklerini ve olası sonuçlarını anlamasına yardımcı oldu. Bu açıdan HPKON 2017 sadece akışkan gücü sektörüne değil, kendisiyle ilişkili tüm diğer alanlara da önemli ve ufuk açıcı katkılar sağladı.”

HPKON, yalnızca sektördeki yeniliklerin takibi açısından değil aynı zamanda yeni iş bağlantılarının kurulması adına da çok önemli bir ticari platform sundu. 4 gün boyunca 3328 ziyaretçi ve 528 delege HPKON Kongre ve Fuarı’nı ziyaret etti. Türkiye’nin çeşitli şehirlerinden gelen profesyonellerin yanı sıra Ekonomi Bakanlığı desteği kapsamında gerçekleşen Alım Heyeti Organizasyonu ile uluslararası satın almacılar da bu yıl HPKON’da ağırlandı.

Hannover Fairs Turkey Fuarcılık Genel Müdürü Alexander Kühnel ise şunları belirtti: “Fuar organizatörü sıfatıyla, bu önemli etkinliğin bir parçası olmak bizler için büyük mutluluk. HPKON, Türkiye’nin ihracatına ve ekonomisine katkı sağlama vizyonuyla hayata geçirdiğimiz en önemli organizasyonlarımızdan biri. Fuar esnasında katılımcılarımızdan ve ziyaretçilerimizden aldığımız olumlu geri bildirimler ise bu konudaki çabamızın karşılığını bulduğunun en önemli kanıtı oldu.”

Devamını Oku
Advertisement

Trendler