Connect with us

Pompalar

Pompalarda enerji verimliliğini etkileyen faktörler

Yayın Tarihi:

on

Enerjiye olan talep her geçen yıl artarken, enerji verimliliği konusu dünyanın ve Türkiye’nin en önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Birçok cihazda olduğu gibi enerjiye ihtiyaç duyan pompalarda da yapılacak verim artışı ile ciddi oranda enerji tasarrufu sağlanabiliyor. Pompa ve pompa sistemleri sektörünün lider şirketi Wilo, 11-18 Ocak tarihleri arasında kutlanan “Enerji Verimliliği Haftası” nedeniyle pompalarda enerji verimliliğini etkileyen faktörleri açıkladı.

Günümüzde enerji verimliliği en çok konuşulan konulardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Gerek enerji kaynaklarının azalması, gerekse fosil esaslı enerji kaynaklarının kullanılması sonrası oluşan gazların çevreyi olumsuz etkilemesi, enerjiyi daha az tüketen cihazların geliştirilmesi ihtiyacını doğurmuştur. Bununla ilgili olarak öncelikle Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünyadaki bazı ülkeler, enerji verimliliğiyle ilgili politikalar geliştirmekte ve yeni yönetmeliklerle çok enerji tüketen verimsiz cihazların da kullanımını sınırlamaktadırlar.

Pompalar; özellikle elektrik motoru ile çalışan cihazlar (konveyörler, kompresörler, fanlar, pompalar, vantilatörler vb.) arasında enerji tüketimi açısında %20’lik büyük bir paya sahiptir. Bu yüzden pompalarda yapılacak bir verim artışı, ciddi bir enerji tasarrufu yapabilme potansiyeli taşımaktadır.

Pompaların verimliliklerinin artırılmasına yönelik en önemli gelişmelerden biri motor verimlilikleri konusunda olmuştur. 2010 ile 2017 yılları arasında motor teknolojisinde yapılan yenilikler önemli verim artışlarını beraberinde getirmiştir (IE1’den IE5’e kadar). Motor verimliklerinde artışı sağlamak için statordaki sargıların artırılması, rotorda daha kuvvetli mıknatısların kullanılması, soğutma kanallarının artırılması, motor fanının yeniden boyutlandırılması gibi bazı yenilikler ön plana çıkmaktadır.

Pompalarda frekans konvertörü kullanımı da enerji verimliliğine önemli katkı sağlamaktadır. Çünkü pompalar ihtiyaç duyulan maksimum yüke yani ihtiyaca göre seçilmekte, ancak ömürlerinin çok büyük bölümünü kısmi yüklerde yani çok daha düşük ihtiyaçları karşılayarak geçirmektedirler. Buna en tipik örnek olarak ısıtma sisteminde kullanılan sirkülasyon pompalarını verebiliriz. Bu pompaların debi değerleri çalışacakları ısıtma periyodunda o bölgenin maruz kalacağı en soğuk hava şartlarına göre seçilirler. Ancak bu en soğuk hava şartları tüm çalışma döneminin sadece %2’sinde geçerlidir, yani geri kalan %98’lik süreçte bu seviyede bir debi ihtiyacı söz konusu değildir.

Frekans konvertörlü sirkülasyon pompaları, ısıtma periyodunun %98’ine karşılık gelen kısmı yük ihtiyaçlarında frekansı düşürerek, pompanın gerçekte ihtiyaç duyulan değere (aşağıdaki şekildeki kırmızı nokta) daha yakın bir noktada çalışmasına olanak tanırlar ve önemli bir enerji tasarrufu sağlarlar.

 

Bu matematiksel ifadeden anlaşıldığı gibi kabaca bir hesap yapılırsa, frekansı yarıya düşürdüğümüzde harcanan gücü de 8 kat düşürmüş oluruz.

Enerji verimliliğini etkileyen bir diğer konu ise, pompaların seçimine ilişkindir. Eğer pompa yanlış noktada seçilmiş ise motor ve hidrolik verimliliğinin yüksek olmasının avantajları neredeyse ortadan kalkıyor. Pompanın doğru seçimi için şu yolu izlemek gerekiyor: Pompa eğrisi üzerinde belirtilen en yüksek hidrolik verim noktasının ±%20 aralığındaki bölgede seçilmesi gerekiyor. Eğer bu bölgede seçilmezse yaşanabilecek olumsuzluklar aşağıdaki şekilde belirtilmiştir:

Bir pompayı tercih ederken, verimliliğini etkileyen faktörlerin bilinmesi, pompanın tasarruflu çalışmasının yanında uzun ömürlü ve sessiz çalışmasını da sağlayacaktır.

Sonuç olarak enerji tasarruflu yeni nesil ürünlerin kullanımı, hem ödediğimiz bedel anlamında bireysel hem de ülkenin geleceği açısından da toplumsal faydalar sağlayacaktır.

 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Pompalar

Standart Pompa kâğıt sektörü profesyonellerine yönelik eğitim düzenledi

Yayın Tarihi:

on

Sunduğu çözümlerle sanayi kuruluşlarının güvenilir iş ortağı olan Standart Pompa; sektör profesyonellerine verdiği eğitimlere de devam ediyor.

Bu doğrultuda Standart Pompa mühendisleri; 17 Aralık 2018 tarihinde Çukurova Kâğıt ve Ambalaj Grubu’na bağlı Kaplamin şirketinin üretim mühendisleri, bakım mühendisleri ve satın satın alma departmanından profesyonellerle bir araya geldi.

Yaklaşık 10 kişiden oluşan bu gruba; kâğıt sektöründe kullanılan pompalar ile bu pompalara özel bakım ve onarım uygulamalarına dair eğitim verildi.

Standart Pompa, kâğıt ve kâğıt hamuru üretiminde kullanılan pompalarıyla sektörün tercih edilen markaları arasında bulunuyor.

Devamını Oku

Pompalar

Lobe pompalar

Yayın Tarihi:

on

Melih Cihan Akıncı, Ekin Endüstriyel Proses Pompaları Satış Yöneticisi

Gıda, kimya, kozmetik ve ilaç gibi hijyenik ortamlarda kullanılan paslanmaz pompaların başında Lobe pompalar gelmektedir. Lobe pompalar pozitif deplasmanlı kategorisinde yer almaktadır. Lobe pompalar düşük, orta ve yüksek viskoziteli ürünlerin transferinde kullanılmaktadır.

Lobe pompalar, süt, ayran, yoğurt, peynir, krem, sıvı sabun, şampuan, konsantre meyve suyu, bal, çikolata, glikoz, früktoz, fındık ezmesi, jöle, boya ve tutkal gibi birbirinden çeşitli sektörlerdeki akışkanları aktarabilir. En önemli özelliklerinden birisi de ürün yapısına zarar vermeden, içindeki boşluklar sayesinde ürünü iterek transferini sağlamasıdır. Transfer edilecek ürüne göre farklı tip loblar kullanılır.

Lobe malzemeleri de standart SS316L 1.4404 olarak üretilmektedir. Yeni yapılan Ar-Ge çalışmaları sonucunda EPDM ve Viton (FKM) malzeme olarak seri üretime geçilecektir. Bu yeni elastomer malzemelerin özel yapısı sayesinde, pompaya emiş yapabilme özelliği sağlanacaktır.

Akışkan ile temas eden yüzeylerin hepsi SSI316L 1.4404 kalite paslanmaz çelikten üretilen bu pompalar tamamen hijyenik olup, insan sağlığını tehdit edecek unsurları ortadan kaldırmaktadır. Bu kapsamda MIT Lobe pompaları FDA (Food and Drug Administration) uyumludur. FDA Türkçe olarak “Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi” şeklinde ifade edilebilir.

Mekanik salmastralı (standart SiC/SiC/EPDM opsiyonel olarak TC/TC/EPMD) olan MIT lobe pompalar, 1500C’ye kadar olan yüksek sıcaklıklarda sorunsuz şekilde çalışmaktadır. Pompa üzerinde ve mekanik salmastrada yer alan elastomer malzemelerde FDA 177.2600 uyumludur.

MIT Lobe pompalarının yüzey pürüzlülük değeri RA ≤ 0,6 µm’dir. Yapılan polisaj işlemleri sonucunda pompa yüzeylerinde bakteri birikimine tam anlamıyla engel olunmaktadır. Bu doğrultuda tam hijyen sağlanmaktadır.

Lobelar arası toleranslar 0,25±0,05 mm’dir. Bu toleranslar sayesinde çalışma esnasında pompa geri kaçırma yapmadan en verimli şekilde akışkanları transfer etmektedir. Ayrıca bu toleranslar sayesinde gövde ve lobe malzemeleri birbirine çok hassas mesafede döndüğü için herhangi bir aşınmaya sebebiyet vermez. Ayrıca bu özelliği sayesinde lobe pompalar daha sessiz bir şekilde çalışmaktadır.

Kuruda çalışma konusunda lobe pompalar çok elverişli değildir. Kuruda çalışan lobe pompada birçok hasar meydana gelebilir. Sistem girişine pozitif bir statik basınç sağlanarak ilk kalkışta pompa beslenmeli ve kuruda çalışması engellenmelidir. Eğer pompa girişinde pozitif bir basınç yoksa pompa giriş hattına bir çekvalf ya da pompa girişine bir doldurma hattı eklenebilir. Öncelikle hattaki hava bir tahliye vanası vasıtasıyla boşaltılır. Hat manuel olarak doldurulur. Pompa çalışmaya başladığında bir vakum etkisi yaparak, ürünün pompa içine çekilmesi sağlanır ve transfer süreci başlar. Bu yapılan işlemler, pompanın ilk kalkışında uzun süre kuruda kalmasını engeller ve pompanın başına gelebilecek zararların önüne geçmiş olur.

Transfer edilecek ürün donma eğilimi gösteriyorsa, ayrıca pompa çalışması sürekli değilse, yani zaman zaman çalışıp duran bir çalışması varsa, bu seçilen Lobe pompada ısıtma ceketi opsiyonu kullanılmalıdır. Bu opsiyon 3 farklı şekilde belirtilebilir. Ön kapaktan ısıtma, pompa gövdesinden ısıtma son seçenek olarak da hem ön kapak hem de gövdeden ısıtma olarak alternatif olarak kullanılabilir.

Transfer edilecek akışkanlar yoğun yapışkan ve bekleme ile kristalleşmeye sebebiyet veriyorsa, ısıtma ceketinin yanı sıra salmastra yapısının da değişmesi gerekmektedir. Çiftli yıkamalı salmastra ile hem salmastra yüzeyinde kristalleşme hem de temizlemeyi engellemektedir.

MIT lobe pompalar, özellikli gıda ve ilaç sektöründe hatların ve pompanın temizliği için gerçekleştirilen CIP (Clean in Place) ve SIP (Sterilise in Place) uygulamalarında sorunsuzca kullanılabilir.

Lobe pompa seçimindeki en önemli faktörlerden birisi de viskozitedir. Akışkanın sıcaklığı viskoziteyi etkileyen önemli faktörlerden birisidir. Bunun sebebi ise viskozite değerine göre pompanın hızının belirleniyor oluşudur. Ticari olarak kullanılan sıvıların çoğunun viskozitesi sıcaklıkla düşer ve azalan sıcaklıkta ise artış göstermektedir. Pompa uygulamasında sıcaklık değişkenlik gösteriyorsa maksimum olarak belirlenen viskozite değerine göre pompa hız seçimi yapılmalıdır.

Lobe pompaların kullanım aşamasında başına gelebilecek en büyük sorunlardan birisi de kavitasyondur. Kavitasyon, pompa içindeki sıvının bulunduğu şartlardaki mutlak basıncının, aynı koşullardaki buharlaşma basıncı altına düşmesi durumudur. Bu şartlarda sıvının içerisinde küçük gaz kabarcıkları oluşur. İçinde sıvı buharı ve suda erimiş hava bulunan kabarcıklar basıncın buharlaşma basıncından daha yüksek bölgeye gelince şiddetle patlar. Oluşan bu kuvvetler, metalin gerilme mukavemetini aşabilir. Bunun sonucunda kavitasyon, lobların birbirine sürtmesine ve iç çeperlere hasar vermesine neden olur. Rulmanlar, salmastralar zarar görür. Hatta mil kırılmasına kadar varabilecek büyük hasarlara sebebiyet verebilir. Pompa ne kadar büyükse gürültü ve titreşim o kadar büyük olur. Dolayısıyla kavitasyon, pompa ömrünü kısaltır. Bu, pompa için istenmeyen bir durumdur. Giriş hattındaki mesafe, dirsekler ve pompanın beslenmesini azaltacak durumlar düzeltilerek ya da emiş hattı büyütülerek giriş basıncı artırılır ve kavitasyonun önüne geçilmiş olunur.

Lobe pompalar yatay (giriş çıkış pompanın sağından ya da solundan) ve dikey (üstten giriş alttan giriş) konum olmak üzere 2 farklı şekilde montajlanabilir. Bu şekilde sunulan opsiyonun avantajı, akışkanlık özelliği az olan ürünlerde dik konumda pompanın montajlanarak ürünün pompaya daha kolay beslenilmesine olanak sağlar. Ayrıca dikey montajda transfer süreci sona erdiğinde pompa içerisinde ürün kalmasının da önüne geçilmiş olunur. Pompa içerisinin boş kalması, bakteri oluşumunu ya da ürünlerin kristalleşmesinin önüne geçerek, pompanın sonraki kullanımlarında daha rahat çalışmasını ve ömrünü uzatmaktadır.

Pompa giriş hattı daha rahat beslemeye uygun olması açısından kare flanşlı olarak da özel üretilebilir. Kare flanşa bağlanılan besleme hunisi aracılığıyla, pompa giriş hattı daha geniş ve daha rahat beslemeye olanak sağlar.

Son olarak lobe pompalar doğrusal akışların ve farklı viskozitedeki akışkanların transferlerinde sorunsuz olarak kullanılan, uzun ömürlü ve hijyenik ürünlerdir.

Devamını Oku

Pompalar

Yeni pompa rulmanları, enerji santralinde yılda €28.970 tasarruf sağlıyor

Yayın Tarihi:

on

Suyun devridaimi için kullanılan santrifüj pompalarında sık sık arızalarla karşı karşıya kalan Romanya’daki büyük bir CHP (birleşik ısı ve güç) santrali, NSK ve yerel distribütöründen pompa rulmanları için yerinde incelemelerini istedi. Sonuç olarak, arızanın kaynağı olarak pompa rulmanlarının yetersiz yağlandığı saptandı ve NSK, DDU keçe ve yüksek sıcaklık gresine sahip bakım gerektirmeyen rulmanların kullanılmasını önerdi. Toplamda, bu rulmanlar 28.970 € yıllık maliyet tasarrufu sağlarken, aynı zamanda performansta da önemli bir iyileştirme sağladı.

NSK çözümüne geçmeden önce CHP santrali, her üç ayda bir santrifüj pompalarında rulman arızaları yaşıyordu. NSK tarafından yapılan analizde, kötü keçe performansının bir sonucu olarak yataklardan yağ sızıntısı görüldü. 30 tane pompayla tesis, rulman değiştirme, yağ ikmali ve bakım konularında önemli miktarda harcama yapıyordu. Duruş zaman maliyetini eklediğimizde, yeni bir stratejinin gerekli olduğu belirginleşti.

NSK, pompa rulmanları sorununu çözdü

CHP santrali, NSK´nın yerel distribütöründen rulman ömrünü uzatma ihtimalini değerlendirmelerini istedi. Donanımın yaşı ve keçenin kötü durumu göz önünde bulundurulduğunda, yağ sızıntılarını önlemek için bir tasarım değişikliği düşünülmedi. Bunun yerine, üç pompada yüksek sıcaklık gresli NSK DDU Keçeli Sabit Bilyalı Rulmanlar´ın kullanıldığı bir deneme yapıldı. Altı aylık çalıştırmadan sonra herhangi bir arıza meydana gelmemesi ile birlikte, tüm pompalar için NSK çözümünün uygulanması kararı alındı. Kullanımı takip eden 12 ayın ardından sıfır arıza kaydedildi.

NSK’nın DDU Keçeli Sabit Bilyalı Pompa Rulmanları yüksek kaliteye sahip, rulman ömrünü %80’e kadar artıran ultra temiz çelikten imal edilmiştir. Süper hassas taşlanmış yuvarlanma yolları gürültüyü en aza indirgemek, yağlama maddesinin dağıtımını ve ömrünü artırmak için özel olarak honlanırken, patentli keçeler en zorlu ortamlarda kirliliğe karşı direnç gösterir. Bu tip rulmanların bir diğer avantajı da preslenmiş çelik kafesidir; burada sıkı bir şekilde kontrol edilen boşluklar ve sürgülü kafes cepleri sürtünmeyi azaltır ve yağlama maddesinin eşit dağılımını sağlar. Yağ, su ve kirliliğe karşı iyi bir direnç ile birlikte yüksek sıcaklık direnci ve hız kabiliyeti sunar.

Sonuç olarak, düşük pompa rulmanları maliyetlerinin yanı sıra duruş zamanı, bakım ve yağ yenileme maliyetlerini de ortadan kaldırarak CHP santrali için hesaplanan yıllık maliyet tasarrufu sağlandı.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler