Connect with us

Vanalar

Duyar Vana’nın üretim organizasyonu da dünya standartlarında

Yayın Tarihi:

on

Vana sektörünün köklü firmalarından Duyar Vana’nın Esenyurt’ta bulunan fabrikasına ve dökümhanesine ziyaretlerde bulunduk. Başta Duyar Vana Genel Müdürü Faruk Çizmecioğlu ve İş Geliştirme Müdürü Mehmet Çim olmak üzere bizleri konukseverlikle ağırlayan ve üretim organizasyonu ve süreçleri hakkında tafsilatlı bilgiler sunan Duyar Vana ailesinin bütün fertlerine teşekkür ediyoruz.

 

Duyar Vana Genel Müdürü Faruk Çizmecioğlu ile İş Geliştirme Müdürü Mehmet Çim

Pompa ve Vana Sistemleri Dergisi ekibiyle birlikte

 

Duyar Vana 1965 yılında, küçük bir fabrikada üretime başlayan fakat bugün dünyanın 67 farklı ülkesine ihracat yapan, global bir şirket. İstanbul Esenyurt’taki fabrika ve Gürpınar’daki dökümhanenin yanı sıra Ataşehir’deki sprinkler üretim tesisi ile Tekirdağ bölgesinde Çerkezköy, Kocaeli bölgesinde ise Gebze’de bulunan modern fabrikalarıyla üretim ve dizayn faaliyetlerine devam eden Duyar Vana, dünya çapında 700’den fazla projeye tedarik sağlamış, güçlü bir üretici.

Vana üretiminin büyük bir kısmının gerçekleştirildiği Esenyurt’taki, 16 bin metrekarelik alan üzerine kurulu fabrikada, PSVÜ/Son Üretim Yöneticisi Aykut Özman, ekibimize üretim süreçleriyle ilgili ayrıntılı bilgiler verdi. Üretim aşamalarının tamamının tesis içerisinde yerleşik olan 5 bin metrekarelik talaşlı imalat sahasında, CNC kontrollü yatay işleme, dikey işleme ve torna tezgâhlarında gerçekleştirildiğini belirten Özman, üretimin en önemli bölümlerinden biri olan modelleme işleminin de fabrika bünyesinde bulunan kalıphane bölümünde, güncel dizayn programları ile CNC tezgâhlardan oluşan makine parkında yapıldığını söyledi.

Duyar Vana fabrikasındaki üretim aşamasında ürünlerin tamamı; tam otomatik kalıplama makinelerinde kalıplanmakta, bilgisayar kontrollü işleme merkezlerinde işlenmekte, plc kontrollü test cihazlarında %100, gövde dayanım ve sızdırmazlık testlerine tabi tutulmakta, talebe göre yaş veya toz boya proseslerinden sonra müşteriye sevk edilmektedir.

Aykut Özman, fabrikada kurulu “hücre üretim sistemi” vasıtasıyla malzeme akışı hızlandırıldığını ve üretim içerisindeki kayıp kaçaklar minimize edilmiştir vurgusu yaptı.

Üretim sürecine ilişkin açıklamalar yapmayı sürdüren Özman, şunlari belirtti: “Merkez depomuz üretim sahasının içine alınmış olup, malzeme talepleri süpermarket raflarından el terminalleri yardımıyla sahaya beslenmektedir. Montaj bölümünde ürünler büyük bir titizlik içerisinde operasyona alınarak boyama işlemine hazırlanır. Montajı biten ürünler için bir diğer üretim istasyonu boyama işlemidir. Elektrostatik toz boya kullanılarak yaklaşık 200 santigrat derece sıcaklıkta fırınlanan parçalar boyama işlemi bittikten sonra test istasyonlarında yüzde 100 fonksiyon ve dayanıklılık testlerinden geçirilerek ambalajlama operasyonu için hazırlanmaktadır.”

Vana döküm fabrikası

Duyar Vana ziyaretimizde ikinci durağımız ise Gürpınar’daki döküm fabrikası oluyor. 8 bin metrekare alan üzerine yerleşik olup, bünyesinde 2008 yılında devreye alınan Japon menşeli otomatik yaş kalıplama hattı ve 2010 yılında kurulan İngiltere menşeli reçine hattı bulunan dökümhanede, maça üretimi, kum hazırlama ve sevk sistemi tam ve yarı otomatik olup, kontrol tamamen PLC sistemleri vasıtasıyla gerçekleştirilmektedir.

Döküm fabrikasıyla ilgili bilgileri ise Duyar Vana Dökümhane Yöneticisi Sadık Türkavcı’dan alıyoruz. Sadık Bey, 350 kg, 750 kg ve 2.000 kg/saat kapasiteli üç ayrı ergitme istasyonuyla birlikte günde 60 tonluk döküm kapasitesine sahip olduklarını, mekanik ve kimyasal laboratuvarlar yardımıyla tüm prosesin kalıp kumu kontrolü, metal analizi, ölçüsel kontrolleri, çekme ve sertlik incelemelerinin yapılabildiğini belirtiyor.

 

Pik ve Sfero döküm vanaların yanı sıra pirinç, bronz ve alüminyum alaşımlarının dökümünü de kendi tesislerinde gerçekleştirdiklerini belirten Sadık Türkavcı, son üretim bölümünde ise montaj ve dayanıklılık testlerinin uygulandığını belirtti.

Duyar Vana dökümhanesi, tüm fabrikayla birlikte dahil olduğu yalın üretim çalışmaları sayesinde, Türk döküm sanayisi ve ilgili tüm resmi kurumlarda örnek gösterilen dökümhaneler arasında yer almaktadır.

Türkiye’de ilk defa yangın ürünlerinin üretimini ve UL, FM, LPCB, EAC, CE, TSE belgelendirmelerini gerçekleştiren Duyar Vana; Kalite Sistem Yönetimi,  Bilgi Güvenliği Yönetimi Sistemleri ve Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemlerindeki başarısını ISO 9001, ISO 27001 ve ISO 10002 belgeleriyle perçinlemiştir.

Tüm müşterileri için, kalitesi, fiyatları, satış sonrası hizmeti ve teslimat süresiyle tercih edilen bir marka olan Duyar Vana, Türkiye geneline yayılmış 60’dan fazla seçkin bayisi ile müşterilerine her koşulda, en üst düzeyde hizmet ve lojistik destek vermektedir.

 

 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Vanalar

Yangına yalın çözüm: Manifold

Yayın Tarihi:

on

Bilâl Aydemir, Duyar Vana / Ar-Ge / Makine Mühendisi

Manifold Türkçeye dallanma, borular takımı, dağıtıcı, kolektör, branşman, çoğaltmak, çok katmanlı (matematikte), düzenek (biyokimyada) şeklinde çevrilmektedir. Manifold denince bugün sokakta daha çok otomotiv sektörü için kullanılan emme manifoldu ve egzoz manifoldu kelimelerini duyarız ve bu şekilde arabalara olan ilginin bir nevi teknik boyuta taşındığı izlenimi verilmeye çalışılır. Mekanik tesisat ve inşaat sektöründe manifoldla aynı anlama gelen kolektör kelimesi daha çok kullanılır. Kolektör, Fransızcadaki “collectuer” kelimesinden gelmektedir ve her ne kadar toplaç anlamına gelse de yaygın olarak giriş kolektörü akışkanın dağıtımını, çıkış kolektörü ise toplanmasını sağlayan elemanlar seklinde adlandırılmaktadır.

Manifold sistemleri akışın olduğu birçok endüstriyel proseste geniş yer bulur. Bunlar içinde kimya, biyomedikal, makina, inşaat ve çevre mühendisliği prosesleri bulunur. Manifold, esasında bir borudan birden fazla çıkış alacak şekilde ve ihtiyaca göre tasarlanan bir boru demetinden başka bir şey değil. Akış yönüne göre birden fazla çıkış veya girişi olan bu boru demeti bize akışkanı yönlendirmekte, toplamakta ve dağıtmada ciddi bir pratiklik ve kolaylık sağlamaktadır. Kullanım yerine göre manifoldun malzemesi, cidar kalınlığı, geometrisi ve çapı doğal olarak değişmektedir. Kanatlı borulu ısı değiştiricisinde kolektör malzemesi bakır ya da çelik olabilirken, emme-egzoz manifoldu, mekanik tesisat kolektörü malzemeleri dökme demir, alüminyum, çelik, bakır, pirinç, nikel vb. metal malzemeler (veya kaplamalı) olabilmektedir. Bir mühendislik prosesesi için tasarlanan manifold her ne geometride tasarlanırsa tasarlansın akış dağılım homojenitesi, verimliliği, sürekliliği ve lineerliği en temel parametrelerdir (eğer türbülanslı akış amaçlanmıyorsa- nadir durum).

Kolektör yani boru demeti konusu böyle uzayıp gidiyor, peki döküm sürecinden başlayıp boya işlemine kadar bir ürünün üretilmesi için her yeteneğe sahip olan Duyar Vanada kolektör kelimesi neye karşılık geliyor?

Bir ana borudan adeta branşman alınarak şekillendirilip ve her bir çıkıntıya farklı görevler yüklenerek ürün tasarlanması esasında çok pratik ve zekice bir yaklaşım. Zekice diyorum çünkü bir tasarımın basit olması en büyük güçtür! Ve kolektör mantığı da bu basitliğe son derece uygun.

Son zamanlarda yangın ürünleriyle daha farklı bir şekilde ön plana çıkan Duyar Vana bu konudaki ürün yelpazesini çeşitlendirmektedir; son ürünlerinden bir tanesi Riser Manifold. Bu ürün sayesinde bir yangın tesisatı için gerekli olan test- drenaj vanası, akış anahtarı, manometre, basınç tahliye vanası bileşenleri tek bir aparat üzerinde toplanmakta. Bu sayede bir yangın tesisatı tasarımında oluşabilecek -ki bu da işletme problemini beraberinde getirebilir- hatanın daha en başından önüne geçilmekte (doğru çalışan proje işletme açısından doğru ya da pratik değilse esas itibariyle o proje yeteri kadar doğru değil demektir). 

Devamını Oku

Vanalar

Leon Teknik’ten Crane Centerline Series RS Tip Kelebek Vanalar

Yayın Tarihi:

on

Özel Proses uygulamalarında teknik üstünlükleri ile tercih edilen Crane CENTERLINE Series RS Tip Kelebek Vanalar Concentric (eşmerkezli) tasarımı ile kullanıcılarına geniş bir yelpazede çözümler sunmaktadır.

Özel Sırt Destekli Yatak Tasarımı ile %100 VACUUM – PROOF olan bu özel Kelebek Vanalar, vakumun proses içerisinde önemli bir yer tuttuğu Şeker Fabrikalarında kendini 30 yıldan fazla bir süredir ispatlamış ve kullanıcılarının yüksek memnuniyetini sağlamıştır.
Aynı şekilde vakumun etkin olduğu Dökümcülük, Endüstriyel Fırınlar, Boyahaneler, Arıtma Tesisleri, Elektrik Santralleri gibi sektör ve uygulamalarda yaygın kullanımı vardır.

TASARIM
Eş Merkezli (Concentric) ve Özel Sırt (Back-up ring) Destekli Yatak Tasarımı
(%100 Vakum Altında Çalışabilme)

ÖLÇÜLER
DN40-DN1400 (2”-56”)
BASINÇ SINIFI
PN6 – PN10 – PN16 / ANSI Class 150 / API609

SICAKLIK ARALIĞI
-20°C ile 150°C arası
GÖVDE MALZEMESİ
Döküm Demir (GG25) / Sfero Döküm (GGG40)

GÖVDE TİPİ
Wafer / Lug / Çift Flanşlı (DN700 ve üstü çaplar)
YATAK MALZEMESİ
EPDM / EPDM-H / / EPDM-FDA / Buna-N (Nitrile) / HNBR / Viton (FPM) / Viton GF (FPM 0677)

DİSK MALZEMESİ
Sfero Döküm (GGG40) Nikel Kaplı / Paslanmaz Çelik SS 316 / Hastelloy / Duplex / ECTFE (Halar) / Hostalen – Gur

ÇALIŞTIRMA
Manuel El Kumandalı / Dişli Kutulu / Pnömatik Aktüatörlü (REVO) / Elektrik Motorlu (AUMA)

KALİTE ONAYLARI
EN / ISO9001 / KTW (İçme Suyu) / FDA / DVGW – Gas / Bureau Veritas / CE / PED97/23/EC / ATEX 94/9/EC

UYGULAMALAR
Şeker / Baca Gazı Desülfürizasyonu (FGD) / Kâğıt / Doğalgaz – LPG / Kimya / Petrokimya / Deniz Suyu / Vakum Hatları

Devamını Oku

Vanalar

Mühendis gözüyle glob vana (çalışma, üretim ve bakım)

Yayın Tarihi:

on

Yasin Kartal
Makine Mühendisi (Ar-Ge Departmanı)
Duyar Vana Makine Sanayi AŞ

Çalışma şekli

Glob vanalar; bir milin ucuna bağlı klapenin, akışkan geçiş deliğinin üstüne oturtulması veya kaldırılması ile akışkan geçişini kesip, açarak görevlerini yerine getirirler. Klapeler, normalde kalın bir disk şeklindedir. Glob vanalar klape-mil bağlantı şekline göre kumandalı çekvalf veya yaylı çekvalf olarak da üretilebilir. 

Üretimi

Gövde, kapak, mil ve klape olmak üzere dört ana parçadan oluşur. Bu ana parçaların haricinde sızdırmazlık elemanları (klingrit veya grafit), bağlantı parçaları, volan vb. yardımcı malzemeler de bulunur. Üç farklı gövde tipi bulunmaktadır.

Bunlar;

1) Düz Geçişli (T tip): Genelde yüksek basınç kayıpları söz konusudur. Her ne kadar adı düz geçişli olsa da bu, sadece tesisata bağlantı için geçerlidir. Vana içinde akışkan bir “S” çizerek yol alır.

2) Köşe: Tesisat köşe noktaları için avantaj sağlarlar.

3) Y- tip: Basınç kayıpları yaklaşık yarı yarıya azaltılmıştır. KV değeri artmıştır. Vana içinde akışkan kalıntısı kalma riski daha azdır. Ancak, strok daha uzundur.

 

Klapenin sızdırmazlığı sağlayacak karşı parçası olan sit hassas işlenmelidir. Sitin gövdeye montajı üç farklı şekilde olur.

Bunlar;

  1. Vidalama yöntemi: Hem gövdeye hem de site diş çekilerek birbirlerine bağlanması yöntemidir.
  2. Sıvama yöntemi: Gövdeye kanal açılıp, site fatura yapılarak harici bir kuvvetle bu iki parçanın birleştirilmesidir.
  3. Sıkı geçme yöntemi: Gövdede bulunan yatağın sitin ölçüsünden 0.3 mm kadar daha düşük yapılarak harici kuvvetle sıkı geçmesidir.

Bu üç yöntem arasında mukavemet ve uzun süreli kullanım nedeniyle vidalama yöntemi daha uygundur.

Glob vanaların üretiminde strok mesafesi de önemli bir noktadır. Özellikle yaylı çekvalflerde klapenin açılabileceği maksimum mesafe akış için önemli bir faktördür. Bu mesafe doğru hesaplanmadığı takdirde istenilen akış gerçekleşmeyecektir.

Sitin ve klapenin işlenmesi esnasında hassas yüzey işlemesi yapılıp, daha sonra lepleme yöntemi ile sızdırmazlığa uygun düzeye getirilmelidir. (Şekil 1 ve 2). Sit ve klapenin yüzey kalitesi maksimum 0,1µm Ra değerinde olmalıdır.

Sit malzemesi

Paslanmaz çelik veya bronz olabilir.

Sızdırmazlık elemanı

Sızdırmazlık elemanı olarak grafit conta veya klingrit conta kullanılmalıdır. Bu malzemelerin ortak özelliği yüksek sıcaklıklara karşı dayanımlarının yüksek olmasıdır. Bu nedenle bu contaların kullanılması daha uygun olacaktır.

Üstünlükleri

– Hassas akış kontrolü sağlarlar.

– Klapenin, sit ile sürtünmesiz, oturarak teması ile iyi bir sızdırmazlık sağlanır. 

– Sızdırmazlık elemanları metal olduğu için (metal&metal sızdırmazlığı) yüksek sıcaklıklarda kullanıma uygundur.

-Sit ve klape arasında sürtünme olmadığı için çok sık ve çok sayıda açılıp, kapanmaya uygundurlar.

Zayıf yönleri

– Yapıları itibariyle basınç kayıpları fazladır.

– Ölü hacim içermektedirler.

– Vana formundan dolayı içinde kalıntılar birikebilir.

– Akış, sadece vana üstünde belirtilmiş yönde mümkündür. İki yönlü çalışmaya uygun değildir. Tek yönlü vanalardır.

Akışkan cinsi

Temiz, nötr veya agresif sıvı, gaz akışkanlar.

Akış yönü

Belirtilmiştir. Aksi yönde akış doğru değildir.

Kullanım yerleri

Sıcak ve Soğuk Su Tesisatları, Buhar Tesisatları, Kızgın Yağ Tesisatları, Petrokimya Tesisleri vb.

Tahrik şekli

El ile, motorlu aktüatörler ile, kısa stroklularda mıknatıslanma ile (Solenoid valfler). 

Anma ölçüleri

DN 15’ten DN 400’e kadar olabilmektedir. 

Anma basıncı

PN 300’e kadar çıkılabilmektedir. Ancak, genelde PN 40’a kadar imal edilmektedirler. Vanalarda giriş ve çıkış basınçları arasındaki “Basınç Farkı” standartlarda (DIN 3356) bazı basınç kademe ve anma ölçülerinde anma basıncının altında verilmektedir. (Örneğin, PN 16, DN 200 Glob Vanada Basınç farkı en fazla 14 bar olabilir şeklinde verilmektedir.) Bu, anılan vananın bir ucu atmosfere açık ise vananın çalışma basıncı, anma basıncı olan 16 bar değil, ancak 14 bar olabilir anlamına gelmektedir.

Çalışma sıcaklık aralığı

Genelde –500C ve +2500C aralığı için imal edilmektedirler. 

Tesisata bağlantı şekli

Vidalı, Flanşlı, Kaynak Ağızlı

İlgili bazı mamul standartları

TS EN 13789, DIN 3356, TS 15, ANSI B16.34, BS 1873, BS 5352, BS 5152, BS 5154, BS 5160.

Uygulama örnekleri

Sızdırmanın tehlike yaratabileceği durumlarda, glob vana kullanmamız gerekiyor ise iki vanayı birbirinin peşi sıra seri olarak takabiliriz. Girişte bir kaçak söz konusu olursa, yedek bir vana sistemde hazır bulunmuş olur. Bu sistem ile basınç düşümünü de iki vanaya dağıtmış, toplam gürültü seviyesini düşürmüş oluruz. 

İşletmede dikkat edilecek hususlar

Sızdırmazlık, klape ve sit yüzeylerinin biri birinin üzerine oturmaları ile sağlandığı için, akışkanın temiz olmaması durumunda, iki yüzeyin arasına katı partiküllerin girmesi ile, öncelikle sızdırmazlık sağlanamayacak ve yüzeylerde bozulmalar olacak, kaçak başlayacaktır. Akışkanın temiz olması, filtreleme her vanada olduğu gibi, bu vanalarda da çok önemlidir.

Genel enerji tasarrufu açısından da vanaların ortama ısı kaybına yol açacak geniş yüzeyleri olduğu unutulmamalı ve ortam sıcaklığından farklı akışkanın geçtiği vanalar muhakkak izole edilmelidir.

Bu tür vanalar yapıları gereği yarı açık pozisyonda bir problem doğurmadan kalabilir. Ancak, kapanmaya çok yakın, yani vananın çok kısık tutulduğu pozisyonlarda uzun süre tutulması doğru değildir. Vananın anma ölçüsünün olması gerekenden büyük seçilmiş olduğu bu durumlarda, klape ile sit arasında bırakılmış küçük aralıkta akışkan hızı ciddi şekilde artar. Akışkanın hızlı geçişi sit ve klape yüzeyinde kılcal olarak başlayan izler bırakır. Bu izler zamanla büyür ve vana kaçırmaya başlar. Bu hızlı akış aynı zamanda yüksek gürültü anlamına gelmektedir. Ayar için kullanılacak vanalarda, tasarım debisine uygun “debi faktörü” olan vanalar seçilmelidir. Kapasitesi büyük vana seçimi, ayar kabiliyetini azaltır. Bazı durumlarda, boru anma çapından bir veya iki kademe düşük anma çaplı vanalar kullanılabilmektedir.

Bakım, onarım

Bu tür vanalarda en çok karşılaşılan sorunlar, yine sızdırmazlık yüzeylerinin aşınması ve salmastra kaçaklarıdır.

Mil salmastrasından kaçak söz konusu olduğunda, salmastra sıkıştırılarak kaçaklar önlenmelidir. Ancak vanalar tesisata bağlanmadan önce uzun süre depoda beklemiş veya sıkıştırılabilme sınırının sonuna gelmiş ise salmastralar elastikiyetlerini kaybederek, kaçırmayı önleyemez hale gelebilirler. Bu durumda onarım mümkün değildir ve salmastra yenilenmelidir.

Sızdırmazlık yüzeylerinin zarar görmüş olması sonucu onarım işi gerektiğinde, yüzeylerin taşlanması, alıştırılması gibi işlemler zorunlu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yüzden bu tür onarım işinin imalatçı firmada yaptırılması daha doğru olacaktır.

Devamını Oku

Trendler