Connect with us

Vanalar

Duyar Vana’nın üretim organizasyonu da dünya standartlarında

Yayın Tarihi:

on

Vana sektörünün köklü firmalarından Duyar Vana’nın Esenyurt’ta bulunan fabrikasına ve dökümhanesine ziyaretlerde bulunduk. Başta Duyar Vana Genel Müdürü Faruk Çizmecioğlu ve İş Geliştirme Müdürü Mehmet Çim olmak üzere bizleri konukseverlikle ağırlayan ve üretim organizasyonu ve süreçleri hakkında tafsilatlı bilgiler sunan Duyar Vana ailesinin bütün fertlerine teşekkür ediyoruz.

 

Duyar Vana Genel Müdürü Faruk Çizmecioğlu ile İş Geliştirme Müdürü Mehmet Çim

Pompa ve Vana Sistemleri Dergisi ekibiyle birlikte

 

Duyar Vana 1965 yılında, küçük bir fabrikada üretime başlayan fakat bugün dünyanın 67 farklı ülkesine ihracat yapan, global bir şirket. İstanbul Esenyurt’taki fabrika ve Gürpınar’daki dökümhanenin yanı sıra Ataşehir’deki sprinkler üretim tesisi ile Tekirdağ bölgesinde Çerkezköy, Kocaeli bölgesinde ise Gebze’de bulunan modern fabrikalarıyla üretim ve dizayn faaliyetlerine devam eden Duyar Vana, dünya çapında 700’den fazla projeye tedarik sağlamış, güçlü bir üretici.

Vana üretiminin büyük bir kısmının gerçekleştirildiği Esenyurt’taki, 16 bin metrekarelik alan üzerine kurulu fabrikada, PSVÜ/Son Üretim Yöneticisi Aykut Özman, ekibimize üretim süreçleriyle ilgili ayrıntılı bilgiler verdi. Üretim aşamalarının tamamının tesis içerisinde yerleşik olan 5 bin metrekarelik talaşlı imalat sahasında, CNC kontrollü yatay işleme, dikey işleme ve torna tezgâhlarında gerçekleştirildiğini belirten Özman, üretimin en önemli bölümlerinden biri olan modelleme işleminin de fabrika bünyesinde bulunan kalıphane bölümünde, güncel dizayn programları ile CNC tezgâhlardan oluşan makine parkında yapıldığını söyledi.

Duyar Vana fabrikasındaki üretim aşamasında ürünlerin tamamı; tam otomatik kalıplama makinelerinde kalıplanmakta, bilgisayar kontrollü işleme merkezlerinde işlenmekte, plc kontrollü test cihazlarında %100, gövde dayanım ve sızdırmazlık testlerine tabi tutulmakta, talebe göre yaş veya toz boya proseslerinden sonra müşteriye sevk edilmektedir.

Aykut Özman, fabrikada kurulu “hücre üretim sistemi” vasıtasıyla malzeme akışı hızlandırıldığını ve üretim içerisindeki kayıp kaçaklar minimize edilmiştir vurgusu yaptı.

Üretim sürecine ilişkin açıklamalar yapmayı sürdüren Özman, şunlari belirtti: “Merkez depomuz üretim sahasının içine alınmış olup, malzeme talepleri süpermarket raflarından el terminalleri yardımıyla sahaya beslenmektedir. Montaj bölümünde ürünler büyük bir titizlik içerisinde operasyona alınarak boyama işlemine hazırlanır. Montajı biten ürünler için bir diğer üretim istasyonu boyama işlemidir. Elektrostatik toz boya kullanılarak yaklaşık 200 santigrat derece sıcaklıkta fırınlanan parçalar boyama işlemi bittikten sonra test istasyonlarında yüzde 100 fonksiyon ve dayanıklılık testlerinden geçirilerek ambalajlama operasyonu için hazırlanmaktadır.”

Vana döküm fabrikası

Duyar Vana ziyaretimizde ikinci durağımız ise Gürpınar’daki döküm fabrikası oluyor. 8 bin metrekare alan üzerine yerleşik olup, bünyesinde 2008 yılında devreye alınan Japon menşeli otomatik yaş kalıplama hattı ve 2010 yılında kurulan İngiltere menşeli reçine hattı bulunan dökümhanede, maça üretimi, kum hazırlama ve sevk sistemi tam ve yarı otomatik olup, kontrol tamamen PLC sistemleri vasıtasıyla gerçekleştirilmektedir.

Döküm fabrikasıyla ilgili bilgileri ise Duyar Vana Dökümhane Yöneticisi Sadık Türkavcı’dan alıyoruz. Sadık Bey, 350 kg, 750 kg ve 2.000 kg/saat kapasiteli üç ayrı ergitme istasyonuyla birlikte günde 60 tonluk döküm kapasitesine sahip olduklarını, mekanik ve kimyasal laboratuvarlar yardımıyla tüm prosesin kalıp kumu kontrolü, metal analizi, ölçüsel kontrolleri, çekme ve sertlik incelemelerinin yapılabildiğini belirtiyor.

 

Pik ve Sfero döküm vanaların yanı sıra pirinç, bronz ve alüminyum alaşımlarının dökümünü de kendi tesislerinde gerçekleştirdiklerini belirten Sadık Türkavcı, son üretim bölümünde ise montaj ve dayanıklılık testlerinin uygulandığını belirtti.

Duyar Vana dökümhanesi, tüm fabrikayla birlikte dahil olduğu yalın üretim çalışmaları sayesinde, Türk döküm sanayisi ve ilgili tüm resmi kurumlarda örnek gösterilen dökümhaneler arasında yer almaktadır.

Türkiye’de ilk defa yangın ürünlerinin üretimini ve UL, FM, LPCB, EAC, CE, TSE belgelendirmelerini gerçekleştiren Duyar Vana; Kalite Sistem Yönetimi,  Bilgi Güvenliği Yönetimi Sistemleri ve Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemlerindeki başarısını ISO 9001, ISO 27001 ve ISO 10002 belgeleriyle perçinlemiştir.

Tüm müşterileri için, kalitesi, fiyatları, satış sonrası hizmeti ve teslimat süresiyle tercih edilen bir marka olan Duyar Vana, Türkiye geneline yayılmış 60’dan fazla seçkin bayisi ile müşterilerine her koşulda, en üst düzeyde hizmet ve lojistik destek vermektedir.

 

 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Vanalar

Ayvaz, “Türkiye’yi ilklerle buluşturmaya devam edecek”

Yayın Tarihi:

on

Ülkenin köklü şirketlerinden Ayvaz’ın İcra Kurulu Başkanı Serhan Alpagut’la keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Ayvaz’ın tarihinden yeni e-ticaret sitesine ve sosyal sorumluluk projelerine kadar pek çok konuda bizlere bilgi sunan Sayın Alpagut’a teşekkür ediyor ve sizleri bu söyleşiyle baş başa bırakıyoruz.

Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Adım Serhan Alpagut. 1970 yılında Sakarya’da doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Karadeniz Ereğlisi’nde tamamladım. 1992 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Metalurji Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Mezun olur olmaz Ayvaz’da çalışmaya başladım. Kariyerimin ilk iki yılı boyunca imalatta çalışarak, uygulama bilgimi geliştirme fırsatı buldum. Sonraki iki yıl boyunca İç Satış Mühendisi olarak görevlendirildim. O yıllarda şirket olarak ihracat çalışmalarına odaklanmaya başladığımız için, takip eden dört yıl boyunca yurt dışında görevlendirildim. Başarılı geçen bu dönemin ardından Türkiye’ye tekrar döndüm ve Satış Müdürlüğü görevinde rol almaya başladım. Uzun bir süre Ticaret Müdürlüğü adı altında, hem satış hem de satın alma konularında şirketimize katkılar sunmak için çalıştım. 2003 yılında Yönetim Kurulu Üyesi olduğum şirketimizde, 2010 yılı itibariyle İcra Kurulu Başkanı sıfatıyla çalışmalar yürütüyorum.

Ayvaz’ın İcra Kurulu Başkanı Serhan Alpagut

Ayvaz hem sektörün hem de ülkenin köklü firmalarından. Firmanızın tarihçesinden kısaca bahsedebilir misiniz?

Ayvaz, ticari hayatına 1948 yılında İstanbul Tarlabaşı’nda küçük bir imalathane olarak başladı. Sektöre Karaköy’deki Perşembe Pazarı’nda çıraklık yaparak giriş yapan Hacı Ayvaz, buradan elde ettiği bilgi ve deneyimleri kurucusu olduğu Ayvaz’a aktararak 16 kişilik küçük bir ekiple musluk üretimi yapmaya başladı. Şirket uzun süre kısıtlı imkânlarla fakat emin adımlarla ticari faaliyetlerine devam etti. 1960 yılında bronz gemi vanalarının üretim ve satışını gerçekleştirmeye başlayan Ayvaz, 1970’li yılların başlarında sanayide kullanılan çeşitli tipteki vanaları ürün gamına ekledi. 80’lerin başlarında ise ülke çapında tanınan bir marka haline gelmeye başladı. “Türkiye’de olmayanı üretmek” misyonuyla hareket eden Ayvaz, bir ilki gerçekleştirerek Fransız Calorstat firmasının lisansı ile EJMA standartlarında kompansatör üretmeye başladı. Türkiye’nin ilk kompansatör üreticisi olarak adını duyuran şirket; 1982 yılında İtalyan Fantini Cosmi firması lisansı ile Kazan Tağdiye Cihazı, 1983 yılında ise sahip olduğu uluslararası patent ile Kondenstop üretimine geçti. Tarlabaşı’ndaki imalathane artan taleplere yanıt veremediği için 1984 yılında Avcılar’da bir fabrikaya geçildi. Avcılar fabrikada, o güne kadar “sadece yurt dışından getirilen” paslanmaz çelik hortumu ülkemizde üretmek adına çalışmalara başlandı. Türkiye’nin ilk esnek metal hortumu işte burada, Ayvaz tarafından üretildi.

Bugün Ayvaz sadece merkez fabrikasında 500’ün üzerinde çalışanıyla Türkiye tesisat sektörüne adını yazdırmış büyük bir şirket. Yurt içinde 10 bölge müdürlüğü ve 78 bayi ile hizmet veren Ayvaz, yurt dışında Rusya, Bulgaristan, Çin ve Polonya’da üretim tesisleri; Rusya, Ukrayna, İtalya, Almanya, Suudi Arabistan, Dubai, Polonya, Çin, Kazakistan ve Sırbistan’da ise bölge ofisleri ile satış organizasyonunu gerçekleştiriyor.

Piyasaya sunduğunuz ürün grupları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Ayvaz’ın ürün gamı gerçekten çok zengin. Pazarlama karmamızı ana ürün grupları olarak şöyle sıralayabilirim: Kompansatörler, esnek metal hortumlar, seviye kontrol cihazları, kondenstoplar yani buhar kapanları, vanalar, yangın grubu ürünleri ve yalıtım ürünleri. Kompansatör ve paslanmaz çelik hortum konusunda Türkiye’deki ilk üretici firmayız.

Ağırlıklı olarak hangi sektörlere çözüm üretiyorsunuz?

Ürün gamımızda 3.000’den fazla ürün bulunuyor. Bu kadar geniş bir ürün gamı tabii ki çok zengin bir sektörel yelpazede kullanılıyor. Doğal gaz sektöründe, HVAC alanında, inşaat projelerinde, toplu konutlarda, AVM’lerde, rezidanslarda, gemi sanayiinde, güneş enerjisi sistemlerinde, fabrikalarda, rafinerilerde ve hemen her tür endüstride Ayvaz markasını görmek mümkün. Dünya çapındaki önemli yapılarda Ayvaz markası tercih ediliyor. Yurt içinde Zorlu Center, Torium AVM ve Varyap Meridian gibi dev projeler; yurt dışında ise Irak Baiji Rafinerisi, Rusya Toyota fabrikası ve Azerbaycan Bakü Havalimanı gibi prestijli yatırımlar şirketimizin referansları arasında yer alıyor.

Öncü bir firma olarak Ayvaz, AR-GE çalışmaları kapsamında neler yapıyor?

70 yıllık Ayvaz tarihinden gelen, sektörde “ilk”leri gerçekleştirme felsefesinden güç alarak Türkiye tesisat sektörünün ilk Ar-Ge Merkezi’ni faaliyete geçirdik. Bundan dolayı gururluyuz. Şimdilik 20 kişiden oluşan yüksek nitelikli Ar-Ge merkezinde katma değeri yüksek ürünler ve prosesler geliştirmeyi hedefliyoruz. İthal ürünlere alternatif olacak üstün özelliklere sahip milli muadiller üzerinde de çalışacağız. Bu teknolojik atılımla müşteri ihtiyaçları doğrultusunda ürünler üzerinde sürekli iyileştirmeler ve geliştirmeler yapma konusunda da fark yaratmayı hedefliyoruz. En iyi kalitede ürünlerin dünyada kabul edilmiş yasal şartlara, standartlara ve müşteri taleplerine uygun olarak tasarlanması, üretilmesi ve kaliteden ödün vermeden sunulması konusunda var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. 70 yıllık deneyimle elde ettiğimiz teknik bilgi birikimimizi, Ar-Ge merkezimizde inovasyona dönüştüreceğiz.  

Ayvaz, sektörde inovasyon ve AR-GE denilince akla gelen, lider markalardan biri haline gelmiş durumda. Uzun yıllar sonucunda edindiğimiz teknik bilgi birikimimizi, yeni ürünler geliştirmek için kullanıyoruz. AR-Ge merkezimizde 2019-2010 için yeni ürün ve paket projeleri için hazırlık yapılıyor. Yeri geldikçe konuyla ilgili son gelişmeleri duyuracağız.

E-ticaret siteniz ayvazonline.com ile son tüketicilere ulaşıyorsunuz. Siteyle ilgili biraz bilgi verir misiniz? Son kullanıcılar niçin buradan alışveriş yapmayı tercih etmeli?

Ayvazonline, bizim uzun süredir üzerinde çalıştığımız bir e-ticaret projesiydi. Türkiye’nin dört bir yanındaki -özellikle düşük miktarlarda alım yapmak isteyen- son kullanıcıların Ayvaz ürünlerine kolayca erişimini sağlamak amacıyla üç yıl kadar önce hayata geçirdik. Bu süreçte açıkçası beklediğimizden daha yüksek bir ilgiyle karşılaştık. Ürün gamımızdan çok farklı ürünlerin siparişini bu kanalla almaya başladık.

Sitemizin avantajlarını kısaca sıralayacak olursak; kullanıcılara oturdukları yerden, internete bağlı herhangi bir cihazdan kolayca alışveriş yapma imkânı sunuyoruz. Üyelerimizi, sipariş tutarları ne olursa olsun Türkiye’nin her yanına ücretsiz kargo seçeneğimizle mutlu ediyoruz. Müşterilerimizin kredi kartıyla alışveriş sürecini maksimum güvenlikte gerçekleştirmesi için 128 bit SSL güvenlik sertifikasına sahip olan sitemizde, kredi kartına vade farksız 4 taksit avantajı da sağlıyoruz.

Dünya hızla değişiyor ve bu hızı yakalayamayanlar geride kalıyor. Biz şirket olarak her zaman olduğu gibi bugün de geleceğin peşinden gidiyoruz. Kullanıcı odaklı, erişilebilir ve pratik çözümlerle dijital mecrayı maksimum derecede kullanmayı hedefliyoruz. Ayvazonline ile oyunun kurallarını değiştiriyoruz. Yeni sezonda sitemizin tanıtımına ağırlık vermeye ve birbirinden büyük indirimleri son kullanıcılara sunmaya hazırlanıyoruz. Her ay belirli bir ürün grubunda %50’ye varan indirimler kullanıcılara sunulacak ve Ayvaz kalitesinin her haneye girmesi amaçlanacak. Yani kısaca bizi takip etmeye devam edin demek istiyoruz.

Marka bilinirliğini artırma ve prestiji perçinleme konusunda ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Ayvaz, halihazırda hem yurt içinde hem de yurt dışında “kalite” ve “güven” kelimeleriyle özdeşleşmiş bir marka. Ülkemize ve sektöre yenilikleri kazandırma misyonumuza ve mekanik tesisat sektöründe dünya çapında bir “marka” olma iddiamıza sonuna kadar bağlıyız. Bu bağlılık, Ayvaz çatısı altında sektöre sunduğumuz tüm ürün gruplarında ve hizmetlerimizde doğal olarak fark yaratmamızı sağlıyor ve markamızın yaygınlaşmasına katkıda bulunuyor. Fakat ihtisasınız ve iş alanınız makineler olsa bile, neden daha iyi olduğunuzu insanlara anlatmanız ve firmanızın görünen yüzüne de kurumsal kültürünüzü yansıtmanız lazım. Bu nedenle sadece insana, makine parkuruna değil firmamızın tanıtımına da yatırım yapıyor ve profesyonel bir tam hizmet ajansıyla çalışıyoruz.

Sektörde herkesin bildiği dergilerde yer almak, fuarlarda boy göstermenin çok ötesinde kendi alternatif tanıtım çalışmalarımızı planlıyor ve hayata geçiriyoruz. Örneğin, geçen sene Antalya’da, üç gün süren “Globally Local” isimli dev bir sempozyum gerçekleştirdik. Sektörümüzde birçok açıdan “ilk” niteliğindeki bu dev organizasyonda ulusal ve uluslararası çapta dev projelere imza atmış çok önemli proje sorumlularını, taahhüt firmalarının temsilcilerini, kontrolörleri ve kamu sektöründen önemli teknik kişileri ağırladık. Yurt dışından yabancı konuşmacıların ve alanında uzman akademi duayenlerinin de sunumlar yaptığı sempozyum, tartışmasız sektörün en konuşulan etkinliklerinden biri oldu. “Globally Local” sempozyumunun gelenekselleşeceğini buradan duyurabilirim. Şimdilik bu kadar bilgi verebiliyorum.

Sosyal sorumluluğa da oldukça önem veren bir firma olduğunuzu biliyoruz. Bu konuda neler söylersiniz?

Ayvaz, uzun zamandan beri sosyal sorumluluk faaliyetleriyle tüm sektöre örnek teşkil eden bir şirket. Kızılay’la iş birliği halinde gerçekleştirdiğimiz geleneksel kan bağışı organizasyonları, meslek liselerine sağladığımız teknik materyal destekleri, ihtiyaç sahipleri için belli dönemlerde yaptığımız kıyafet, defter, kitap bağışları bunlardan sadece birkaçı… Fakat bu sene, tüm bu sosyal sorumluluk faaliyetleri arasında belki de bizi en çok mutlu edenini gerçekleştirdik. Size kısaca anlatayım: Bir gün Hakkari Çukurca’da görev yapan bir öğretmenden şirketteki bir arkadaşımıza mesaj geldi. Kendisi bize yazdığı mesajda, okulundaki imkânların sınırlı olduğunu, öğrencilerin maddi açıdan sıkıntı çektiğini ve mümkünse destek vermemizi beklediğini belirtmişti. Biz de bunun üzerine okul müdürüyle irtibata geçerek konunun detaylarını öğrendik ve hangi noktalarda destek olabileceğimizi görüştük. Müdürümüz, Ayvaz’ın eğitime destek faaliyetlerindeki ciddi tutumunu göz önüne alarak bağış faaliyetini okul çapında yapıp yapamayacağımızı sordu. Büyük bir mutlulukla olumlu yanıt verdik ve çalışmalara başladık.

Okulun âtıl durumdaki konferans salonuna iki yüz adet konferans koltuğu; kütüphanesine çok sayıda masa ve sandalye gönderdik. Okulun eğitim materyali açısından eksiklik çeken anaokulu bölümü içinse Ayvaz çalışanları bir araya gelerek eğitici oyuncak ve çocuk kitabı alışverişlerinde bulundular. Yapılan tüm yardımlar şirketin Hadımköy’de yer alan merkezinde toplanarak büyük bir kamyona yüklendi ve bağış birkaç gün süren zorlu yolculuktan sonra sınır köyünde bulunan okula ulaştı. Ayvaz’ın desteğine teşekkürlerini bildirmek isteyen okul yönetimi tarafından okulun konferans salonuna “Ayvaz Konferans Salonu” adı verildi.

Ayvaz olarak eğitim alanındaki sosyal sorumluluk faaliyetlerine her zamankinden daha çok önem gösteriyoruz. Çünkü muasır medeniyetler seviyesini aşmak istiyorsak, ilk adımın eğitimle atılacağını biliyoruz. Biz üstümüze düşeni yapmakla yükümlü, sorumlu bir şirketiz. Çukurca’daki okulla yaptığımız bu iş birliği, şirket yöneticilerimizden çalışanlarımıza kadar tüm Ayvaz ailesinin yüzünü güldürdü. Yardımlarımız, desteklerimiz artarak devam edecek.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Ülkemize ve sektöre yenilikleri kazandırma misyonumuza ve sektöründe dünya çapında bir “marka” olma vizyonumuza sonuna kadar bağlıyız. Bu bağlılık, Ayvaz çatısı altında sektöre sunduğumuz tüm ürün gruplarında ve hizmetlerimizde doğal olarak fark yaratmamızı sağlıyor. Bu farkın yarattığı ivme, dünya çapında bir şirket olma yolunda ilerlememizi sağlıyor. 70 yıllık Ayvaz tarihinde ne olduysa, bundan sonra da o olacaktır. Türkiye’yi “ilk”lerle buluşturmaya devam edeceğiz; yapılamayanı yapmaya, kalite standartlarını yükseltmeye ve dünyada hak ettiğimiz yeri almaya çalışacağız.

Devamını Oku

Vanalar

Dikkan Vana, Ar-Ge ile büyüyor, Endüstri 4.0’a koşuyor

Yayın Tarihi:

on

İçinde bulunduğumuz dönemde 40. yılına ulaşma gururunu yaşayan Dikkan Vana, teknoloji, Ar-Ge ve tesis yatırımlarıyla geleceğini sağlam temeller üzerine kuruyor.

Dikkan Grup Genel Müdür Yardımcısı Saltuk Samir Türkiye’nin ilk Ar-Ge merkezine sahip vana üreticisi olduklarını hatırlatarak, “Yaklaşık bir yıl boyunca çok ciddi bir çalışma dönemi geçirerek bu unvanı aldık. Vana sektöründe Ar-Ge merkezi olan ilk marka olarak da çok ciddi imkânlarımız ortaya çıktı. Ar-Ge merkezimiz hem ürünün teknik yeterliliği hem de müşteriye sunulacak çözümlerde Endüstri 4.0 çerçevesinde birçok yeni çözüm ve çalışmaya imza atmamıza olanak sağladı. 40. yılımızda sanayi devrimini yaşamak üzere adımlar atıyoruz” şeklinde konuştu.

Eş zamanlı yatırımlar

Endüstri 4.0 konusu üzerinde kurum içi çalışmaların ayrıntılarından bahseden Samir, gerçekleşen yatırımların devam edeceğini belirtti. “Mobil aplikasyonumuzla ve web sitemizle doğru ürünü seç uygulaması ile artık kullanıcılarımızın kendi sistemlerine en uygun ürünü nasıl seçecekleriyle ilgili yönlendirme programlarımız mevcut. Böylece daha seçim aşamasından başlayarak teknik tecrübemizi müşterimize aktarmaya başlayabileceğimiz bir platform oluşturmayı başardık. Bünyemizde bulundurduğumuz 3 boyutlu yazıcı sistemleri ve dijital simülasyon gerçekleştirebilecek ileri düzey tasarım programları ile tasarım, model yapım ve ürünün seri üretime adapte edilmesi süreçlerini oldukça verimli, hızlı ve teknik olarak faydalı bir seviyede gerçekleştirebilecek altyapıya sahibiz” diyen Samir, Endüstri 4.0’ı yaklaşık 1,5 yıldır konuştuklarını ve bu konuda erken yola çıktıklarını ifade etti.

“Çalışmaları Endüstri 4.0 komitemiz yürütüyor”

Dikkan Vana içinde 1 yıl önce kurulan proje ekibi, konu hakkında yoğun olarak çalışmalar yürütüyor. Bu konuda şirket içi geliştirici sunumlar ve toplantılar gerçekleştiriyor. Endüstri 4.0 kavramının tüm bileşenleri ile sisteme nasıl entegre olacağı hakkında projeler gerçekleştiriyor. Saltuk Samir, “Hedefimiz Endüstri 4.0’a entegre olurken sistemin bir sensör çöplüğüne dönmemesi. Gereksiz yatırımları önlemek için ince eleyip sık dokumamız gerektiğini biliyoruz. Bunun için de Endüstri 4.0’a en hızlı şekilde dönüşüm yapabilmeye hazır olan üretim noktalarını pilot noktalarımız olarak seçtik. Şu an kaynak robotumuzu ERP sistemimize bağlayarak süreci insandan bağımsız hale getirerek sistemdeki tasarım, model ve modeldeki değişiklikleri algılayıp tüm datayı ürün üzerine uygulayabileceği bağlantıyı oluşturmak üzerine çalışmalarımız devam ediyor” dedi.

3 aşamada Endüstri 4.0

Endüstri 4.0 konusunu firma içinde 3 ana başlık ile ele aldıklarını belirten Samir, bu başlıkları şöyle açıkladı: “Ar-Ge ile birlikte yapılan çalışmalar ve kaynak robotunun bu birimle haberleşmesi Smart Production adını verdiğimiz vananın üretim tarafıyla ilgili geliştirme projemiz. Smart Valve için RFID cıvata ile vanaların montajını gerçekleştirip radyo dalgalarıyla vanadan gerçek zamanlı bilgilerin alınabildiği bir sistem geliştirme konusunda çalışmamız bulunuyor. Buna ek olarak vananın bulunduğu hattın basınç, sıcaklık ve akışkan değişiklikleriyle vananın davranışlarının değiştirilebileceği bir projemiz bulunuyor. Bu patent çalışmamız da Smart Valve modelimizin altında yer alıyor. Smart Business konusunda da müşterilerimizin ihtiyaçlarına nasıl destek olabileceğimizi, vananın kullanıcıya veya sisteme nasıl bir bilgi vermesi gerektiğiyle ilgili verileri elde etmeye çalıştığımız çalışmalarımız bulunuyor. Farklı dataları toplayabilecek sensörlerin, anlamlı bir veri bütünü haline getirilmesi ve sisteme fayda sağlayabilmesi adına özellikle elektronik, otomasyon ve siber çözümler üzerinde proje çalışmalarımız var.”

Devamını Oku

Vanalar

ÖZKAN Makine, ihtiyaca özel çözümleriyle fark yaratıyor

Yayın Tarihi:

on

ÖZKAN Makine Genel Müdürü Ümit Şevik sorularımız yanıtladı. Ümit Bey, ÖZKAN’ın ürün grupları ve üretim süreçleri hakkında bilgiler verirken, sektöre ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Sizleri bu söyleşiyle baş başa bırakıyoruz.

 

ÖZKAN Makine Genel Müdürü
Ümit Şevik

Öncelikle sizi ve firmanızı kısaca tanıyabilir miyiz?

Merhaba, ben Ümit Şevik. Makine mühendisiyim. 2001 yılından beri ÖZKAN Makine AŞ’de satıştan Ar-Ge’ye farklı birimlerde çalıştım. 2016 yılından beri genel müdür olarak görevime devam ediyorum.

Piyasaya sunduğunuz ürün grupları hakkında bilgi verebilir misiniz?

ÖZKAN’ın geniş bir ürün yelpazesi var. İçme suyu ve ham su hatlarında kullanılan izolasyon ve kontrol amaçlı vanalar, hava tahliye vanaları, çekvalfler ve bağlantı ekipmanlarının tasarım, üretim ve satış sonrası hizmetlerini gerçekleştiriyoruz. Ana ürün grubumuz çift flanşlı kelebek vanalar.

Bunlara ek olarak özel çözümler de üretiyoruz. Müşterimizin ihtiyacını dikkatle dinleyip, kullanıcıya özel çözümler üretiyoruz. Bu da rakiplerimize karşı ciddi bir avantaj sağlıyor. Her yeni çalışmada tecrübemize tecrübe katıyoruz. “Biz de bu ürün var. Bunu kullanın” demek yerine “Sizin için bu çözümü ürettik” diyoruz. Bu da kısa sürede yeni kilit müşterilerimiz olması anlamına geliyor.

Pek çok yeni ve farklı ürünümüz var. Başkalarının ilk defa duyduğu bir ürün, çoğu zaman bizim daha önce üretip, müşterimizin halihazırda kullanmakta olduğu bir uygulama oluyor.

Ağırlıklı olarak hangi sektörlere çözüm üretiyorsunuz?

Ağırlıklı olarak su tedariği için ürünler üretiyoruz. Ancak bizim ürünlerimiz kentlere su sağlayan ana hatlar, büyük pompa istasyonları ve enerji santralleri için. Yani ürünlerimizi yapı marketlerin raflarında göremiyorsunuz. Ancak dünyanın pek çok bölgesinde şehirlere su sağlayan hatlarda ÖZKAN’ın ürünleri kullanılıyor.

Endüstriyel kuruluşlar ve enerji santralleri için özel çözümlerimiz var. Zaman zaman tamamen kullanıcının istekleri doğrultusunda tasarlanıp, üretilen özel çözümler üzerinde çalışıyoruz.

Deniz suyu ve korozif akışkanlar için özel çalışmalarımız var. Madenlerden, deniz suyu arıtma tesislerine, büyük endüstriyel tesislerden, okyanusları dolaşan gemilere pek çok yerde ürünlerimiz kullanılıyor.

Satış ve satış sonrası hizmetleriniz hakkında bizi bilgilendirir misiniz?

Satış ekibimiz öncelikle müşterilerimizi dinliyor. Müşterinin neye ihtiyacı olduğunu anlayıp, bu doğrultuda bir çözüm sunuyoruz. Bu çözümün içinde Ar-Ge desteği, ürün, montaj ve devreye alma desteği ile satış sonrası destek de bulunuyor.

Hizmetlerimiz, satış öncesi proje desteği, ürün seçimleri ve alternatif çözümler üretmek olabiliyor. Satış sonrasında montaj ve devreye alma konusunda destek veriyoruz. Bakım ve onarım ile garanti ve servis isteklerinde de müşterimizin daima yanındayız. Ürünlerimiz dünyanın neresinde olursa olsun, birkaç gün içinde destek veriyoruz. Türkiye içinde bu süre saat mertebesinde.

ÖZKAN Makina, Ar-Ge çalışmaları kapsamında neler yapıyor?

Ar-Ge birimimiz pek çok proje takip ediyor. Bunların arasında mevcut ürün ve hizmetlerimizi geliştirmeye yönelik projeler, yeni ürün geliştirme projeleri ve üretim verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalar bulunuyor.

Ayrıca bağlı bulunduğumuz Hawle Avusturya Grubu ile takip ettiğimiz ortak projeler de var.

Ar-Ge bizim için son derece önemli bir birim. Müşteri istekleri doğrultusunda özel imalat yaptığımız için, Ar-Ge birimimize çok iş düşüyor.

Verimlilik ve sürdürülebilirlik kavramları ÖZKAN Makina için ne ifade ediyor.

İmalat yapan firmalar için şartlar her geçen gün ağırlaşıyor. Malzeme ve işçilik giderleri sürekli yükseliyor. Buna karşılık son kullanıcının beklentisi fiyatların düşmesi yönünde. Bu da üreticiyi ürünlerini daha kaliteli ancak daha ucuza üretmeye zorluyor.

Verimliliği ve üretim kapasitesini artırma üzerine çalışmalarımız ve buna bağlı bir yatırım planımız var. Amacımız daha kaliteli ürünleri daha uygun maliyetlerle kullanıcılarımıza ulaştırmak.

Tüm bu yatırımları ve değişimleri hayata geçirirken, bizi biz yapan değerlere de bağlı kalıyoruz. ÖZKAN bugün sektöründe kalitede öncü bir kuruluş. Pek çok yeniliği ülkemize ilk biz getirdik, getirmeye devam ediyoruz. Bunlar hep bizden bekleneni en iyi şekilde karşılama arzusu ile yapılan çalışmalar.

Sektörün Endüstri 4.0 kapsamındaki gelişimini değerlendirir misiniz?

Yurtdışında vana üreticileri Endüstri 4.0 kapsamında ciddi yatırımlar yapıyorlar. Merkezimiz ile beraber, biz de bu konuda çalışmalar yapıyoruz.

Ürünlerimizin yapısı ve proje bazlı çalışmamız nedeniyle seri imalat yapan firmalar kadar köklü değişimler planlayamıyoruz. Ancak pek çok prosesimizi Endüstri 4.0’a adapte etmek için çalışmalarımız devam ediyor.

Piyasadaki rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Günümüzde, en kaliteli ürün ile en düşük kaliteli ürün aynı kefeye konuyor. Sonuçta konu fiyata endeksleniyor. Bu nedenle kaliteli imalatçının ihalelerde pek bir şansı olmuyor.

Şartnamelerin kaliteli ve kalitesizi ayırt edecek hale getirilmeleri gerekiyor. Kontrol ekiplerinin kaliteli ve kalitesizi ayırt edecek derecede yetkin olmaları da bir o kadar önemli.

Ürünleri son kullanıcı tarafından beğenilmeyen, çok sık arıza yapan, hatta daha ambalajlarından çıkarılmadan kullanılmaz hale gelen üreticiler ile aynı kefede tutulduğunuz bir ortam ne yazık ki adil olmaktan çok uzak.

Kısa veya uzun vadede hayata geçirmeyi düşündüğünüz projelerinizi bizlerle paylaşır mısınız?

Kısa vadede ürün ve hizmetlerimizi iyileştirme ve geliştirme projelerimiz var. Bunlara ek olarak ürünlerimize ve sistemimize ait kalite belgeleri üzerine de projelerimiz bulunuyor. Örnek vermek gerekirse, tüm ürünlerimiz CE belgeli. Farklı ülkeler için geçerli içme suyu onaylarımız var. Bunları giderek çoğaltıyoruz.

Orta vadede üretim kapasitemizi artırmaya yönelik projelerimiz var. Bu projelerin ilk adımları 2018 ilk çeyreğinde atıldı. Plan doğrultusunda devam ediyorlar.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Su hayat demektir. ÖZKAN’da bu değerli kaynağı, en az kayıp ve minimum enerji ile insanlara ulaştıracak çözümler üretiyoruz. Amacımız gelecek nesillere daha yaşanır bir dünya bırakmak.

Bizler ülkemizin su zengini olduğu öğretisi ile büyüdük. Ancak aslında su kaynaklarımız oldukça sınırlı ve sistemdeki kayıp ve kaçaklar nedeniyle bu sınırlı kaynak gerektiği gibi kullanılamıyor.

Kaliteli ürünlerin kullanıldığı sistemlerde bu kayıpların ciddi oranda düştükleri ve işletme maliyetlerinin de azaldığı bilinen bir gerçektir. Ülkemizde bu bilincin yerleşmesi için çalışıyoruz.

Devamını Oku

Trendler