Connect with us

Vanalar

Dikkan Vana 40. yılında yeni hedeflere yürüyor

Yayın Tarihi:

on

İzmir merkezli köklü vana üreticisi Dikkan Vana’ya, ISK Sodex Fuarı’nda bir ziyaret gerçekleştirdik. Fuar telaşesi esnasında bize vakit ayıran ve tafsilatlı açıklamalarda bulunan Dikkan Şirketler Grubu Satış ve Pazarlama Direktörü Alkım Gür’e teşekkür ediyor ve sizleri bu keyifli sohbetle baş başa bırakıyoruz.

Öncelikle sizi ve firmanızı kısaca tanıyabilir miyiz?

İsmim Alkım Gür, Dikkan Şirketler Grubu’nda yaklaşık 2 yıldır satış ve pazarlama direktörü olarak görev yapmaktayım. Dikkan Grup, İzmir’de yerleşik bulunan, bu yıl 40. yılını kutlayan bir şirketler grubudur. Grup 6 ana iş kolu ile operasyonlarını sürdürmektedir.

Amiral gemimiz Dikkan Vana denizcilik sektörüne, enerji tesislerine, endüstriyel tesislere, su ve atık su proseslerine vana üretmektedir. Birçok farklı alaşımın üretimini gerçekleştiriyoruz. Vana üretiminde; model, tasarım, Ar-Ge, döküm, işleme ve montaj gibi tüm üretim süreçlerini kendi bünyemizde gerçekleştiriyoruz. Bu anlamda Türkiye’nin ilk ve tek entegre tesisine sahip vana üreticisiyiz.

İkinci iş kolumuz Dikkan Kablo ile alçak gerilim kabloları üretiyoruz. Bu alanda üretim kapasitesi ve teknoloji anlamında Türkiye’nin ilk beş üreticisinden birisiyiz. Avrupa’nın birçok ülkesine yoğun bir şekilde ihracat gerçekleştiriyoruz. Hem bakır hem de alüminyum kablo olarak geniş bir ürün portföyüne ve gerekli kalite sertifikalarına sahip durumda pazarda her geçen gün daha da güçleniyoruz.

Üçüncü iş kolumuz Dikkan Hadde çatısı altında pirinç ve bronz külçe, takoz ve çubuk üretimi yapıyoruz. Bu ürünlerimiz genellikle armatür, savunma sanayii, mobilya ve elektrik sektörlerinde yarı mamul olarak kullanılıyor. Bu alanda da iç piyasada ilk üreticilerden biri olduğumuz gibi Almanya ve İtalya’ya da ihracat yapıyoruz.

Dördüncü iş kolumuz ise Dikkan Döküm. Bu alanda hem vana fabrikamız için döküm gerçekleştiriyoruz hem de dışarıya fason döküm gerçekleştiriyoruz. Dünyadaki tüm bilindik sertifika kuruluşlarından onaylı bir dökümhaneyiz.

Beşinci iş kolumuz, çekme, savurma ve kuma döküm teknikleriyle bronz üretimleri gerçekleştirdiğimiz İz Metal firmamız.  Bu ürünler de genelde kesin çizgilere ve standartlara sahip olan havacılık sanayiinde kullanılıyor.

Son iş kolumuz da Işıksan Geri Dönüşüm Tesisleri’dir. Aliağa’daki grubumuza ait gemi geri dönüşüm tersanelerimiz ile hurda gemileri uluslararası standartlara uygun olarak tekrar sanayiye kazandırıyoruz. Son dönemde petrol fiyatlarının düşüşüyle birlikte pek çok petrol platformu kullanım dışı kaldı. Son iki yıldır yoğun bir şekilde petrol platformlarını geri dönüştürme işlemlerini yürütüyoruz. Petrol platformlarının sökümü ciddi bir bilgi ve birikim gerektiriyor. Işıksan da bu alandaki tecrübesiyle dünya çapında bir firmadır.

Gemicilik sektörüne sunduğunuz çözümlerden bahsettiniz, biraz daha açar mısınız?

Kuruluşunun 40. yılını kutladığımız şirketimizin amiral gemisi ve 40 yıldır faal olan kısmı Dikkan Vana’da yaptığımız üretimin yüzde 70’i de denizcilik sektörüne yönelik olarak gerçekleşiyor. Yaklaşık 30 yıldır Avrupa’ya çok yoğun ticaret gerçekleştiriyoruz. Bu sektördeki iş hacmimizin yüzde 80’ini Hollanda, İsveç, Norveç ve Almanya’ya yaptığımız ihracat oluşturuyor. Denizcilik çok ciddi sertifikasyon isteyen bir iş kolu ve her gemi, sertifika kuruluşlarının onayından geçmek zorunda olduğu için geminin bütün komponentlerinin onaylanması gerekmektedir. Bizim şirketimizin en büyük özelliklerinden bir tanesi tüm bu sertifikasyona sahip olmasıdır.

Ürün portföyü olarak baktığımızda hem alaşım hem de vana tipi anlamında çok geniş bir portföye sahibiz. Bu denli geniş bir portföye sahip ikinci bir firma ne Türkiye’de ne de Avrupa’da yok. Bu anlamda Avrupa’da buhar vana ve sürgülü vana gibi belirli ürün gruplarında pazar lideriyiz. Dikkan Vana globalde çok bilindik bir marka. 30 yıl önce yapılmış bir gemi bizim geri dönüşüm tesislerimize geldiği zaman Dikkan vanalarının kullanıldığını görebiliyoruz. Bizim bir müzemiz var, bu tarz vanaları orada sergiliyoruz.  

Satış ve satış sonrası hizmetleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Avrupa’da birçok ülkede ve lokasyonda temsilcilerimiz ve partnerlerimiz var. Satışlarımız Avrupa çapındaki bu geniş ağ aracılığıyla gerçekleştiriliyor.

Vana konusu oldukça kritik. Bir gemiye vana monte ediliyor ve gemi uzak denizlere açılıyor. Seyir esnasında vanayla ilgili bir problem yaşanabilir. Böyle durumlarda hızlı müdahale gerekebiliyor. Bu noktada üreticinin hem teknik bilgi hem ulaşılabilirlik olarak hem de ürünün ya da yedek parçanın sağlanabilir olması anlamında kuvvetli bir servis ağına sahip olması önem kazanıyor. Bu noktada çok ciddi çalışmalarımız var. Yeni bir mobil aplikasyon devreye aldık. Bu aplikasyon sayesinde Dikkan müşterisi olan birisi dünyanın neresinde olursa olsun, şirketimize ulaşıp gerekli teknik bilgiyi ve desteği alabilecek. Tüm bayilerimiz de yine bu sisteme kayıtlı olacak. Onlar da gerekli yedek parça, sarf malzemesi ve teknik desteği bu sistem aracılığıyla sağlayabilecekler.

Denizcilik piyasası son 3-4 yılda ciddi bir daralmaya girdi. Bu durumda pazarda rekabet de giderek kızışıyor. Bu şartlarda üreticilerin koluna yeni bilezikler takması lazım ki pazarda daha kuvvetli olabilsinler. Hem satış hem satış sonrası hem ürün sonrası hizmet hem de sertifikasyon anlamında rakiplerimizin önüne geçecek, katma değer sağlayacak adımları atmak durumundayız. Kendimizi devamlı geliştirecek, teknolojik ilerlemeye ayak uydurabilecek çıkışlar arıyoruz.

ISK Sodex 2018’e ilişkin bir değerlendirmede bulunur musunuz?

2 yıl önce Sodex Fuarı CNR’de yapılmıştı, bu yıl TÜYAP’a alındı. Açıkçası fuardan, fuardaki yerimizden, vana üreticilerinin bodrum kata yerleştirilmiş olmasından hiç hoşnut değiliz. Bu anlamda bu soruyla ilgili maalesef pozitif bir şey söyleyemeyeceğim. Fuarlar bizim için, yeni müşteri bulmaktan ziyade mevcut müşterilerimizle bir araya geldiğimiz, pazarda var olduğumuzu gösterebileceğimiz, bir nevi prestij alanları. Bu alanlar için çok ciddi yatırımlar yapılıyor. Hem finansal açıdan hem insan kaynağı ve zaman açısından hem de manevi açıdan çok ciddi yoruluyorsunuz. Bu anlamda 2 sene sonraki Sodex’te yine bu alanda olacaksak, vana üreticileri olarak pek de katılma taraftarı değiliz.

Sektörün Endüstri 4.0 kapsamındaki gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yaklaşık 3 yıldır tüm sektörler Endüstri 4.0 konusuyla çalkalanıyor. Bildiğiniz gibi ilk kez 2013 yılında Almanya’da düzenlenen bir fuarda dile getirildi Endüstri 4.0, sonra 2015 yılında Davos’ta Almanya Başbakanı Angela Merkel ülke stratejisi olarak ortaya koydu. Sonra da hepimiz bunu konuşmaya başladık. Biz, yaklaşık bir yıl önce bünyemizde bir proje ekibi oluşturduk. Bu ekip yoğun olarak Endüstri 4.0 projeleri üstüne çalışıyor. Bizim üretimimiz oldukça emek yoğun bir üretim. Vana üretiminde döküm, talaşlı imalat, montaj ve test prosesleri var. Endüstri 4.0 ve insandan bağımsız üretim için oldukça zor prosesler. Bu açıdan biz Endüstri 4.0’ı şu an proje bazlı, üretimin belirli aşamalarını pilot olarak seçip bu aşamalarda ne tür dönüşümler yapabiliriz değerlendiriyoruz. Güzel sonuçlar ortaya çıkmaya başladı. Akıllı fabrika adı altında önemli değişiklikler yaptık bu süreçte. Dijital ikiz simülasyon uygulamalarında ciddi çalışmalarımız var. Geçen yılın sonunda Ar-Ge merkezi unvanını aldık. Türkiye’de Ar-Ge merkezine sahip ilk vana üreticisi olduk. Bu da bizim için çok önemli bir gurur kaynağı. Üretim hattının belirli kısımlarını tamamen simülasyona aktardık. Bir ürünün üretimini bilgisayar ortamında tasarlayabiliyoruz. Önce modeli tasarlıyoruz, tasarladığımız modelin dökümünü yapıyoruz, dökümün kalitesini oradan görebiliyoruz. Talaşlı imalat işlemlerinde de keza bu simülasyonu kullanabiliyoruz. Bunu tüm üretim prosesine yaymak için çalışmalar yapıyoruz. Bunun dışında, sisteme entegre ettiğimiz birkaç tane üretim robotu var. Bu robotlar aracılığıyla datayı üretimden alıp sisteme aktaracak şekilde bir uygulamayı başlattık. İzmir’de Endüstri 4.0 konulu iki sempozyuma sponsor olduk. ISK Sodex 2018’de Endüstri 4.0 konulu bir sunum yaptık.

Verimlilik ve sürdürülebilirlik kavramları şirketiniz için ne ifade ediyor?

Verimlilik ve sürdürülebilirlik Endüstri 4.0 yaklaşımının da üç ana konusundan biri. Endüstri 4.0’ın hedeflerinden birincisi “time to market” yani pazara giriş zamanıdır. İkincisi esnek üretimdir. Üçüncüsü ise verimlilik ve sürdürülebilirliktir.

Biz şirketimiz içerisinde, yaklaşık 2 buçuk yıldır ERP sistemi çerçevesinde bir dönüşüm gerçekleştiriyoruz. Bu sistem şu an üretim hatlarının her noktasına temas etmiş durumda. Aynı zamanda QR kod uygulamamız var. Bu QR kodlar sayesinde her ürünün ve komponentin üretim sürecini takip edebiliyoruz. Böylece üretim verimliliğiyle ilgili ciddi bir data topluyoruz. Bu da bizim için verimliliği artırma anlamında çok önemli bir dönüşüm. Bir elektronik tesisinde insan görmeyebilirsiniz mesela, otomasyon ne kadar fazlaysa verimlilik de o kadar yüksektir bu tarz üretimlerde. Vana üretimindeyse verimlilik daha çok insana ve ürünün kalitesine bağlıdır. Burada esas olan minimal kaynaklarla maksimum verim elde etmektir. Bizim Kaizen ve 5S uygulamalarımız şu an şirketin her departmanında aktif olarak kullanılıyor. Kaizen projeleriyle verimlilik anlamında çok ciddi çıktılar elde ediyoruz. İzmir’de Makine Mühendisleri Odası’nın Kaizen etkinliğinde 3 tane projemiz ödül aldı.

Kısa veya uzun vadede hayata geçirmeyi planladığınız projeleri bizimle paylaşır mısınız?

Dikkan Grup oldukça hızlı gelişen ve her sene bünyesine yeni iş kolları katan ya da katmaya çalışan bir bakış açısıyla yönetiliyor. Örneğin kablo fabrikamız yaklaşık 2 buçuk yıl önce yapmış olduğumuz bir yatırım. Döküm ve metal sektörüyle ilintili gibi dursa da aslında apayrı bir iş kolu. Çok ciddi bir yatırımdı ve şu an geri dönüşünü alıyoruz. Aslında bizim istediğimiz ve şu anda gerçekleştirdiğimizi düşündüğümüz şey, tamamen entegre bir sistem oluşturmaktır. Gemi geri dönüşümle sisteme kazandırdığımız metali tüm üretim kollarımızda değerlendirmek ve bu metal bilgimizle de işlerimizi daha da geliştirmek istiyoruz. Bu entegre sisteme uygun olabileceğini düşündüğümüz yeni iş kollarını bünyemize eklemeyle ilgili çalışmalarımız var. 5 yıllık stratejik planımız dahilinde 6 olan iş kolu sayımızı 8’e çıkarmak istiyoruz. Dolayısıyla üzerinde çalıştığımız iki ana iş kolumuz daha var. Bunlarla ilgili yatırımları da önümüzdeki yıllarda devreye alacağız.

Bunun dışında, Avrupa, Ortadoğu ve Uzakdoğu’da farklı iş kollarıyla ilgili farklı yapılanmalarla ilgili çalışıyoruz. Dikkan Grup olarak daha global bir şirket olma yolunda çalışıyoruz. Ortadoğu’da bir bölge ofisimizin açılışını gerçekleştirdik. Avrupa’da ve Uzakdoğu’da da bununla ilgili çalışmalarımız var. Artık daha global bir yapıya doğru evriliyoruz. Varmak istediğimiz hedef, bundan 10 yıl sonra dünya haritasını açtığınız zaman her kıtada, her ülkede bir şekilde dokunabileceğiniz bir Dikkan noktası oluşturmak.

Aynı zamanda, petrol ve gaz endüstrisine yönelik API vana grubunu ürün portföyümüze ekledik. Bu ürün grubuyla denizcilik ile su ve atık su sektörlerinin dışında üçüncü bir sektöre de çözüm üreteceğiz.  

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Öncelikle böyle bir imkân yarattığınız için teşekkür ediyorum. Biz biliyoruz ki Türkiye’yi ileriye taşıyacak istikamet her zaman daha doğru, daha kaliteli ve daha teknolojik üretim yapan pazarlardır. Bunun da başında Avrupa pazarları geliyor ve biz de hep orayı hedefledik. Ama tabii Türkiye’de de varız ve fuarlarda ve bu tür yayınlarda kendimizi gösteriyoruz. Dikkan’ın ne kadar güçlü ve yurt dışında bilinirliliği yüksek bir marka olduğunu da artık Türkiye pazarına da göstermek istiyoruz. Bu fırsatı yarattığınız için tekrar teşekkür ederim.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Vanalar

Yangına yalın çözüm: Manifold

Yayın Tarihi:

on

Bilâl Aydemir, Duyar Vana / Ar-Ge / Makine Mühendisi

Manifold Türkçeye dallanma, borular takımı, dağıtıcı, kolektör, branşman, çoğaltmak, çok katmanlı (matematikte), düzenek (biyokimyada) şeklinde çevrilmektedir. Manifold denince bugün sokakta daha çok otomotiv sektörü için kullanılan emme manifoldu ve egzoz manifoldu kelimelerini duyarız ve bu şekilde arabalara olan ilginin bir nevi teknik boyuta taşındığı izlenimi verilmeye çalışılır. Mekanik tesisat ve inşaat sektöründe manifoldla aynı anlama gelen kolektör kelimesi daha çok kullanılır. Kolektör, Fransızcadaki “collectuer” kelimesinden gelmektedir ve her ne kadar toplaç anlamına gelse de yaygın olarak giriş kolektörü akışkanın dağıtımını, çıkış kolektörü ise toplanmasını sağlayan elemanlar seklinde adlandırılmaktadır.

Manifold sistemleri akışın olduğu birçok endüstriyel proseste geniş yer bulur. Bunlar içinde kimya, biyomedikal, makina, inşaat ve çevre mühendisliği prosesleri bulunur. Manifold, esasında bir borudan birden fazla çıkış alacak şekilde ve ihtiyaca göre tasarlanan bir boru demetinden başka bir şey değil. Akış yönüne göre birden fazla çıkış veya girişi olan bu boru demeti bize akışkanı yönlendirmekte, toplamakta ve dağıtmada ciddi bir pratiklik ve kolaylık sağlamaktadır. Kullanım yerine göre manifoldun malzemesi, cidar kalınlığı, geometrisi ve çapı doğal olarak değişmektedir. Kanatlı borulu ısı değiştiricisinde kolektör malzemesi bakır ya da çelik olabilirken, emme-egzoz manifoldu, mekanik tesisat kolektörü malzemeleri dökme demir, alüminyum, çelik, bakır, pirinç, nikel vb. metal malzemeler (veya kaplamalı) olabilmektedir. Bir mühendislik prosesesi için tasarlanan manifold her ne geometride tasarlanırsa tasarlansın akış dağılım homojenitesi, verimliliği, sürekliliği ve lineerliği en temel parametrelerdir (eğer türbülanslı akış amaçlanmıyorsa- nadir durum).

Kolektör yani boru demeti konusu böyle uzayıp gidiyor, peki döküm sürecinden başlayıp boya işlemine kadar bir ürünün üretilmesi için her yeteneğe sahip olan Duyar Vanada kolektör kelimesi neye karşılık geliyor?

Bir ana borudan adeta branşman alınarak şekillendirilip ve her bir çıkıntıya farklı görevler yüklenerek ürün tasarlanması esasında çok pratik ve zekice bir yaklaşım. Zekice diyorum çünkü bir tasarımın basit olması en büyük güçtür! Ve kolektör mantığı da bu basitliğe son derece uygun.

Son zamanlarda yangın ürünleriyle daha farklı bir şekilde ön plana çıkan Duyar Vana bu konudaki ürün yelpazesini çeşitlendirmektedir; son ürünlerinden bir tanesi Riser Manifold. Bu ürün sayesinde bir yangın tesisatı için gerekli olan test- drenaj vanası, akış anahtarı, manometre, basınç tahliye vanası bileşenleri tek bir aparat üzerinde toplanmakta. Bu sayede bir yangın tesisatı tasarımında oluşabilecek -ki bu da işletme problemini beraberinde getirebilir- hatanın daha en başından önüne geçilmekte (doğru çalışan proje işletme açısından doğru ya da pratik değilse esas itibariyle o proje yeteri kadar doğru değil demektir). 

Devamını Oku

Vanalar

Leon Teknik’ten Crane Centerline Series RS Tip Kelebek Vanalar

Yayın Tarihi:

on

Özel Proses uygulamalarında teknik üstünlükleri ile tercih edilen Crane CENTERLINE Series RS Tip Kelebek Vanalar Concentric (eşmerkezli) tasarımı ile kullanıcılarına geniş bir yelpazede çözümler sunmaktadır.

Özel Sırt Destekli Yatak Tasarımı ile %100 VACUUM – PROOF olan bu özel Kelebek Vanalar, vakumun proses içerisinde önemli bir yer tuttuğu Şeker Fabrikalarında kendini 30 yıldan fazla bir süredir ispatlamış ve kullanıcılarının yüksek memnuniyetini sağlamıştır.
Aynı şekilde vakumun etkin olduğu Dökümcülük, Endüstriyel Fırınlar, Boyahaneler, Arıtma Tesisleri, Elektrik Santralleri gibi sektör ve uygulamalarda yaygın kullanımı vardır.

TASARIM
Eş Merkezli (Concentric) ve Özel Sırt (Back-up ring) Destekli Yatak Tasarımı
(%100 Vakum Altında Çalışabilme)

ÖLÇÜLER
DN40-DN1400 (2”-56”)
BASINÇ SINIFI
PN6 – PN10 – PN16 / ANSI Class 150 / API609

SICAKLIK ARALIĞI
-20°C ile 150°C arası
GÖVDE MALZEMESİ
Döküm Demir (GG25) / Sfero Döküm (GGG40)

GÖVDE TİPİ
Wafer / Lug / Çift Flanşlı (DN700 ve üstü çaplar)
YATAK MALZEMESİ
EPDM / EPDM-H / / EPDM-FDA / Buna-N (Nitrile) / HNBR / Viton (FPM) / Viton GF (FPM 0677)

DİSK MALZEMESİ
Sfero Döküm (GGG40) Nikel Kaplı / Paslanmaz Çelik SS 316 / Hastelloy / Duplex / ECTFE (Halar) / Hostalen – Gur

ÇALIŞTIRMA
Manuel El Kumandalı / Dişli Kutulu / Pnömatik Aktüatörlü (REVO) / Elektrik Motorlu (AUMA)

KALİTE ONAYLARI
EN / ISO9001 / KTW (İçme Suyu) / FDA / DVGW – Gas / Bureau Veritas / CE / PED97/23/EC / ATEX 94/9/EC

UYGULAMALAR
Şeker / Baca Gazı Desülfürizasyonu (FGD) / Kâğıt / Doğalgaz – LPG / Kimya / Petrokimya / Deniz Suyu / Vakum Hatları

Devamını Oku

Vanalar

Mühendis gözüyle glob vana (çalışma, üretim ve bakım)

Yayın Tarihi:

on

Yasin Kartal
Makine Mühendisi (Ar-Ge Departmanı)
Duyar Vana Makine Sanayi AŞ

Çalışma şekli

Glob vanalar; bir milin ucuna bağlı klapenin, akışkan geçiş deliğinin üstüne oturtulması veya kaldırılması ile akışkan geçişini kesip, açarak görevlerini yerine getirirler. Klapeler, normalde kalın bir disk şeklindedir. Glob vanalar klape-mil bağlantı şekline göre kumandalı çekvalf veya yaylı çekvalf olarak da üretilebilir. 

Üretimi

Gövde, kapak, mil ve klape olmak üzere dört ana parçadan oluşur. Bu ana parçaların haricinde sızdırmazlık elemanları (klingrit veya grafit), bağlantı parçaları, volan vb. yardımcı malzemeler de bulunur. Üç farklı gövde tipi bulunmaktadır.

Bunlar;

1) Düz Geçişli (T tip): Genelde yüksek basınç kayıpları söz konusudur. Her ne kadar adı düz geçişli olsa da bu, sadece tesisata bağlantı için geçerlidir. Vana içinde akışkan bir “S” çizerek yol alır.

2) Köşe: Tesisat köşe noktaları için avantaj sağlarlar.

3) Y- tip: Basınç kayıpları yaklaşık yarı yarıya azaltılmıştır. KV değeri artmıştır. Vana içinde akışkan kalıntısı kalma riski daha azdır. Ancak, strok daha uzundur.

 

Klapenin sızdırmazlığı sağlayacak karşı parçası olan sit hassas işlenmelidir. Sitin gövdeye montajı üç farklı şekilde olur.

Bunlar;

  1. Vidalama yöntemi: Hem gövdeye hem de site diş çekilerek birbirlerine bağlanması yöntemidir.
  2. Sıvama yöntemi: Gövdeye kanal açılıp, site fatura yapılarak harici bir kuvvetle bu iki parçanın birleştirilmesidir.
  3. Sıkı geçme yöntemi: Gövdede bulunan yatağın sitin ölçüsünden 0.3 mm kadar daha düşük yapılarak harici kuvvetle sıkı geçmesidir.

Bu üç yöntem arasında mukavemet ve uzun süreli kullanım nedeniyle vidalama yöntemi daha uygundur.

Glob vanaların üretiminde strok mesafesi de önemli bir noktadır. Özellikle yaylı çekvalflerde klapenin açılabileceği maksimum mesafe akış için önemli bir faktördür. Bu mesafe doğru hesaplanmadığı takdirde istenilen akış gerçekleşmeyecektir.

Sitin ve klapenin işlenmesi esnasında hassas yüzey işlemesi yapılıp, daha sonra lepleme yöntemi ile sızdırmazlığa uygun düzeye getirilmelidir. (Şekil 1 ve 2). Sit ve klapenin yüzey kalitesi maksimum 0,1µm Ra değerinde olmalıdır.

Sit malzemesi

Paslanmaz çelik veya bronz olabilir.

Sızdırmazlık elemanı

Sızdırmazlık elemanı olarak grafit conta veya klingrit conta kullanılmalıdır. Bu malzemelerin ortak özelliği yüksek sıcaklıklara karşı dayanımlarının yüksek olmasıdır. Bu nedenle bu contaların kullanılması daha uygun olacaktır.

Üstünlükleri

– Hassas akış kontrolü sağlarlar.

– Klapenin, sit ile sürtünmesiz, oturarak teması ile iyi bir sızdırmazlık sağlanır. 

– Sızdırmazlık elemanları metal olduğu için (metal&metal sızdırmazlığı) yüksek sıcaklıklarda kullanıma uygundur.

-Sit ve klape arasında sürtünme olmadığı için çok sık ve çok sayıda açılıp, kapanmaya uygundurlar.

Zayıf yönleri

– Yapıları itibariyle basınç kayıpları fazladır.

– Ölü hacim içermektedirler.

– Vana formundan dolayı içinde kalıntılar birikebilir.

– Akış, sadece vana üstünde belirtilmiş yönde mümkündür. İki yönlü çalışmaya uygun değildir. Tek yönlü vanalardır.

Akışkan cinsi

Temiz, nötr veya agresif sıvı, gaz akışkanlar.

Akış yönü

Belirtilmiştir. Aksi yönde akış doğru değildir.

Kullanım yerleri

Sıcak ve Soğuk Su Tesisatları, Buhar Tesisatları, Kızgın Yağ Tesisatları, Petrokimya Tesisleri vb.

Tahrik şekli

El ile, motorlu aktüatörler ile, kısa stroklularda mıknatıslanma ile (Solenoid valfler). 

Anma ölçüleri

DN 15’ten DN 400’e kadar olabilmektedir. 

Anma basıncı

PN 300’e kadar çıkılabilmektedir. Ancak, genelde PN 40’a kadar imal edilmektedirler. Vanalarda giriş ve çıkış basınçları arasındaki “Basınç Farkı” standartlarda (DIN 3356) bazı basınç kademe ve anma ölçülerinde anma basıncının altında verilmektedir. (Örneğin, PN 16, DN 200 Glob Vanada Basınç farkı en fazla 14 bar olabilir şeklinde verilmektedir.) Bu, anılan vananın bir ucu atmosfere açık ise vananın çalışma basıncı, anma basıncı olan 16 bar değil, ancak 14 bar olabilir anlamına gelmektedir.

Çalışma sıcaklık aralığı

Genelde –500C ve +2500C aralığı için imal edilmektedirler. 

Tesisata bağlantı şekli

Vidalı, Flanşlı, Kaynak Ağızlı

İlgili bazı mamul standartları

TS EN 13789, DIN 3356, TS 15, ANSI B16.34, BS 1873, BS 5352, BS 5152, BS 5154, BS 5160.

Uygulama örnekleri

Sızdırmanın tehlike yaratabileceği durumlarda, glob vana kullanmamız gerekiyor ise iki vanayı birbirinin peşi sıra seri olarak takabiliriz. Girişte bir kaçak söz konusu olursa, yedek bir vana sistemde hazır bulunmuş olur. Bu sistem ile basınç düşümünü de iki vanaya dağıtmış, toplam gürültü seviyesini düşürmüş oluruz. 

İşletmede dikkat edilecek hususlar

Sızdırmazlık, klape ve sit yüzeylerinin biri birinin üzerine oturmaları ile sağlandığı için, akışkanın temiz olmaması durumunda, iki yüzeyin arasına katı partiküllerin girmesi ile, öncelikle sızdırmazlık sağlanamayacak ve yüzeylerde bozulmalar olacak, kaçak başlayacaktır. Akışkanın temiz olması, filtreleme her vanada olduğu gibi, bu vanalarda da çok önemlidir.

Genel enerji tasarrufu açısından da vanaların ortama ısı kaybına yol açacak geniş yüzeyleri olduğu unutulmamalı ve ortam sıcaklığından farklı akışkanın geçtiği vanalar muhakkak izole edilmelidir.

Bu tür vanalar yapıları gereği yarı açık pozisyonda bir problem doğurmadan kalabilir. Ancak, kapanmaya çok yakın, yani vananın çok kısık tutulduğu pozisyonlarda uzun süre tutulması doğru değildir. Vananın anma ölçüsünün olması gerekenden büyük seçilmiş olduğu bu durumlarda, klape ile sit arasında bırakılmış küçük aralıkta akışkan hızı ciddi şekilde artar. Akışkanın hızlı geçişi sit ve klape yüzeyinde kılcal olarak başlayan izler bırakır. Bu izler zamanla büyür ve vana kaçırmaya başlar. Bu hızlı akış aynı zamanda yüksek gürültü anlamına gelmektedir. Ayar için kullanılacak vanalarda, tasarım debisine uygun “debi faktörü” olan vanalar seçilmelidir. Kapasitesi büyük vana seçimi, ayar kabiliyetini azaltır. Bazı durumlarda, boru anma çapından bir veya iki kademe düşük anma çaplı vanalar kullanılabilmektedir.

Bakım, onarım

Bu tür vanalarda en çok karşılaşılan sorunlar, yine sızdırmazlık yüzeylerinin aşınması ve salmastra kaçaklarıdır.

Mil salmastrasından kaçak söz konusu olduğunda, salmastra sıkıştırılarak kaçaklar önlenmelidir. Ancak vanalar tesisata bağlanmadan önce uzun süre depoda beklemiş veya sıkıştırılabilme sınırının sonuna gelmiş ise salmastralar elastikiyetlerini kaybederek, kaçırmayı önleyemez hale gelebilirler. Bu durumda onarım mümkün değildir ve salmastra yenilenmelidir.

Sızdırmazlık yüzeylerinin zarar görmüş olması sonucu onarım işi gerektiğinde, yüzeylerin taşlanması, alıştırılması gibi işlemler zorunlu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yüzden bu tür onarım işinin imalatçı firmada yaptırılması daha doğru olacaktır.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler