Connect with us

Vanalar

Buhar Kolektörü ve Buhar Hattı Üzerinde Önerilen Kondens Cebi Tasarımları

Yayın Tarihi:

on

Ersun GÜRKAN

Ayvaz, ARI-Armaturen Türkiye Ürün Müdürü

Endüstri Mühendisi

 

Buhar kazanı sonrası; buhar kolektörü ve kondens cepleri tasarımı sistemin sağlıklı ve uzun ömürlü hizmet verebilmesi açısından çok önemlidir. Özellikle globe vanaların zaman zaman yarı açık konumda çalıştırılması fark basıncına bağlı olarak kısa sürede sit-klape yüzeylerinin aşınması sonucu vana içinde kaçak ve/veya mil sızdırmazlık elemanının zarar görerek milden kaçak oluşmasına neden olabilir. Standardın dışında yüksek bir fark basıncı ile vanayı açmak bile mümkün olmayabilir. Bu nedenle vanaların kullanılacağı noktalarda çalışma şekli ve sistemin zaman içinde değişen fark basınçları göz önünde bulundurulmalıdır.

Aşağıda Şekil-1’de görülen buhar kolektörü tasarımında buhar vanalarının yanında baypas vanasının bulunması nedeni; sistem devreye alınırken vananın iki ucundaki basıncın eşitlenmesi sağlanarak büyük vananın yavaşça açılması, herhangi bir koç darbesi oluşumunu ve vananın zarar görmesi engellenmektedir. Buradaki diğer bir fayda yüksek fark basıncı nedeniyle açılamayan vananın da açılır hale getirilmesidir. Kolektör üzerindeki ana buhar vanalarının üzerindeki hat boşaltma vanaları, ana buhar vanaları açılmadan önce kapalı sistemde birikmiş olan kondensin hattan uzaklaştırılması içindir. Kolektör altında özellikle dış ortam etkileri, donma vb. nedenlerden ötürü ilk tercih olarak bimetalik buhar kapanı tavsiye edilir. Termodinamik veya şamandıralı buhar kapanı isteğe göre seçilebilir. Unutulmamalıdır ki 1 bar fark basıncı ve altında termodinamik buhar kapanı çalışmaz. Kolektör altındaki sıvı atıcı ise sistem durduğunda ayarlanan basınca göre otomatik olarak kondens tahliyesini yapar ve sistemdeki kondensi boşaltır. Basınç yükseldiğinde ise otomatik olarak kapanır. Sistemin normal ve vuruntusuz bir şekilde çalışmasına yardımcı olur. Kolektör üzerindeki emniyet ventili aşırı basınca karşı kolektör ve vana gruplarını korur. Emniyet ventilinin çıkış borusunda damlama borusu olmalıdır. Tahliye sonucunda yoğuşan buhar, kondens olarak burada birikir ve emniyet ventilinin çalışmasını engeller ve korozyona neden olur.

Buhar hattı üzerindeki ceplerin, buhar hattının uygun bir yalıtıma sahip olması durumunda 50 metrede bir, yalıtım olmaması durumunda 30 metrede bir olacak şekilde oluşturulması tavsiye olunur. İhtiyaç noktasında hesabı yapılarak boru hattında oluşan kondens miktarına göre kondens cepleri mesafeleri belirlenebilir. Ayrıca buhar hatlarında boru alt yüzeyinde oluşan kondensin kolayca buhar akışı yönünde akarak cebe dökülebilmesi için buhar hattına eğim verilmelidir. Birçok kaynakta 7/100 vb. değerler görülebilir ve 100 metrede bir 7 metre boru hattının kotunun düşürülmesi anlamına gelir. Fakat bu değer pratikte çok mümkün değildir. Bunun yerine 5/1000 çok daha gerçekçi bir değerdir. Kondens cep tasarımının amacı kondensi, karbon çelik boruya temas eden su içindeki oksijenden dolayı oluşan pas parçacıklarını ve tortuyu toplamaktır. Bu nedenle cebin tam altına konan ve boşaltma için kullanılan kesme vanaları kullanılma sıklığına bağlı olarak kaçırır. Bu vana grubunu cebin altına değil yanına almaktır. Burada en iyi çözüm sistemin durdurulduğu ve bakıma alındığı dönemlerde kör flanşı çıkararak cebi temizlemektir. Bu mümkün değilse farklı tasarım çözümleri de mevcuttur. Pratikte kondens cebi çapı ve buhar hattı çapı DN100’e kadar aynı kabul edilir. Daha büyük buhar hattı çaplarında ise; kondens cebi çapı, buhar hattı çapının 3/4’ü olarak alınır.

Şekil-2’de görüldüğü gibi eğer düz buhar hattı için bir cep isteniyorsa, buhar kolektöründe kullanılan tasarım geçerlidir. Buhar kapanı seçimi öncelikleri ve diğer her şey aynıdır. Sadece buhar hattı boru çapı hesabı farklıdır.

Şekil-3’te görüldüğü gibi tasarım aşağı yukarı aynıdır. Sadece dirsekle yükselen veya alçalan bir boru hattında, aşağıdan veya yukarıdan gelen akışla kondensin doğrudan cebe dolması sağlanmalıdır.

Şekil-4’te görüldüğü gibi tasarımda çok büyük bir farklılık bulunmamaktadır. Hat sonuna toplanan havanın atılabilmesi için buhara uygun hava atıcı ve vakum kırıcının tasarıma eklenmesi gerekliliği farkı oluşturmaktadır. Bileşenin vakum kırıcı özelliği sistemde oluşabilecek vakumu engellemek için sisteme hava alır, hava atıcı ise bu havayı dışarı atar.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku

Vanalar

Emerson’un yeni hava hazırlığı ürünleri serisi ile enerji tüketiminden ve maliyetten tasarruf edin

Yayın Tarihi:

on

ASCO Numatics™ 653 Serisi hava hazırlığı ürünleri, yüksek akış oranının gerekli olduğu uygulamalar için uygundur.Emerson, ASCO Numatics 653 Serisi hava hazırlama ürünlerinin piyasaya sunulacağını duyurdu. 3/4» ve 1» port boyutlarına sahip 653 Serisinin boyutuna göre yüksek bir akış oranı var. Bu müşterilerin aynı Filtre-Regülatörden veya Yağlayıcıdan (FRL) daha fazla sayıda ürüne güç verebilmesini veya tüm sistemdeki basınç düşüşünü azaltmasını sağlar; iki seçenek de potansiyel enerjiden ve maliyetten tasarruf edilmesine olanak tanır. 651, 652 ve 653 Serisindeki filtreler, regülatörler, filtre regülatörleri, yağlayıcılar, yeniden başlatmalar, hızlı tahliyeler, yönlendirme blokları ve kapatma valfleri yer almaktadır.

Emerson´da Makine Otomasyonu Uygulamaları Mühendisliği Yardımcı Başkanlığı görevini yürüten Scott Weickel »653 Serimizin kullanılmaya başlanması ile yüksek akışlı hava hazırlama ürünleri yelpazemiz global olarak büyük ölçüde genişlemektedir.» demiştir. »Yeni port ölçülerinin eklenmesi, uluslararası üreticilerin tek bir tedarikçiden ölçüleri 1/8 ile 1» arasında değişen gelişmiş teknolojili hava hazırlama ürünlerine ait kapsamlı bir yelpazeden seçim yapmasına olanak vermektedir. Böylece hem seçim hem de satın alma işlemleri kolaylaşmaktadır.»

Ölçüsü doğrultusunda sektörün en yüksek akış özelliklerine sahip ASCO Numatics 651, 652 ve 653 Serisi, yüksek hacimli hava gerektiren uygulamalarda veya alanın sınırlı olduğu yerlerde kullanım için idealdir. Orijinal ekipman üreticileri geniş sıcaklık aralığında (-40°C – 80°C) ve bu ürünün zorlu ortamlarda kullanılmasını sağlayan ATEX ve CUTR sertifikasyonundan ve proses endüstrisindeki valf pilot uygulaması gibi uygulamalardan faydalanacaktır. Modüler hava hazırlama ürünlerinin sağlam bir yapısı olup birleştirmesi, monte etmesi ve yerleştirmesi kolayca yapılmaktadır. Yeni kenar plaka flanşları manifold grubunun boruların ayrılmasına gerek kalmadan sökülmesine imkan verir.

651, 652 ve 653 Serisi öne bakan, okunması kolay, düşük profilli ölçüm aletleri içerir. İsteğe bağlı dahili kırmızı/yeşil basınç aralığı göstergeleri sayesinde istenen basınç kolayca izlenebilir. Küçük ölçüleri ve temiz çizgileri dayanıklı, modern görünümlü bir ekipman haline getirir. Uzun ömürlü lazerle çizilmiş etiketler ve kapaklar ürün bilgilerinin zorlu ortamlarda dahi görülebilmesine imkan verir. Ayrıca serinin birleştirme filtrelerine ve birleştirme filtresi/regülatör ünitelerine isteğe bağlı 3 mikron iç kıvrımlı ön filtre eklenmiştir. Böylece ayrı bir partikül filtresi kullanma ihtiyacının ortadan kalkmasının yanı sıra maliyet, ölçü ve ağırlık küçülmüş olur.

Devamını Oku

Vanalar

Ayvaz, “Türkiye’yi ilklerle buluşturmaya devam edecek”

Yayın Tarihi:

on

Ülkenin köklü şirketlerinden Ayvaz’ın İcra Kurulu Başkanı Serhan Alpagut’la keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Ayvaz’ın tarihinden yeni e-ticaret sitesine ve sosyal sorumluluk projelerine kadar pek çok konuda bizlere bilgi sunan Sayın Alpagut’a teşekkür ediyor ve sizleri bu söyleşiyle baş başa bırakıyoruz.

Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Adım Serhan Alpagut. 1970 yılında Sakarya’da doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Karadeniz Ereğlisi’nde tamamladım. 1992 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Metalurji Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Mezun olur olmaz Ayvaz’da çalışmaya başladım. Kariyerimin ilk iki yılı boyunca imalatta çalışarak, uygulama bilgimi geliştirme fırsatı buldum. Sonraki iki yıl boyunca İç Satış Mühendisi olarak görevlendirildim. O yıllarda şirket olarak ihracat çalışmalarına odaklanmaya başladığımız için, takip eden dört yıl boyunca yurt dışında görevlendirildim. Başarılı geçen bu dönemin ardından Türkiye’ye tekrar döndüm ve Satış Müdürlüğü görevinde rol almaya başladım. Uzun bir süre Ticaret Müdürlüğü adı altında, hem satış hem de satın alma konularında şirketimize katkılar sunmak için çalıştım. 2003 yılında Yönetim Kurulu Üyesi olduğum şirketimizde, 2010 yılı itibariyle İcra Kurulu Başkanı sıfatıyla çalışmalar yürütüyorum.

Ayvaz’ın İcra Kurulu Başkanı Serhan Alpagut

Ayvaz hem sektörün hem de ülkenin köklü firmalarından. Firmanızın tarihçesinden kısaca bahsedebilir misiniz?

Ayvaz, ticari hayatına 1948 yılında İstanbul Tarlabaşı’nda küçük bir imalathane olarak başladı. Sektöre Karaköy’deki Perşembe Pazarı’nda çıraklık yaparak giriş yapan Hacı Ayvaz, buradan elde ettiği bilgi ve deneyimleri kurucusu olduğu Ayvaz’a aktararak 16 kişilik küçük bir ekiple musluk üretimi yapmaya başladı. Şirket uzun süre kısıtlı imkânlarla fakat emin adımlarla ticari faaliyetlerine devam etti. 1960 yılında bronz gemi vanalarının üretim ve satışını gerçekleştirmeye başlayan Ayvaz, 1970’li yılların başlarında sanayide kullanılan çeşitli tipteki vanaları ürün gamına ekledi. 80’lerin başlarında ise ülke çapında tanınan bir marka haline gelmeye başladı. “Türkiye’de olmayanı üretmek” misyonuyla hareket eden Ayvaz, bir ilki gerçekleştirerek Fransız Calorstat firmasının lisansı ile EJMA standartlarında kompansatör üretmeye başladı. Türkiye’nin ilk kompansatör üreticisi olarak adını duyuran şirket; 1982 yılında İtalyan Fantini Cosmi firması lisansı ile Kazan Tağdiye Cihazı, 1983 yılında ise sahip olduğu uluslararası patent ile Kondenstop üretimine geçti. Tarlabaşı’ndaki imalathane artan taleplere yanıt veremediği için 1984 yılında Avcılar’da bir fabrikaya geçildi. Avcılar fabrikada, o güne kadar “sadece yurt dışından getirilen” paslanmaz çelik hortumu ülkemizde üretmek adına çalışmalara başlandı. Türkiye’nin ilk esnek metal hortumu işte burada, Ayvaz tarafından üretildi.

Bugün Ayvaz sadece merkez fabrikasında 500’ün üzerinde çalışanıyla Türkiye tesisat sektörüne adını yazdırmış büyük bir şirket. Yurt içinde 10 bölge müdürlüğü ve 78 bayi ile hizmet veren Ayvaz, yurt dışında Rusya, Bulgaristan, Çin ve Polonya’da üretim tesisleri; Rusya, Ukrayna, İtalya, Almanya, Suudi Arabistan, Dubai, Polonya, Çin, Kazakistan ve Sırbistan’da ise bölge ofisleri ile satış organizasyonunu gerçekleştiriyor.

Piyasaya sunduğunuz ürün grupları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Ayvaz’ın ürün gamı gerçekten çok zengin. Pazarlama karmamızı ana ürün grupları olarak şöyle sıralayabilirim: Kompansatörler, esnek metal hortumlar, seviye kontrol cihazları, kondenstoplar yani buhar kapanları, vanalar, yangın grubu ürünleri ve yalıtım ürünleri. Kompansatör ve paslanmaz çelik hortum konusunda Türkiye’deki ilk üretici firmayız.

Ağırlıklı olarak hangi sektörlere çözüm üretiyorsunuz?

Ürün gamımızda 3.000’den fazla ürün bulunuyor. Bu kadar geniş bir ürün gamı tabii ki çok zengin bir sektörel yelpazede kullanılıyor. Doğal gaz sektöründe, HVAC alanında, inşaat projelerinde, toplu konutlarda, AVM’lerde, rezidanslarda, gemi sanayiinde, güneş enerjisi sistemlerinde, fabrikalarda, rafinerilerde ve hemen her tür endüstride Ayvaz markasını görmek mümkün. Dünya çapındaki önemli yapılarda Ayvaz markası tercih ediliyor. Yurt içinde Zorlu Center, Torium AVM ve Varyap Meridian gibi dev projeler; yurt dışında ise Irak Baiji Rafinerisi, Rusya Toyota fabrikası ve Azerbaycan Bakü Havalimanı gibi prestijli yatırımlar şirketimizin referansları arasında yer alıyor.

Öncü bir firma olarak Ayvaz, AR-GE çalışmaları kapsamında neler yapıyor?

70 yıllık Ayvaz tarihinden gelen, sektörde “ilk”leri gerçekleştirme felsefesinden güç alarak Türkiye tesisat sektörünün ilk Ar-Ge Merkezi’ni faaliyete geçirdik. Bundan dolayı gururluyuz. Şimdilik 20 kişiden oluşan yüksek nitelikli Ar-Ge merkezinde katma değeri yüksek ürünler ve prosesler geliştirmeyi hedefliyoruz. İthal ürünlere alternatif olacak üstün özelliklere sahip milli muadiller üzerinde de çalışacağız. Bu teknolojik atılımla müşteri ihtiyaçları doğrultusunda ürünler üzerinde sürekli iyileştirmeler ve geliştirmeler yapma konusunda da fark yaratmayı hedefliyoruz. En iyi kalitede ürünlerin dünyada kabul edilmiş yasal şartlara, standartlara ve müşteri taleplerine uygun olarak tasarlanması, üretilmesi ve kaliteden ödün vermeden sunulması konusunda var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. 70 yıllık deneyimle elde ettiğimiz teknik bilgi birikimimizi, Ar-Ge merkezimizde inovasyona dönüştüreceğiz.  

Ayvaz, sektörde inovasyon ve AR-GE denilince akla gelen, lider markalardan biri haline gelmiş durumda. Uzun yıllar sonucunda edindiğimiz teknik bilgi birikimimizi, yeni ürünler geliştirmek için kullanıyoruz. AR-Ge merkezimizde 2019-2010 için yeni ürün ve paket projeleri için hazırlık yapılıyor. Yeri geldikçe konuyla ilgili son gelişmeleri duyuracağız.

E-ticaret siteniz ayvazonline.com ile son tüketicilere ulaşıyorsunuz. Siteyle ilgili biraz bilgi verir misiniz? Son kullanıcılar niçin buradan alışveriş yapmayı tercih etmeli?

Ayvazonline, bizim uzun süredir üzerinde çalıştığımız bir e-ticaret projesiydi. Türkiye’nin dört bir yanındaki -özellikle düşük miktarlarda alım yapmak isteyen- son kullanıcıların Ayvaz ürünlerine kolayca erişimini sağlamak amacıyla üç yıl kadar önce hayata geçirdik. Bu süreçte açıkçası beklediğimizden daha yüksek bir ilgiyle karşılaştık. Ürün gamımızdan çok farklı ürünlerin siparişini bu kanalla almaya başladık.

Sitemizin avantajlarını kısaca sıralayacak olursak; kullanıcılara oturdukları yerden, internete bağlı herhangi bir cihazdan kolayca alışveriş yapma imkânı sunuyoruz. Üyelerimizi, sipariş tutarları ne olursa olsun Türkiye’nin her yanına ücretsiz kargo seçeneğimizle mutlu ediyoruz. Müşterilerimizin kredi kartıyla alışveriş sürecini maksimum güvenlikte gerçekleştirmesi için 128 bit SSL güvenlik sertifikasına sahip olan sitemizde, kredi kartına vade farksız 4 taksit avantajı da sağlıyoruz.

Dünya hızla değişiyor ve bu hızı yakalayamayanlar geride kalıyor. Biz şirket olarak her zaman olduğu gibi bugün de geleceğin peşinden gidiyoruz. Kullanıcı odaklı, erişilebilir ve pratik çözümlerle dijital mecrayı maksimum derecede kullanmayı hedefliyoruz. Ayvazonline ile oyunun kurallarını değiştiriyoruz. Yeni sezonda sitemizin tanıtımına ağırlık vermeye ve birbirinden büyük indirimleri son kullanıcılara sunmaya hazırlanıyoruz. Her ay belirli bir ürün grubunda %50’ye varan indirimler kullanıcılara sunulacak ve Ayvaz kalitesinin her haneye girmesi amaçlanacak. Yani kısaca bizi takip etmeye devam edin demek istiyoruz.

Marka bilinirliğini artırma ve prestiji perçinleme konusunda ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Ayvaz, halihazırda hem yurt içinde hem de yurt dışında “kalite” ve “güven” kelimeleriyle özdeşleşmiş bir marka. Ülkemize ve sektöre yenilikleri kazandırma misyonumuza ve mekanik tesisat sektöründe dünya çapında bir “marka” olma iddiamıza sonuna kadar bağlıyız. Bu bağlılık, Ayvaz çatısı altında sektöre sunduğumuz tüm ürün gruplarında ve hizmetlerimizde doğal olarak fark yaratmamızı sağlıyor ve markamızın yaygınlaşmasına katkıda bulunuyor. Fakat ihtisasınız ve iş alanınız makineler olsa bile, neden daha iyi olduğunuzu insanlara anlatmanız ve firmanızın görünen yüzüne de kurumsal kültürünüzü yansıtmanız lazım. Bu nedenle sadece insana, makine parkuruna değil firmamızın tanıtımına da yatırım yapıyor ve profesyonel bir tam hizmet ajansıyla çalışıyoruz.

Sektörde herkesin bildiği dergilerde yer almak, fuarlarda boy göstermenin çok ötesinde kendi alternatif tanıtım çalışmalarımızı planlıyor ve hayata geçiriyoruz. Örneğin, geçen sene Antalya’da, üç gün süren “Globally Local” isimli dev bir sempozyum gerçekleştirdik. Sektörümüzde birçok açıdan “ilk” niteliğindeki bu dev organizasyonda ulusal ve uluslararası çapta dev projelere imza atmış çok önemli proje sorumlularını, taahhüt firmalarının temsilcilerini, kontrolörleri ve kamu sektöründen önemli teknik kişileri ağırladık. Yurt dışından yabancı konuşmacıların ve alanında uzman akademi duayenlerinin de sunumlar yaptığı sempozyum, tartışmasız sektörün en konuşulan etkinliklerinden biri oldu. “Globally Local” sempozyumunun gelenekselleşeceğini buradan duyurabilirim. Şimdilik bu kadar bilgi verebiliyorum.

Sosyal sorumluluğa da oldukça önem veren bir firma olduğunuzu biliyoruz. Bu konuda neler söylersiniz?

Ayvaz, uzun zamandan beri sosyal sorumluluk faaliyetleriyle tüm sektöre örnek teşkil eden bir şirket. Kızılay’la iş birliği halinde gerçekleştirdiğimiz geleneksel kan bağışı organizasyonları, meslek liselerine sağladığımız teknik materyal destekleri, ihtiyaç sahipleri için belli dönemlerde yaptığımız kıyafet, defter, kitap bağışları bunlardan sadece birkaçı… Fakat bu sene, tüm bu sosyal sorumluluk faaliyetleri arasında belki de bizi en çok mutlu edenini gerçekleştirdik. Size kısaca anlatayım: Bir gün Hakkari Çukurca’da görev yapan bir öğretmenden şirketteki bir arkadaşımıza mesaj geldi. Kendisi bize yazdığı mesajda, okulundaki imkânların sınırlı olduğunu, öğrencilerin maddi açıdan sıkıntı çektiğini ve mümkünse destek vermemizi beklediğini belirtmişti. Biz de bunun üzerine okul müdürüyle irtibata geçerek konunun detaylarını öğrendik ve hangi noktalarda destek olabileceğimizi görüştük. Müdürümüz, Ayvaz’ın eğitime destek faaliyetlerindeki ciddi tutumunu göz önüne alarak bağış faaliyetini okul çapında yapıp yapamayacağımızı sordu. Büyük bir mutlulukla olumlu yanıt verdik ve çalışmalara başladık.

Okulun âtıl durumdaki konferans salonuna iki yüz adet konferans koltuğu; kütüphanesine çok sayıda masa ve sandalye gönderdik. Okulun eğitim materyali açısından eksiklik çeken anaokulu bölümü içinse Ayvaz çalışanları bir araya gelerek eğitici oyuncak ve çocuk kitabı alışverişlerinde bulundular. Yapılan tüm yardımlar şirketin Hadımköy’de yer alan merkezinde toplanarak büyük bir kamyona yüklendi ve bağış birkaç gün süren zorlu yolculuktan sonra sınır köyünde bulunan okula ulaştı. Ayvaz’ın desteğine teşekkürlerini bildirmek isteyen okul yönetimi tarafından okulun konferans salonuna “Ayvaz Konferans Salonu” adı verildi.

Ayvaz olarak eğitim alanındaki sosyal sorumluluk faaliyetlerine her zamankinden daha çok önem gösteriyoruz. Çünkü muasır medeniyetler seviyesini aşmak istiyorsak, ilk adımın eğitimle atılacağını biliyoruz. Biz üstümüze düşeni yapmakla yükümlü, sorumlu bir şirketiz. Çukurca’daki okulla yaptığımız bu iş birliği, şirket yöneticilerimizden çalışanlarımıza kadar tüm Ayvaz ailesinin yüzünü güldürdü. Yardımlarımız, desteklerimiz artarak devam edecek.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Ülkemize ve sektöre yenilikleri kazandırma misyonumuza ve sektöründe dünya çapında bir “marka” olma vizyonumuza sonuna kadar bağlıyız. Bu bağlılık, Ayvaz çatısı altında sektöre sunduğumuz tüm ürün gruplarında ve hizmetlerimizde doğal olarak fark yaratmamızı sağlıyor. Bu farkın yarattığı ivme, dünya çapında bir şirket olma yolunda ilerlememizi sağlıyor. 70 yıllık Ayvaz tarihinde ne olduysa, bundan sonra da o olacaktır. Türkiye’yi “ilk”lerle buluşturmaya devam edeceğiz; yapılamayanı yapmaya, kalite standartlarını yükseltmeye ve dünyada hak ettiğimiz yeri almaya çalışacağız.

Devamını Oku

Vanalar

Dikkan Vana, Ar-Ge ile büyüyor, Endüstri 4.0’a koşuyor

Yayın Tarihi:

on

İçinde bulunduğumuz dönemde 40. yılına ulaşma gururunu yaşayan Dikkan Vana, teknoloji, Ar-Ge ve tesis yatırımlarıyla geleceğini sağlam temeller üzerine kuruyor.

Dikkan Grup Genel Müdür Yardımcısı Saltuk Samir Türkiye’nin ilk Ar-Ge merkezine sahip vana üreticisi olduklarını hatırlatarak, “Yaklaşık bir yıl boyunca çok ciddi bir çalışma dönemi geçirerek bu unvanı aldık. Vana sektöründe Ar-Ge merkezi olan ilk marka olarak da çok ciddi imkânlarımız ortaya çıktı. Ar-Ge merkezimiz hem ürünün teknik yeterliliği hem de müşteriye sunulacak çözümlerde Endüstri 4.0 çerçevesinde birçok yeni çözüm ve çalışmaya imza atmamıza olanak sağladı. 40. yılımızda sanayi devrimini yaşamak üzere adımlar atıyoruz” şeklinde konuştu.

Eş zamanlı yatırımlar

Endüstri 4.0 konusu üzerinde kurum içi çalışmaların ayrıntılarından bahseden Samir, gerçekleşen yatırımların devam edeceğini belirtti. “Mobil aplikasyonumuzla ve web sitemizle doğru ürünü seç uygulaması ile artık kullanıcılarımızın kendi sistemlerine en uygun ürünü nasıl seçecekleriyle ilgili yönlendirme programlarımız mevcut. Böylece daha seçim aşamasından başlayarak teknik tecrübemizi müşterimize aktarmaya başlayabileceğimiz bir platform oluşturmayı başardık. Bünyemizde bulundurduğumuz 3 boyutlu yazıcı sistemleri ve dijital simülasyon gerçekleştirebilecek ileri düzey tasarım programları ile tasarım, model yapım ve ürünün seri üretime adapte edilmesi süreçlerini oldukça verimli, hızlı ve teknik olarak faydalı bir seviyede gerçekleştirebilecek altyapıya sahibiz” diyen Samir, Endüstri 4.0’ı yaklaşık 1,5 yıldır konuştuklarını ve bu konuda erken yola çıktıklarını ifade etti.

“Çalışmaları Endüstri 4.0 komitemiz yürütüyor”

Dikkan Vana içinde 1 yıl önce kurulan proje ekibi, konu hakkında yoğun olarak çalışmalar yürütüyor. Bu konuda şirket içi geliştirici sunumlar ve toplantılar gerçekleştiriyor. Endüstri 4.0 kavramının tüm bileşenleri ile sisteme nasıl entegre olacağı hakkında projeler gerçekleştiriyor. Saltuk Samir, “Hedefimiz Endüstri 4.0’a entegre olurken sistemin bir sensör çöplüğüne dönmemesi. Gereksiz yatırımları önlemek için ince eleyip sık dokumamız gerektiğini biliyoruz. Bunun için de Endüstri 4.0’a en hızlı şekilde dönüşüm yapabilmeye hazır olan üretim noktalarını pilot noktalarımız olarak seçtik. Şu an kaynak robotumuzu ERP sistemimize bağlayarak süreci insandan bağımsız hale getirerek sistemdeki tasarım, model ve modeldeki değişiklikleri algılayıp tüm datayı ürün üzerine uygulayabileceği bağlantıyı oluşturmak üzerine çalışmalarımız devam ediyor” dedi.

3 aşamada Endüstri 4.0

Endüstri 4.0 konusunu firma içinde 3 ana başlık ile ele aldıklarını belirten Samir, bu başlıkları şöyle açıkladı: “Ar-Ge ile birlikte yapılan çalışmalar ve kaynak robotunun bu birimle haberleşmesi Smart Production adını verdiğimiz vananın üretim tarafıyla ilgili geliştirme projemiz. Smart Valve için RFID cıvata ile vanaların montajını gerçekleştirip radyo dalgalarıyla vanadan gerçek zamanlı bilgilerin alınabildiği bir sistem geliştirme konusunda çalışmamız bulunuyor. Buna ek olarak vananın bulunduğu hattın basınç, sıcaklık ve akışkan değişiklikleriyle vananın davranışlarının değiştirilebileceği bir projemiz bulunuyor. Bu patent çalışmamız da Smart Valve modelimizin altında yer alıyor. Smart Business konusunda da müşterilerimizin ihtiyaçlarına nasıl destek olabileceğimizi, vananın kullanıcıya veya sisteme nasıl bir bilgi vermesi gerektiğiyle ilgili verileri elde etmeye çalıştığımız çalışmalarımız bulunuyor. Farklı dataları toplayabilecek sensörlerin, anlamlı bir veri bütünü haline getirilmesi ve sisteme fayda sağlayabilmesi adına özellikle elektronik, otomasyon ve siber çözümler üzerinde proje çalışmalarımız var.”

Devamını Oku

Trendler