Connect with us

Genel

Alüminyum, paslanmaz çeliğin tahtına göz koydu

Yayın Tarihi:

on

Hijyenik tahrik çözümleri: “washdown” ve özel yüzey işlemi uygulanmış redüktörler ile FDA CFR Title 21’e uygunluk sağlandı.

 

Gıda ve içecek sektöründe, ilaç üretiminde,hijyenik tasarım, makine ve üretim yerleri için birzorunluluktur. Periyodik temizlik ve sterilizasyon temel hijyengereksinimidir ve genelde proses aşamasında yapılır.  Bu sebepten ötürümakinelerde kullanılan tahrik teknolojilerinden daha farklı özellikler aranır. 

NORDDrivesystems’in yeni geliştirdiği özel yüzey kaplama uygulaması olan  ve“washdown” (yıkanabilir) helisel-konik redüktör serisi makine üreticileri ve kullanıcıları için teknik ve ekonomik açıdan cazip çözümler sunmaktadır.

 

Yıllardan beri, NORDDrivesystems, gıda ve içecek endüstrisinin hijyenik tahrik sistemleri konusundaçözüm ortağıdır. NORD, uygulama için gerekli teknik özellikleri sağlayabilmekiçin ürün gamında bulunan standart ürünlerine modifikasyonlar yaparak müşteriisteklerine çözüm getirmektedir.

Ayrıca,yeni “washdown” serisi redüktörler ile artık NORD Drivesystems’in sürekli,yoğun, agresif yıkama ve temizleme proseslerine dayanıklı çözümü debulunmaktadır.  Buna paralel tahriksisteminin asit ve alkali çözeltileri ile temas etmesi de sorun teşkiletmemektedir. Redüktörün dış yüzeyi köşesiz ve yuvarlak tasarlandığı için hermontaj konumunda deterjanlı sıvılardan kolayca arındırılabilir. Ayrıca,redüktör gövdesi üzerinde girintiler ya da ölü alan bulunmamaktadır.  Redüktörlerin gövdeleri Alüminyum dökümdenimal edilmiştir.  Alüminyum,  çelikten çok daha iyi korozyon dayanımıgösterir. Inovatif   yüzey işleme gibi ekönlemler sayesinde

özel uygulamalar için ekstra korumasağlanmış olur. Kendini kanıtlamış monoblok gövdeye sahip redüktörler sorunsuzçalışma sağlarlar. Yeni helisel-konik redüktör serisi beş farklı gövdeye sahipolup, 90 ile 660 Nm arasında moment iletimi sağlamaktadır.  “Washdown”serisi redüktör gövdeleri iki farklı seçenekte tasarlandı: son derece hafif,sağlam ve yanları açık olan ve klasik kapalı tip gövde.

 

 

NORD’un yeni2-kademeli helisel-konik dişli redüktörleri her montaj konumunda kolaycatemizlenebilir.

“Washdown” serisi redüktörler özellikle küçük vehafiftirler. Önceki seri ile karşılaştırıldığında, güç yoğunluğu %60 oranındageliştirilmiştir. Bu nedenle, sadece gıda sanayisindeki uygulamalar için değil,aynı zamanda standart helisel-konik redüktör kullanımı gerektiren uygulamalariçin de uygundur, örneğin konveyör sistemleri. Düşürülmüş ağırlığı enerjitüketiminde tasarruf sağlamaktadır. Yeni “washdown” serisinde bulunan büyükçıkış rulmanları, redüktörün daha büyük kuvvetleri absorbe etmesinisağlamaktadır. Proses acısından sızdırmazlığın büyük önem taşıdığı uygulamalariçin de, redüktörler isteğe bağlı olarak çift yağ keçeli olarak müşterileresunulmaktadır. Ayrıca redüktörlere bağlanan kısa IEC-motor flanşları sayesindediğer motor üreticilerinin IEC normundaki motorları bağlanabiliniyor.

 

Paslanmaz çeliğe alternatif: 

Nord’un odaklandığı başka bir konu da yüzeyiyileştirmedir. Artık NORD’un, genelde paslanmaz çelik gerektiren tahriksistemleri için, hijyen acısından mükemmel sonuç veren, çok yönlü bir çözümübulunmaktadır.  NORD’un geliştirmiş olduğu teknik ile redüktörlerinyüzeyleri koruyucu boya ile kaplanmıyor – bunun yerine yüzeylerine özel birişlem uygulanıyor. Çok sağlam ve dayanıklı olan finiş için her hangi birmalzeme uygulamak gerekmiyor. Katalitik bir prosese dayalı olarak redüktörlerinAlüminyum gövdeleri 6-7 kat daha sert bir hale getiriliyor.

Daha düz bir yüzey elde etmek için ise,işlemden geçen gövdelere dolgu malzemesi uygulanıyor.

uygulaması sonucu motorlu redüktörler çok zorluçevre koşullarına karşı bile dayanıklı hale gelmektedirler. Bu zorlu çevreşartları, yiyecek ve içecek, ilaç sanayindeki kimyasal temizlik gerektirenortamlar olabilir. Örneğin, yapılan geniş testler sonucu  uygulanmış yüzeylerin, bir yıl süren tuzlu su iledurulamada bile hasar görmediği kanıtlamıştır. Bu testlerde ayrıca agresiftemizlik kimyasalları ve basınçlı su kullanılmıştır. 1000 saat süren tuzpüskürtme testi sonunda dahi korozyona rastlanmamıştır.

uygulanmış yüzeylerin “parça çarpma” testinde destandart çözümlere göre üstün olduğu kanıtlanmıştır: koruyucu kaplama veyavernik (vernik, nikel veya nikel/teflon kombinasyonları uygulanmışolabilir)  uygulanmış redüktörlerin yüzeyleri, hasar görmeleri durumundasoyulurlar – koruyucu kaplama zarar görür. Uygulamanın özelliğinden dolayı, buhadise  uygulanmış redüktörlerin yüzeyinde söz konusudeğildir:  uygulanan yüzeyler çizilmez, çok dayanıklı vekorozyona uğramazlar.

Türkiye'nin alanında en özel yayınlarına sahip MONETA 'nın sektörel dergi ve portallarının dijital platformlarda yönetimi katkıda bulunmaktayım. MONETA bünyesinde yeni nesil yayıncılık alanında içerik yönetimini geliştirmeye devam ediyoruz.

Genel

SU: Yeni Elmas

Yayın Tarihi:

on

TSKB Ekonomik Araştırmalar tarafından hazırlanan, “SU: Yeni Elmas” başlıklı raporda, yaşamsal bir kaynak olan suyun, iktisadî olarak da önemi ortaya konulurken, dünya ve Türkiye’de su kullanımına dair öne çıkan veriler ve beklentiler paylaşılıyor.

Makroekonomi, kalkınma iktisadi ve sektörel dinamiklere yönelik araştırmalar gerçekleştiren TSKB Ekonomik Araştırmalar, son raporunda Türkiye’de ve dünyada suyun kullanım durumuna ve verimli su kullanımı için alınabilecek önlemlere dikkat çekti. TSKB Ekonomik Araştırmalar Ekonomisti Can Hakyemez tarafından kaleme alınan “SU: Yeni Elmas” başlıklı raporda, artan talebe göre suyun gittikçe daha zor bulunur bir hale geldiği ve su güvenliğini sağlamak için su kaynaklarını geliştirme ve yönetmenin büyüme, sürdürülebilir kalkınma ve yoksullukla mücadelenin merkezinde yer aldığına dikkat çekiliyor. Yaşamsal öneme sahip suyun fiyatının benzer bir öneme sahip olmayan elmasa göre çok düşük olmasını iktisat literatüründe yer alan su-elmas paradoksuna atıfla açıklayan rapor, kaynak sıkıntısı ile birlikte suyun da elmaslaşma riskine işaret ediyor.

Suyun yüzde 69’u tarım sektörü için kullanılıyor

Raporda sektörlerin su tüketimi oranları da yer alıyor. Buna göre, küresel olarak su kaynaklarının yaklaşık yüzde 69’u tarımsal amaçlarla kullanılırken, yüzde 19’u sanayi sektörü ve yüzde 12’si ise evsel kullanım için tüketiliyor. Raporda su tüketimiyle ilgili şu bilgilere yer veriliyor: “Su tüketiminin nüfus artışının yanı sıra ekonomik gelişmeler, değişen tüketici yapısı ve bazı diğer faktörlere bağlı olarak artması bekleniyor. Dünyanın birçok bölgesinde tatlı suyun yüzde 70’den fazlası tarım için kullanılıyor. Ancak, bu oran ülkeden ülkeye önemli ölçüde değişiklik gösteriyor. Özellikle gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere birçok ülke için tarım sektörü en çok suyu tüketiyor olmasına rağmen ilgili ülkeye daha düşük bir fayda sağlıyor. Dünya genelinde, su kullanımının yaklaşık yüzde 20’si ticari ve endüstriyel sektörlerde gerçekleşiyor. Tarım sektörüne benzer şekilde, endüstriyel sektörlerdeki su kullanımı da ülkeden ülkeye değişiklik gösteriyor.”

Yeryüzündeki su miktarı yıllar içinde sabit kalırken, artan ihtiyaca bağlı olarak su kaynakları üzerindeki baskının daha da derinleştiğinin belirtildiği raporda, bunun su kıtlığı sorununu ortaya çıkardığına vurgu yapılıyor.

Türkiye’deki güncel durumla ilgili ise şu ifadelere yer veriliyor: “Üç tarafı sularla çevrili olmasına rağmen, Türkiye’nin su stresli bir ülke olduğu biliniyor. Türkiye, aşırı sıcaklıklara sahip ‘yarı kurak’ bir bölgede yer alıyor. 2004 ve 2016 yılları arasında su kullanımında yüzde 50’den fazla artış gerçekleşti. Nüfus ve ekonomik büyüme oranının etkileri de dikkate alındığında, mevcut kaynakların 20 yıl içinde tükenmemesi ön koşuluyla, gelecekte Türkiye’nin su kaynakları üzerindeki baskının artması bekleniyor. Gelecek nesillere sağlıklı ve yeterli miktarda su aktarılması için kaynakların korunması ve verimli kullanılması gerekiyor. Artan enerji talebiyle birlikte, enerji üretimi için su kullanımı artıyor. Türkiye’de sanayide su kullanımının payı, yıllar ilerledikçe %11’den %18’e kadar yükselirken, en çok su kullanan sanayi sektörleri arasında kimya, petrokimya, demir çelik, tekstil, kâğıt ve gıda bulunuyor.”

Türkiye ve dünyada net su potansiyeli seviyeleri düşüş gösteriyor

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne göre; Türkiye’nin halen tüketilebilecek yüzey suyu potansiyelinin 98 milyar metreküp olduğu belirtilen raporda; 14 milyar metreküp güvenli yeraltı suyunun da eklenmesiyle net su potansiyelinin 112 milyar metreküp olduğu ifade ediliyor. Su: Yeni Elmas raporunda; şu bilgilere yer veriliyor: “Türkiye; 2023 yılına kadar net su potansiyelini tam randımanlı şekilde kullanmayı amaçlamaktadır. 2015 yılında 1.422 metreküp olarak hesaplanan kişi başına düşen su miktarı; 2017 yılı itibariyle; 1.386 metreküp olarak hesaplanmaktadır. Avrupa’daki ve dünyadaki diğer ülkeler incelendiğinde; Türkiye; kişi başına kullanılabilir su miktarı açısından su sıkıntısı çeken ülkelerden biri olarak göze çarpmaktadır. Genel bir kural olarak; kişi başına yıllık 5.000 metreküpten fazla su potansiyeli olan bir ülke su zengini olarak kabul edilmektedir. 2023 yılında 87 milyon nüfusa sahip olması beklenen su stresli Türkiye’nin; 2023 yılındaki su potansiyeli 1.289 m3/kişi seviyesine düşecektir.”

Su stresinin önüne nasıl geçilir?

Su stresiyle mücadele konusunda önerilerin de yer aldığı raporda şöyle deniyor: “Türkiye su yönetiminde merkezi bir yapıya sahiptir. Su stresi; esasen kamu ve özel sektörün senkronize olmuş eylemleriyle azaltılabilir. Yapılması gereken temel eylemler arasında kolektif önlemler almak ve su tüketiminde tasarrufları artırmak için farkındalık yaratmak bulunmaktadır. Sanayi istihdamının nüfusu fazla olan bölgelerden nüfus yoğunluğu daha az bölgelere taşınmasını hedefleyen düşük nüfuslu bölgelere göç; bölgesel sorunu azaltabilir.”

“Hızla aksiyon almak büyük önem taşıyor”

İklim değişikliği ve su sıkıntısının yaratacağı sorunlarla ilgili alınacak önlemler ise şöyle sıralanıyor: “Arıtma ve arındırma tesisleri; su şebekelerinin ve boru hatlarının iyileştirilerek kayıp oranlarının azaltılması politika yapıcılar; belediyeler ve şirketleri tarafından atılabilecek önemli adımlar arasında sayılabilir. Verimsiz su tüketimini iyileştirici düzenlemeler yapılması; tarım üreticilerinin, özel sektörün ve hanehalkının farkındalığının artırılması ve daha verimli araç kullanımı ile su tüketiminin nasıl azaltılacağı konusunda yönlendirilmesi su stresi ile mücadelede etkin olacaktır.” Nüfus arttıkça sorunun daha da derinleşeceği kaydedilen raporda; hızla aksiyon alınmasının büyük önem taşıdığı belirtiliyor.

Devamını Oku

Genel

Alarko’dan Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne dalgıç pompa eğitimi

Yayın Tarihi:

on

Su basınçlandırma alanında geniş ürün yelpazesiyle en çok tercih edilen markalar arasında yer alan Alarko, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü, Tesisler ve İkmal Dairesi Başkanlığı bünyesinde görevli teknik personele dalgıç pompa eğitimi verdi.

Ankara Dalgıç Pompa Bölge Uzmanı Mustafa Talha Çiftçi tarafından organize edilen etkinliğe, Dalgıç Pompa Satış Müdürü Yüksel Pınar ve Ürün Müdürü Cüneyt Bulca katıldı. Eğitimde dalgıç pompaların seçiminde dikkat edilmesi gereken kriterler, ekonomik koşulların değerlendirilmesi, dalgıç pompalarda kullanılan malzemelerin özellikleri, uygulama örnekleri ve arıza nedenleri hakkında detaylı bilgiler verildi.

Daire Başkanı Veli Doğan, Şube Müdürü Sedat Özdemir; Elektrik Şube Müdürü Sezgin Elmas ve Kontrol Mühendisi Doğan Altın verilen eğitimin çok yararlı olduğunu dile getirerek katkılarından ötürü Alarko Carrier’a teşekkürlerini iletti.

Alarko Dalgıç Pompaları; kullanım ve içme suyu alanında her an kullanıma hazır; yatırımı kısa sürede geri ödeyen kesintisiz ve kişisel tek su kaynağı olarak öne çıkıyor. Endüstriyel tesislerde; proses ve kullanım suyu sağlanmasında; yüksek verimi ve uzun ömrü ile uygun bir yatırım olarak dikkat çekiyor.  Bahçecilik ve tarım alanında; küçük bir ev bahçesinden on binlerce dönüm tarım arazisinin sulanmasına bahçeseverler ve çiftçiler için güvenilir bir ürün olan dalgıç pompalar; üstün teknolojisi; ekonomikliği; sürekli ve kaliteli hizmeti imkânı ve yedek parçada hızlı temin sistemiyle rakiplerinden ayrışıyor.

Devamını Oku

Genel

Tube&Steel Nisan’da İstanbul’da

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Sektör liderlerini bir araya getiren Tube&Steel İstanbul Fuarına katılan firmalara KOSGEB tarafından destek sağlanacak.

Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından; Çelik Boru İmalatçıları Derneği (ÇEBİD); Çelik Federasyonu; Çelik Dış Ticaret Derneği;, Steel Orbis; Çelik İhracatçıları Birliği (Turkish Steel); Türk Yapısal Çelik Derneği (TUCSA); Yassı Çelik İthalat (YİSAD) ve İhracat ve Sanayicileri Derneği iş birliği ile; 17-20 Nisan 2019 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan Tube&Steel İstanbul Fuarına katılan firmalara KOSGEB tarafından destek sağlanacak.

Sektörün Avrasya’daki büyük buluşmasında, lider üretici firmaların bir araya geleceği Tube&Steel İstanbul Fuarı’nda; Çelik-Boru-Profil-Tel, Yassı Çelik, Yapısal Çelik, Çelik Servis Merkezleri, Çelik İşleme Teknolojisi, Boru-Profil-Tel İşleme Teknolojisi, Boru Profil Kaplama, Boru-Profil ve Ek Parçalar, Boru Hatları, Boru-Profil-Tel-Çelik Üretim Makinaları, Boru-Profil Tel Test ve Kontrol Teknolojisi, Bağlantı Elemanları, Pompa-Vana, Yan Sanayilere ait son teknoloji ürünlerini dünyaya tanıtma fırsatı bulacak.

Tube&Steel aynı tarihte aynı mekânda iki ayrı fuar

17-20 Nisan 2019 tarihleri arasında fuarla eş zamanlı gerçekleşecek olan Wire Tech Tel Üretimi ve Teknolojileri İhtisas Fuarı’nda birbirlerini doğrudan ilgilendiren kapsamları ile sektörü adeta ziyaretçilerin ayağına getiriyor.

Sektörel buluşmada katılımcı olmak ve dünyanın birçok ülkesinden gelen ziyaretçilerle buluşup; doğru ve güvenilir ticari bağlantılar kurmak için www.tubeandsteelistanbulfair.com web adresinden ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com