Connect with us

Vanalar

Akışkan teknolojilerinde 40 yılın tecrübesi: Sunsay Mühendislik

Yayın Tarihi:

on

Türkiye’nin köklü firmalarından Sunsay Mühendislik’in kurucusu Yusuf Kenan Sayar’la bir söyleşi gerçekleştirdik. Firmalarının 40 yıllık yolculuğunun yanı sıra ülkemizin ve sektörün genel durumuna ilişkin pek çok değerlendirmede bulunan Yusuf Bey’e teşekkür ediyor ve sizleri bu keyifli sohbetle baş başa bırakıyoruz.

Yusuf Kenan Sayar

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

1942 Adana doğumludur.

Adana Meslek Lisesi’ni bitirip, akabinde Makine Teknikerliği okuduktan sonra Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden 1966 yılında mezun olmuştur.

Sırasıyla,

  • 1966-1970 yılları arasında Karayolları 17. Van Bölge Müdürlüğü’nde (5 yıl) Bakım Müdürü,
  • 1970-1976 yılları arasında STFA Kadıncık 2. Barajı’nda Bakım Müdürü,
  • 1976-1977 yılları arasında STFA-Libya (Tripoli-Trablus) Limanı Şantiye Makine Bakım Müdürü,
  • Libya dönüşü de Doğuş Holding’in kurucusu Ayhan Şahenk Bey’e Samsun Baraj İnşaatı Danışmanlığı

görevlerini yaptıktan sonra 1978 yılında “su, buhar, kimyasal ve endüstriyel akışkan teknolojileri” alanında endüstriyel tesislerin ihtiyaçlarına yönelik faaliyet yapmak üzere kendi firmasını kurmuştur.

Şirketi kurduğu yıllarda satışın yanında özellikle o yıllarda çok eksik olan endüstriyel konularda eğitim faaliyetlerini de paralel yürüterek şirketine vizyon kazandırıp büyüme sağlamıştır.

Sunsay’ın tarihçesinden ve faaliyet alanlarından bahseder misiniz?

Pompalar, vanalar ve ölçü kontrol ürünleri olmak üzere 1978 yılından bu yana 3 ana dal üzerinde faaliyet göstermekteyiz.

Sunsay’ın başlarda hidrolik-pnömatik ekipmanlar, hortum ve küresel vanalar imalatı gibi geniş bir yelpazesi varken sonrasında kurumsallaşma ve daha da sadeleşerek büyüme gibi hedeflerle bu 3 ana gruba yönelimi olmuş ve 1992 yılında isim değişikliğine gidilerek Sunsay Mühendislik adını almıştır.

1994 yılında eğitimini Almanya’da tamamlayan, Avrupa etiğine önem veren, Avrupa stratejisi ve disipliniyle yetişen Sunsay’ın 2. jenerasyonu Hakan Sayar’ın imalatın iptalini istemesi üzerine firmamız imalatı bırakmış ve beraberinde 1996 yılında Avrupa’daki, başta Alman firmaları olmak üzere kendi sektöründe isim yapmış güçlü firmaların bölge distribütörlükleri alınmıştır. Adana firması olmamıza rağmen vizyonel ilerleyişimizle firmamız büyümüş, personel sayımız artmış ve mevcut yerinden ayrılıp daha büyük ve daha kaliteli bir mevkiiye taşınmıştır.

2009 yılındaki ekonomik krizi gerek pazarlama kabiliyeti gerek müşteri memnuniyeti odaklı hizmetlerimizle fırsata çevirebildiğimizi söyleyebiliriz. Çünkü Türkiye’nin ağırlıklı ilk 500 firmasıyla çalışmaktayız. Kurumsal, yatırım kapasitesi sürekli olan, ihracat yapan, üretimi öyle veya böyle bir şekilde durmayan firmalarla çalışmaktan keyif alıyoruz. O dönemde birçok sektör dururken petrol ve enerji sektörüne ağırlık verilmişti. Petrol sektörüne yoğunlaşarak o dönemde Amerika’daki petrol sektöründen faydalanabilmek için bir tesis kurma yolunda ilerleyerek 3. jenerasyon sayesinde de Amerika California’da Sunsay Export firması kuruldu. Bunun haricinde Almanya’da ve İstanbul’da irtibat ofislerimiz bulunmaktadır.

Türkiye distribütörlüğünü yapıyor olduğumuz,

– İsviçre menşeli WEY Bıçaklı Sürgülü Vanalar,

– Hollanda menşeli WOUTER WITZEL Kelebek vanalar,

– İspanya menşeli BVALVE Metal Körüklü Globe Vanalar,

– İsviçre menşeli CHEMVALVE PTFE/PFA Kaplı Kelebek Vanalar,

– Almanya menşeli PONNDORF Hortum Pompalar,

Türkiye Partnerliğini yürüttüğümüz DITEC Kumaş ve Bez Kompansatörler ve bölge bayiliğini üstlendiğimiz birçok markanın endüstriyel ürünleriyle müşterilerimize 40 yıldır hizmet sağlamaktan onur duyuyoruz.

Yakın zamanda pazara sunduğunuz ya da sunacağınız yeni bir ürün bulunuyor mu? Varsa bu ürün hakkında değerlendirme yapar mısınız? Şayet ürün pazara çıktıysa ne zaman çıktı, özellikleri neler, satışlarınıza sağladığı katkı nedir?

Biz Sunsay Mühendislik olarak Avrupa’nın kendi alanında isim yapmış ancak Türkiye’de çok fazla tanınmayan üreticilerini Türkiye pazarı ile buluşturuyoruz ve burada en önemli husus üretilen ürünlerin “yeni nesil” diyebileceğimiz özelliklere haiz olması. Yakın zamanda pazara sunduğumuz en önemli ürünlerden bir tanesi ise değişmeyen contaya sahip yeni nesil “Kelebek Vanalar”dır. Bu ürün Türkiye’de yok denecek kadar az bilinmektedir ve aslen yapmış olduğumuz araştırmalarda piyasada bu özellikte olduğu belirtilen ürünlerin aslında üretim prosesi gereği doğru ürünler olmadığı tarafımızca tespit edilmiştir. Conta değişmemesi demek hem Kelebek Vana’nın en önemli yedek parça unsurlarından birisine ilerleyen eskime sürecinde ilave sipariş verilmemesi ile maliyet azaltılması demek hem de bu teknolojiyle vananın ömrünün çok daha uzun olmasını sağlamak demektir.

İlave olarak ise rakiplerine oranla mükemmel denecek derecede sızdırmazlık sağlayarak tehlikeli ortamların oluşmasını engellediği gibi çevresel koruma da sağlamaktadır. Hem insan hayatı hem de son dönemde bir o kadar üzerinde durulan çevrenin korunması hususları zaten bu tür ürünleri ön plana çıkarmaktadır.

Gerçek “Vulkanize Sistem” ile vana gövdesine adapte edilen conta sayesinde üretilen bu tür vanaların neredeyse sayısız avantajı olmakla birlikte aşağıdaki hususların bilinçli kullanıcıların dikkatini çekeceği kanaatindeyiz:

– Eşsiz sızdırmazlık konsepti ile çift taraflı %100 sızdırmazlık,

– Açma kapamada minimum aşınma,

– Düşük tork ihtiyacına bağlı ekonomik aktüatör seçimi,

– Tam geçiş sağlayan gövde dizaynıyla değişmeyen akış kapasitesi,

– Gövde ile birleştirilmiş liner sayesinde gövdeyle temassız akışkan geçişi,

– Contasız montaj imkânı,

– Gürültü izolasyonu,

– Gövde ile conta arasında sıfır korozyon,

– Vakum hattı için uygunluk (ki bu özellik bu vanayı özel yapmaktadır).

Sunsay olarak biz bu tür vana satışları ile kesinlikle uzun dönem maliyetleri düşürdüğümüzü, çevreye katkı sağladığımızı ve müşterilerimizin güvenini kazanarak farklı yeni nesil ürünleri kendilerine tanıtma fırsatı yakaladığımızı düşünüyoruz.

Pazarın ihtiyaçlarını nasıl analiz ediyorsunuz? Müşterileriniz için yaptığınız en faydalı uygulama neydi?

Pazarın ihtiyaçlarını en basit şekliyle sık müşteri ziyaretleri yaparak, sahadaki sorunlarını öğrenip, bahsi geçen yeni nesil ve masraflarını amorti eden özellikte ürünleri tanıtıp, müşterilerimizin denemesine fırsat vererek ve bu denemeler sonrası sorunlarına çözüm olup olmadığını netleştirerek takip ediyoruz.

Müşterilerimizden aldığımız geri bildirimleri üretici firmalarla paylaşarak gerektiğinde “tailor made” dediğimiz “terzi usulü” üretimler ile müşteriye özel çözümler üretilmesi vasıtasıyla piyasaya ciddi katkılar sağladığımızı düşünüyoruz.

Müşterilerimiz için son dönemde yapmış olduğumuz faydalı uygulamalardan birine örnek vermek gerekirse, kimya sektöründe kullanılan ve gövdesel olarak çok ağır olduğu için insan gücü ile monte edilemeyen “Plug Vanalar” yerine yeni nesil çok daha hafif yani az sayıda insan gücü ile monte edilebilen, kullanımı daha kolay olan, ayrıca vana hat üzerinde çalışırken dahi sızdırmazlık contası yenilenebilen “Bıçaklı Vanalar” vermiş olmamız ve müşterilerimizin hem maliyet hem de olası iş kazaları açısından eski cins vanalara kıyasla risk oranı azaltılmış ürünler ile memnuniyetlerini kazanmış olmamızı söyleyebiliriz.

Pompa Vana kullanıcıları için özel tavsiyeleriniz var mı? Ürün seçimi konusunda nelere dikkat etmek gerekiyor?

Özellikle ürün seçimi konusunda pompa vana kullanıcılarına verebileceğimiz en önemli tavsiyeler şunlardır:

– Firmamız ve/veya benzer misyon ve vizyona sahip firmalar vasıtasıyla yeni nesil denen ürünleri doğru teknikler ile proseslerine uygun en verimli şekilde tetkik etmeleri,

– Firmamızın kendilerine sunmuş olduğu ürünler için deneme isteğimizin birinci aşamasında vizyonumuzda bulunan “ülkemize değer katma” hedefi bulunduğuna, dolayısıyla bizim gibi düşünen tüm firmalara fırsat vermelerine, yani önceliğimizin satıştan çok verimli ürünler kullanılması vasıtasıyla zincirleme reaksiyon ile hepimiz için  kazan-kazan politikasının gelişeceğine inanmaları,

– Proses/saha şartları paylaşılırken olabildiğince fazla teknik bilginin doğru olarak paylaşılmasına gayret edilmesi,

– Bu konuda sıkıntı yaşanıyor ise 40 yılı aşkın süreden bu yana sektörde olan bizlere güvenerek rahatlıkla bizlerden teknik destek alabileceklerini bilmeleri,

– Bizim veya başka firmaların temin ettiği ürünlerde yaşadıkları sorunları objektif olarak bizler ile paylaşmaları.

Sektörünüzde bugünlerde hangi trendi gözlemliyorsunuz? Pazarı domine eden trendler nelerdir?

Her ne kadar global pazar faaliyetlerinin maliyetleri düşürmek doğrultusunda bir eğilimin her dönem için geçerli olduğu savunulsa da sektörümüzde günümüz için gözlemlediğimiz en önemli eğilimin artık müşterilerimizin verimli, kaliteli ürünlerini tercih ettiklerini doğrultusunda olduğunu görüyor ve tecrübe ediyoruz. Yani en basit deyimiyle “ucuz malzeme alacak kadar zengin değilim” sözüne paralel bir gelişimin giderek arttığını bilfiil yaşıyoruz. Pazarı domine eden bu eğilimin giderek artmasının iki önemli avantajı olduğuna inanıyoruz. Öncelikle kaliteli ürün seçimiyle daha çok değil uzun dönemde daha az maliyetlere katlanmaktayız ki bu da ilkemize ciddi katkı sağlamaktadır. İkinci olarak ise birçok ürünü yurtdışından ithal etmek yerine bu tür yeni nesil ürünleri nasıl diğer ülkeler üretebiliyorsa Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmaları hızlandırılırsa, ki devletimiz bu konuda çeşitli teşvikler vermektedir, yerli üretim pazarı gelişecek, bu da ithalat değil, ihracat rakamlarına yansıyacak, dolayısıyla ülkemizin refah seviyesinin artmasına vesile olarak gelecek nesillerimize katkı sağlayacaktır.

Türkiye’deki pompa vana sektörü potansiyeliyle ilgili neler söylemek istersiniz? Değişimi nerede görüyorsunuz?

Türkiye’deki pompa vana sektörü potansiyeli olarak aslında gelişmiş ülkelere oranla daha kat edecek çok yolumuzun olduğunu düşünmekteyiz. Özellikle ithal ürünler yerine yerli üretimlerde kaliteyi artırmamız gerektiğini, bu sektörde bilimsel çalışmaların artırılarak çeşitli enstitüler, bilim akademileri, teknoloji parkları vasıtasıyla yapılan araştırmaların üretime yansıması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun temelinin eğitimde yattığını, özellikle şu anda yetişen gençliğin ülkemiz konjonktürüne bağlı bir güvensizlik nedeniyle yurtdışı ülkelerde okuma ve yaşama isteklerinin değişmesi için ise çaba sarf edilmesi gerektiğini vurgulamak isteriz.

Firmamız bu doğrultuda çeşitli üniversitelerde mesleki odalar veya dernekler ile bir bütün olarak üstlenmiş olduğu sosyal projeler vasıtasıyla kendi çapında katkı sağlamaktadır ve bu tür faaliyetleri de artıracaktır.

Firmamız değişimi tamamen bilimsel gelişmelerde görmektedir. Matematik evrenin en temel bilimi olduğu gibi, hayatımızın devam etmesi için su gibi en başta gerekli kaynağın, akabinde insanoğlunun ihtiyaçlarını karşılayacak ürünler için üretimlerde kullanılan en temel pompa vana gibi ürünlerin gelişiminin teknolojiye paralel değil daha ilerde olması gerektiği kanısındayız.

Sürdürülebilirlik kavramı firmanız için ne ifade ediyor?

Sürdürülebilirlik kavramının SUNSAY Mühendislik için en başta “güven” değeriyle paralel bir kavram olduğuna inanıyoruz. Eğer tedarik sektöründe 40 yılı aşabilmiş isek bunun müşterilerimizin bizlere olan güveni sayesinde olduğuna inanıyoruz. Bunun ise tarafımızdan yenilikçilik, araştırma, paylaşma, doğru ürün seçimi ve tabii ki en önemlisi “satış sonrası hizmetlerde olan güven” vasıtasıyla sağlandığına inanıyoruz.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Vanalar

Ayvaz, “Türkiye’yi ilklerle buluşturmaya devam edecek”

Yayın Tarihi:

on

Ülkenin köklü şirketlerinden Ayvaz’ın İcra Kurulu Başkanı Serhan Alpagut’la keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Ayvaz’ın tarihinden yeni e-ticaret sitesine ve sosyal sorumluluk projelerine kadar pek çok konuda bizlere bilgi sunan Sayın Alpagut’a teşekkür ediyor ve sizleri bu söyleşiyle baş başa bırakıyoruz.

Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Adım Serhan Alpagut. 1970 yılında Sakarya’da doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Karadeniz Ereğlisi’nde tamamladım. 1992 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Metalurji Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Mezun olur olmaz Ayvaz’da çalışmaya başladım. Kariyerimin ilk iki yılı boyunca imalatta çalışarak, uygulama bilgimi geliştirme fırsatı buldum. Sonraki iki yıl boyunca İç Satış Mühendisi olarak görevlendirildim. O yıllarda şirket olarak ihracat çalışmalarına odaklanmaya başladığımız için, takip eden dört yıl boyunca yurt dışında görevlendirildim. Başarılı geçen bu dönemin ardından Türkiye’ye tekrar döndüm ve Satış Müdürlüğü görevinde rol almaya başladım. Uzun bir süre Ticaret Müdürlüğü adı altında, hem satış hem de satın alma konularında şirketimize katkılar sunmak için çalıştım. 2003 yılında Yönetim Kurulu Üyesi olduğum şirketimizde, 2010 yılı itibariyle İcra Kurulu Başkanı sıfatıyla çalışmalar yürütüyorum.

Ayvaz’ın İcra Kurulu Başkanı Serhan Alpagut

Ayvaz hem sektörün hem de ülkenin köklü firmalarından. Firmanızın tarihçesinden kısaca bahsedebilir misiniz?

Ayvaz, ticari hayatına 1948 yılında İstanbul Tarlabaşı’nda küçük bir imalathane olarak başladı. Sektöre Karaköy’deki Perşembe Pazarı’nda çıraklık yaparak giriş yapan Hacı Ayvaz, buradan elde ettiği bilgi ve deneyimleri kurucusu olduğu Ayvaz’a aktararak 16 kişilik küçük bir ekiple musluk üretimi yapmaya başladı. Şirket uzun süre kısıtlı imkânlarla fakat emin adımlarla ticari faaliyetlerine devam etti. 1960 yılında bronz gemi vanalarının üretim ve satışını gerçekleştirmeye başlayan Ayvaz, 1970’li yılların başlarında sanayide kullanılan çeşitli tipteki vanaları ürün gamına ekledi. 80’lerin başlarında ise ülke çapında tanınan bir marka haline gelmeye başladı. “Türkiye’de olmayanı üretmek” misyonuyla hareket eden Ayvaz, bir ilki gerçekleştirerek Fransız Calorstat firmasının lisansı ile EJMA standartlarında kompansatör üretmeye başladı. Türkiye’nin ilk kompansatör üreticisi olarak adını duyuran şirket; 1982 yılında İtalyan Fantini Cosmi firması lisansı ile Kazan Tağdiye Cihazı, 1983 yılında ise sahip olduğu uluslararası patent ile Kondenstop üretimine geçti. Tarlabaşı’ndaki imalathane artan taleplere yanıt veremediği için 1984 yılında Avcılar’da bir fabrikaya geçildi. Avcılar fabrikada, o güne kadar “sadece yurt dışından getirilen” paslanmaz çelik hortumu ülkemizde üretmek adına çalışmalara başlandı. Türkiye’nin ilk esnek metal hortumu işte burada, Ayvaz tarafından üretildi.

Bugün Ayvaz sadece merkez fabrikasında 500’ün üzerinde çalışanıyla Türkiye tesisat sektörüne adını yazdırmış büyük bir şirket. Yurt içinde 10 bölge müdürlüğü ve 78 bayi ile hizmet veren Ayvaz, yurt dışında Rusya, Bulgaristan, Çin ve Polonya’da üretim tesisleri; Rusya, Ukrayna, İtalya, Almanya, Suudi Arabistan, Dubai, Polonya, Çin, Kazakistan ve Sırbistan’da ise bölge ofisleri ile satış organizasyonunu gerçekleştiriyor.

Piyasaya sunduğunuz ürün grupları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Ayvaz’ın ürün gamı gerçekten çok zengin. Pazarlama karmamızı ana ürün grupları olarak şöyle sıralayabilirim: Kompansatörler, esnek metal hortumlar, seviye kontrol cihazları, kondenstoplar yani buhar kapanları, vanalar, yangın grubu ürünleri ve yalıtım ürünleri. Kompansatör ve paslanmaz çelik hortum konusunda Türkiye’deki ilk üretici firmayız.

Ağırlıklı olarak hangi sektörlere çözüm üretiyorsunuz?

Ürün gamımızda 3.000’den fazla ürün bulunuyor. Bu kadar geniş bir ürün gamı tabii ki çok zengin bir sektörel yelpazede kullanılıyor. Doğal gaz sektöründe, HVAC alanında, inşaat projelerinde, toplu konutlarda, AVM’lerde, rezidanslarda, gemi sanayiinde, güneş enerjisi sistemlerinde, fabrikalarda, rafinerilerde ve hemen her tür endüstride Ayvaz markasını görmek mümkün. Dünya çapındaki önemli yapılarda Ayvaz markası tercih ediliyor. Yurt içinde Zorlu Center, Torium AVM ve Varyap Meridian gibi dev projeler; yurt dışında ise Irak Baiji Rafinerisi, Rusya Toyota fabrikası ve Azerbaycan Bakü Havalimanı gibi prestijli yatırımlar şirketimizin referansları arasında yer alıyor.

Öncü bir firma olarak Ayvaz, AR-GE çalışmaları kapsamında neler yapıyor?

70 yıllık Ayvaz tarihinden gelen, sektörde “ilk”leri gerçekleştirme felsefesinden güç alarak Türkiye tesisat sektörünün ilk Ar-Ge Merkezi’ni faaliyete geçirdik. Bundan dolayı gururluyuz. Şimdilik 20 kişiden oluşan yüksek nitelikli Ar-Ge merkezinde katma değeri yüksek ürünler ve prosesler geliştirmeyi hedefliyoruz. İthal ürünlere alternatif olacak üstün özelliklere sahip milli muadiller üzerinde de çalışacağız. Bu teknolojik atılımla müşteri ihtiyaçları doğrultusunda ürünler üzerinde sürekli iyileştirmeler ve geliştirmeler yapma konusunda da fark yaratmayı hedefliyoruz. En iyi kalitede ürünlerin dünyada kabul edilmiş yasal şartlara, standartlara ve müşteri taleplerine uygun olarak tasarlanması, üretilmesi ve kaliteden ödün vermeden sunulması konusunda var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. 70 yıllık deneyimle elde ettiğimiz teknik bilgi birikimimizi, Ar-Ge merkezimizde inovasyona dönüştüreceğiz.  

Ayvaz, sektörde inovasyon ve AR-GE denilince akla gelen, lider markalardan biri haline gelmiş durumda. Uzun yıllar sonucunda edindiğimiz teknik bilgi birikimimizi, yeni ürünler geliştirmek için kullanıyoruz. AR-Ge merkezimizde 2019-2010 için yeni ürün ve paket projeleri için hazırlık yapılıyor. Yeri geldikçe konuyla ilgili son gelişmeleri duyuracağız.

E-ticaret siteniz ayvazonline.com ile son tüketicilere ulaşıyorsunuz. Siteyle ilgili biraz bilgi verir misiniz? Son kullanıcılar niçin buradan alışveriş yapmayı tercih etmeli?

Ayvazonline, bizim uzun süredir üzerinde çalıştığımız bir e-ticaret projesiydi. Türkiye’nin dört bir yanındaki -özellikle düşük miktarlarda alım yapmak isteyen- son kullanıcıların Ayvaz ürünlerine kolayca erişimini sağlamak amacıyla üç yıl kadar önce hayata geçirdik. Bu süreçte açıkçası beklediğimizden daha yüksek bir ilgiyle karşılaştık. Ürün gamımızdan çok farklı ürünlerin siparişini bu kanalla almaya başladık.

Sitemizin avantajlarını kısaca sıralayacak olursak; kullanıcılara oturdukları yerden, internete bağlı herhangi bir cihazdan kolayca alışveriş yapma imkânı sunuyoruz. Üyelerimizi, sipariş tutarları ne olursa olsun Türkiye’nin her yanına ücretsiz kargo seçeneğimizle mutlu ediyoruz. Müşterilerimizin kredi kartıyla alışveriş sürecini maksimum güvenlikte gerçekleştirmesi için 128 bit SSL güvenlik sertifikasına sahip olan sitemizde, kredi kartına vade farksız 4 taksit avantajı da sağlıyoruz.

Dünya hızla değişiyor ve bu hızı yakalayamayanlar geride kalıyor. Biz şirket olarak her zaman olduğu gibi bugün de geleceğin peşinden gidiyoruz. Kullanıcı odaklı, erişilebilir ve pratik çözümlerle dijital mecrayı maksimum derecede kullanmayı hedefliyoruz. Ayvazonline ile oyunun kurallarını değiştiriyoruz. Yeni sezonda sitemizin tanıtımına ağırlık vermeye ve birbirinden büyük indirimleri son kullanıcılara sunmaya hazırlanıyoruz. Her ay belirli bir ürün grubunda %50’ye varan indirimler kullanıcılara sunulacak ve Ayvaz kalitesinin her haneye girmesi amaçlanacak. Yani kısaca bizi takip etmeye devam edin demek istiyoruz.

Marka bilinirliğini artırma ve prestiji perçinleme konusunda ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Ayvaz, halihazırda hem yurt içinde hem de yurt dışında “kalite” ve “güven” kelimeleriyle özdeşleşmiş bir marka. Ülkemize ve sektöre yenilikleri kazandırma misyonumuza ve mekanik tesisat sektöründe dünya çapında bir “marka” olma iddiamıza sonuna kadar bağlıyız. Bu bağlılık, Ayvaz çatısı altında sektöre sunduğumuz tüm ürün gruplarında ve hizmetlerimizde doğal olarak fark yaratmamızı sağlıyor ve markamızın yaygınlaşmasına katkıda bulunuyor. Fakat ihtisasınız ve iş alanınız makineler olsa bile, neden daha iyi olduğunuzu insanlara anlatmanız ve firmanızın görünen yüzüne de kurumsal kültürünüzü yansıtmanız lazım. Bu nedenle sadece insana, makine parkuruna değil firmamızın tanıtımına da yatırım yapıyor ve profesyonel bir tam hizmet ajansıyla çalışıyoruz.

Sektörde herkesin bildiği dergilerde yer almak, fuarlarda boy göstermenin çok ötesinde kendi alternatif tanıtım çalışmalarımızı planlıyor ve hayata geçiriyoruz. Örneğin, geçen sene Antalya’da, üç gün süren “Globally Local” isimli dev bir sempozyum gerçekleştirdik. Sektörümüzde birçok açıdan “ilk” niteliğindeki bu dev organizasyonda ulusal ve uluslararası çapta dev projelere imza atmış çok önemli proje sorumlularını, taahhüt firmalarının temsilcilerini, kontrolörleri ve kamu sektöründen önemli teknik kişileri ağırladık. Yurt dışından yabancı konuşmacıların ve alanında uzman akademi duayenlerinin de sunumlar yaptığı sempozyum, tartışmasız sektörün en konuşulan etkinliklerinden biri oldu. “Globally Local” sempozyumunun gelenekselleşeceğini buradan duyurabilirim. Şimdilik bu kadar bilgi verebiliyorum.

Sosyal sorumluluğa da oldukça önem veren bir firma olduğunuzu biliyoruz. Bu konuda neler söylersiniz?

Ayvaz, uzun zamandan beri sosyal sorumluluk faaliyetleriyle tüm sektöre örnek teşkil eden bir şirket. Kızılay’la iş birliği halinde gerçekleştirdiğimiz geleneksel kan bağışı organizasyonları, meslek liselerine sağladığımız teknik materyal destekleri, ihtiyaç sahipleri için belli dönemlerde yaptığımız kıyafet, defter, kitap bağışları bunlardan sadece birkaçı… Fakat bu sene, tüm bu sosyal sorumluluk faaliyetleri arasında belki de bizi en çok mutlu edenini gerçekleştirdik. Size kısaca anlatayım: Bir gün Hakkari Çukurca’da görev yapan bir öğretmenden şirketteki bir arkadaşımıza mesaj geldi. Kendisi bize yazdığı mesajda, okulundaki imkânların sınırlı olduğunu, öğrencilerin maddi açıdan sıkıntı çektiğini ve mümkünse destek vermemizi beklediğini belirtmişti. Biz de bunun üzerine okul müdürüyle irtibata geçerek konunun detaylarını öğrendik ve hangi noktalarda destek olabileceğimizi görüştük. Müdürümüz, Ayvaz’ın eğitime destek faaliyetlerindeki ciddi tutumunu göz önüne alarak bağış faaliyetini okul çapında yapıp yapamayacağımızı sordu. Büyük bir mutlulukla olumlu yanıt verdik ve çalışmalara başladık.

Okulun âtıl durumdaki konferans salonuna iki yüz adet konferans koltuğu; kütüphanesine çok sayıda masa ve sandalye gönderdik. Okulun eğitim materyali açısından eksiklik çeken anaokulu bölümü içinse Ayvaz çalışanları bir araya gelerek eğitici oyuncak ve çocuk kitabı alışverişlerinde bulundular. Yapılan tüm yardımlar şirketin Hadımköy’de yer alan merkezinde toplanarak büyük bir kamyona yüklendi ve bağış birkaç gün süren zorlu yolculuktan sonra sınır köyünde bulunan okula ulaştı. Ayvaz’ın desteğine teşekkürlerini bildirmek isteyen okul yönetimi tarafından okulun konferans salonuna “Ayvaz Konferans Salonu” adı verildi.

Ayvaz olarak eğitim alanındaki sosyal sorumluluk faaliyetlerine her zamankinden daha çok önem gösteriyoruz. Çünkü muasır medeniyetler seviyesini aşmak istiyorsak, ilk adımın eğitimle atılacağını biliyoruz. Biz üstümüze düşeni yapmakla yükümlü, sorumlu bir şirketiz. Çukurca’daki okulla yaptığımız bu iş birliği, şirket yöneticilerimizden çalışanlarımıza kadar tüm Ayvaz ailesinin yüzünü güldürdü. Yardımlarımız, desteklerimiz artarak devam edecek.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Ülkemize ve sektöre yenilikleri kazandırma misyonumuza ve sektöründe dünya çapında bir “marka” olma vizyonumuza sonuna kadar bağlıyız. Bu bağlılık, Ayvaz çatısı altında sektöre sunduğumuz tüm ürün gruplarında ve hizmetlerimizde doğal olarak fark yaratmamızı sağlıyor. Bu farkın yarattığı ivme, dünya çapında bir şirket olma yolunda ilerlememizi sağlıyor. 70 yıllık Ayvaz tarihinde ne olduysa, bundan sonra da o olacaktır. Türkiye’yi “ilk”lerle buluşturmaya devam edeceğiz; yapılamayanı yapmaya, kalite standartlarını yükseltmeye ve dünyada hak ettiğimiz yeri almaya çalışacağız.

Devamını Oku

Vanalar

Dikkan Vana, Ar-Ge ile büyüyor, Endüstri 4.0’a koşuyor

Yayın Tarihi:

on

İçinde bulunduğumuz dönemde 40. yılına ulaşma gururunu yaşayan Dikkan Vana, teknoloji, Ar-Ge ve tesis yatırımlarıyla geleceğini sağlam temeller üzerine kuruyor.

Dikkan Grup Genel Müdür Yardımcısı Saltuk Samir Türkiye’nin ilk Ar-Ge merkezine sahip vana üreticisi olduklarını hatırlatarak, “Yaklaşık bir yıl boyunca çok ciddi bir çalışma dönemi geçirerek bu unvanı aldık. Vana sektöründe Ar-Ge merkezi olan ilk marka olarak da çok ciddi imkânlarımız ortaya çıktı. Ar-Ge merkezimiz hem ürünün teknik yeterliliği hem de müşteriye sunulacak çözümlerde Endüstri 4.0 çerçevesinde birçok yeni çözüm ve çalışmaya imza atmamıza olanak sağladı. 40. yılımızda sanayi devrimini yaşamak üzere adımlar atıyoruz” şeklinde konuştu.

Eş zamanlı yatırımlar

Endüstri 4.0 konusu üzerinde kurum içi çalışmaların ayrıntılarından bahseden Samir, gerçekleşen yatırımların devam edeceğini belirtti. “Mobil aplikasyonumuzla ve web sitemizle doğru ürünü seç uygulaması ile artık kullanıcılarımızın kendi sistemlerine en uygun ürünü nasıl seçecekleriyle ilgili yönlendirme programlarımız mevcut. Böylece daha seçim aşamasından başlayarak teknik tecrübemizi müşterimize aktarmaya başlayabileceğimiz bir platform oluşturmayı başardık. Bünyemizde bulundurduğumuz 3 boyutlu yazıcı sistemleri ve dijital simülasyon gerçekleştirebilecek ileri düzey tasarım programları ile tasarım, model yapım ve ürünün seri üretime adapte edilmesi süreçlerini oldukça verimli, hızlı ve teknik olarak faydalı bir seviyede gerçekleştirebilecek altyapıya sahibiz” diyen Samir, Endüstri 4.0’ı yaklaşık 1,5 yıldır konuştuklarını ve bu konuda erken yola çıktıklarını ifade etti.

“Çalışmaları Endüstri 4.0 komitemiz yürütüyor”

Dikkan Vana içinde 1 yıl önce kurulan proje ekibi, konu hakkında yoğun olarak çalışmalar yürütüyor. Bu konuda şirket içi geliştirici sunumlar ve toplantılar gerçekleştiriyor. Endüstri 4.0 kavramının tüm bileşenleri ile sisteme nasıl entegre olacağı hakkında projeler gerçekleştiriyor. Saltuk Samir, “Hedefimiz Endüstri 4.0’a entegre olurken sistemin bir sensör çöplüğüne dönmemesi. Gereksiz yatırımları önlemek için ince eleyip sık dokumamız gerektiğini biliyoruz. Bunun için de Endüstri 4.0’a en hızlı şekilde dönüşüm yapabilmeye hazır olan üretim noktalarını pilot noktalarımız olarak seçtik. Şu an kaynak robotumuzu ERP sistemimize bağlayarak süreci insandan bağımsız hale getirerek sistemdeki tasarım, model ve modeldeki değişiklikleri algılayıp tüm datayı ürün üzerine uygulayabileceği bağlantıyı oluşturmak üzerine çalışmalarımız devam ediyor” dedi.

3 aşamada Endüstri 4.0

Endüstri 4.0 konusunu firma içinde 3 ana başlık ile ele aldıklarını belirten Samir, bu başlıkları şöyle açıkladı: “Ar-Ge ile birlikte yapılan çalışmalar ve kaynak robotunun bu birimle haberleşmesi Smart Production adını verdiğimiz vananın üretim tarafıyla ilgili geliştirme projemiz. Smart Valve için RFID cıvata ile vanaların montajını gerçekleştirip radyo dalgalarıyla vanadan gerçek zamanlı bilgilerin alınabildiği bir sistem geliştirme konusunda çalışmamız bulunuyor. Buna ek olarak vananın bulunduğu hattın basınç, sıcaklık ve akışkan değişiklikleriyle vananın davranışlarının değiştirilebileceği bir projemiz bulunuyor. Bu patent çalışmamız da Smart Valve modelimizin altında yer alıyor. Smart Business konusunda da müşterilerimizin ihtiyaçlarına nasıl destek olabileceğimizi, vananın kullanıcıya veya sisteme nasıl bir bilgi vermesi gerektiğiyle ilgili verileri elde etmeye çalıştığımız çalışmalarımız bulunuyor. Farklı dataları toplayabilecek sensörlerin, anlamlı bir veri bütünü haline getirilmesi ve sisteme fayda sağlayabilmesi adına özellikle elektronik, otomasyon ve siber çözümler üzerinde proje çalışmalarımız var.”

Devamını Oku

Vanalar

ÖZKAN Makine, ihtiyaca özel çözümleriyle fark yaratıyor

Yayın Tarihi:

on

ÖZKAN Makine Genel Müdürü Ümit Şevik sorularımız yanıtladı. Ümit Bey, ÖZKAN’ın ürün grupları ve üretim süreçleri hakkında bilgiler verirken, sektöre ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Sizleri bu söyleşiyle baş başa bırakıyoruz.

 

ÖZKAN Makine Genel Müdürü
Ümit Şevik

Öncelikle sizi ve firmanızı kısaca tanıyabilir miyiz?

Merhaba, ben Ümit Şevik. Makine mühendisiyim. 2001 yılından beri ÖZKAN Makine AŞ’de satıştan Ar-Ge’ye farklı birimlerde çalıştım. 2016 yılından beri genel müdür olarak görevime devam ediyorum.

Piyasaya sunduğunuz ürün grupları hakkında bilgi verebilir misiniz?

ÖZKAN’ın geniş bir ürün yelpazesi var. İçme suyu ve ham su hatlarında kullanılan izolasyon ve kontrol amaçlı vanalar, hava tahliye vanaları, çekvalfler ve bağlantı ekipmanlarının tasarım, üretim ve satış sonrası hizmetlerini gerçekleştiriyoruz. Ana ürün grubumuz çift flanşlı kelebek vanalar.

Bunlara ek olarak özel çözümler de üretiyoruz. Müşterimizin ihtiyacını dikkatle dinleyip, kullanıcıya özel çözümler üretiyoruz. Bu da rakiplerimize karşı ciddi bir avantaj sağlıyor. Her yeni çalışmada tecrübemize tecrübe katıyoruz. “Biz de bu ürün var. Bunu kullanın” demek yerine “Sizin için bu çözümü ürettik” diyoruz. Bu da kısa sürede yeni kilit müşterilerimiz olması anlamına geliyor.

Pek çok yeni ve farklı ürünümüz var. Başkalarının ilk defa duyduğu bir ürün, çoğu zaman bizim daha önce üretip, müşterimizin halihazırda kullanmakta olduğu bir uygulama oluyor.

Ağırlıklı olarak hangi sektörlere çözüm üretiyorsunuz?

Ağırlıklı olarak su tedariği için ürünler üretiyoruz. Ancak bizim ürünlerimiz kentlere su sağlayan ana hatlar, büyük pompa istasyonları ve enerji santralleri için. Yani ürünlerimizi yapı marketlerin raflarında göremiyorsunuz. Ancak dünyanın pek çok bölgesinde şehirlere su sağlayan hatlarda ÖZKAN’ın ürünleri kullanılıyor.

Endüstriyel kuruluşlar ve enerji santralleri için özel çözümlerimiz var. Zaman zaman tamamen kullanıcının istekleri doğrultusunda tasarlanıp, üretilen özel çözümler üzerinde çalışıyoruz.

Deniz suyu ve korozif akışkanlar için özel çalışmalarımız var. Madenlerden, deniz suyu arıtma tesislerine, büyük endüstriyel tesislerden, okyanusları dolaşan gemilere pek çok yerde ürünlerimiz kullanılıyor.

Satış ve satış sonrası hizmetleriniz hakkında bizi bilgilendirir misiniz?

Satış ekibimiz öncelikle müşterilerimizi dinliyor. Müşterinin neye ihtiyacı olduğunu anlayıp, bu doğrultuda bir çözüm sunuyoruz. Bu çözümün içinde Ar-Ge desteği, ürün, montaj ve devreye alma desteği ile satış sonrası destek de bulunuyor.

Hizmetlerimiz, satış öncesi proje desteği, ürün seçimleri ve alternatif çözümler üretmek olabiliyor. Satış sonrasında montaj ve devreye alma konusunda destek veriyoruz. Bakım ve onarım ile garanti ve servis isteklerinde de müşterimizin daima yanındayız. Ürünlerimiz dünyanın neresinde olursa olsun, birkaç gün içinde destek veriyoruz. Türkiye içinde bu süre saat mertebesinde.

ÖZKAN Makina, Ar-Ge çalışmaları kapsamında neler yapıyor?

Ar-Ge birimimiz pek çok proje takip ediyor. Bunların arasında mevcut ürün ve hizmetlerimizi geliştirmeye yönelik projeler, yeni ürün geliştirme projeleri ve üretim verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalar bulunuyor.

Ayrıca bağlı bulunduğumuz Hawle Avusturya Grubu ile takip ettiğimiz ortak projeler de var.

Ar-Ge bizim için son derece önemli bir birim. Müşteri istekleri doğrultusunda özel imalat yaptığımız için, Ar-Ge birimimize çok iş düşüyor.

Verimlilik ve sürdürülebilirlik kavramları ÖZKAN Makina için ne ifade ediyor.

İmalat yapan firmalar için şartlar her geçen gün ağırlaşıyor. Malzeme ve işçilik giderleri sürekli yükseliyor. Buna karşılık son kullanıcının beklentisi fiyatların düşmesi yönünde. Bu da üreticiyi ürünlerini daha kaliteli ancak daha ucuza üretmeye zorluyor.

Verimliliği ve üretim kapasitesini artırma üzerine çalışmalarımız ve buna bağlı bir yatırım planımız var. Amacımız daha kaliteli ürünleri daha uygun maliyetlerle kullanıcılarımıza ulaştırmak.

Tüm bu yatırımları ve değişimleri hayata geçirirken, bizi biz yapan değerlere de bağlı kalıyoruz. ÖZKAN bugün sektöründe kalitede öncü bir kuruluş. Pek çok yeniliği ülkemize ilk biz getirdik, getirmeye devam ediyoruz. Bunlar hep bizden bekleneni en iyi şekilde karşılama arzusu ile yapılan çalışmalar.

Sektörün Endüstri 4.0 kapsamındaki gelişimini değerlendirir misiniz?

Yurtdışında vana üreticileri Endüstri 4.0 kapsamında ciddi yatırımlar yapıyorlar. Merkezimiz ile beraber, biz de bu konuda çalışmalar yapıyoruz.

Ürünlerimizin yapısı ve proje bazlı çalışmamız nedeniyle seri imalat yapan firmalar kadar köklü değişimler planlayamıyoruz. Ancak pek çok prosesimizi Endüstri 4.0’a adapte etmek için çalışmalarımız devam ediyor.

Piyasadaki rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Günümüzde, en kaliteli ürün ile en düşük kaliteli ürün aynı kefeye konuyor. Sonuçta konu fiyata endeksleniyor. Bu nedenle kaliteli imalatçının ihalelerde pek bir şansı olmuyor.

Şartnamelerin kaliteli ve kalitesizi ayırt edecek hale getirilmeleri gerekiyor. Kontrol ekiplerinin kaliteli ve kalitesizi ayırt edecek derecede yetkin olmaları da bir o kadar önemli.

Ürünleri son kullanıcı tarafından beğenilmeyen, çok sık arıza yapan, hatta daha ambalajlarından çıkarılmadan kullanılmaz hale gelen üreticiler ile aynı kefede tutulduğunuz bir ortam ne yazık ki adil olmaktan çok uzak.

Kısa veya uzun vadede hayata geçirmeyi düşündüğünüz projelerinizi bizlerle paylaşır mısınız?

Kısa vadede ürün ve hizmetlerimizi iyileştirme ve geliştirme projelerimiz var. Bunlara ek olarak ürünlerimize ve sistemimize ait kalite belgeleri üzerine de projelerimiz bulunuyor. Örnek vermek gerekirse, tüm ürünlerimiz CE belgeli. Farklı ülkeler için geçerli içme suyu onaylarımız var. Bunları giderek çoğaltıyoruz.

Orta vadede üretim kapasitemizi artırmaya yönelik projelerimiz var. Bu projelerin ilk adımları 2018 ilk çeyreğinde atıldı. Plan doğrultusunda devam ediyorlar.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Su hayat demektir. ÖZKAN’da bu değerli kaynağı, en az kayıp ve minimum enerji ile insanlara ulaştıracak çözümler üretiyoruz. Amacımız gelecek nesillere daha yaşanır bir dünya bırakmak.

Bizler ülkemizin su zengini olduğu öğretisi ile büyüdük. Ancak aslında su kaynaklarımız oldukça sınırlı ve sistemdeki kayıp ve kaçaklar nedeniyle bu sınırlı kaynak gerektiği gibi kullanılamıyor.

Kaliteli ürünlerin kullanıldığı sistemlerde bu kayıpların ciddi oranda düştükleri ve işletme maliyetlerinin de azaldığı bilinen bir gerçektir. Ülkemizde bu bilincin yerleşmesi için çalışıyoruz.

Devamını Oku

Trendler